Beyazdı, bembeyazdı heryer, gözün alabildiğine tertemiz bir sayfaydı. Kaç A4 ederdi neler yazılırdı kimbilir? Derken birileri çıktı geldi, bastı geçti üzerine izini bıraktı. Kimbilir  birbirinden farklı kaç milyar kartanesi birleşip oluşturmuşlardı o güzelliği.

Her biri  diğerinden yüzlerce kez  farklı, benzemez, eşsiz kartanesi kimbilir kimbilir nereden esen sert bir rüzgarın  eşliğinde bir o yana, bir bu yana savrulurken hiçbirşeydiler tek başlarına. Yüzünüze çarptığında soğuk geldi ilk başta. Ürperdiniz bir an. Onun içindeki sevgiyi hiç düşünmediniz.

O sizin sıcağınızda eridi, belki saniyeler süren hayatını sadece bir damla gözyaşı olarak tamamlarken elinizin tersiyle sildiniz onu. Oysa o eriyebilmek için aşkın ateşinde,  yüzlerce km. yol tepti, bazen suydu sadece saf bir kaynaktan akan. Bulut oldu, havaya açıldı, mutluluk oldu uçurtmalar uçurdu yüreğinde. Bazen üşüdü gecenin ayazında, tek başına, sessiz bir köşede.

O zaman karar verdi Kartanesi olmaya. İşte o zaman dedi kendi kendine, yıllarca tek başına mutsuz olmaktansa, bir anlık aşk için kendini yakmaya, eritmeye. Sizse  onu hep su olarak, kar olarak gördünüz, oynadınız onunla, ezdiniz, kirlettiniz.  Hep farklıydı , farklı kalacaktı o.

İşte aslında hepimiz  belki kartaneleriyiz bu hayatın, belki şu anda eşinizi buldunuz,  lapa  lapa yağdınız, belki kartopu olup havalara uçtunuz. Ama unutmayın ki bir zamanlar  bir rüzgarın önünde bir o yana bir bu yana savrulan tertemiz varlıklardık. Hafızamız yoktu, kirlenmemiştik, içimizde kötülük yoktu. İşte o zamanlarda aşkı, aşkın ateşinde erimeyi öğrenmiştik yalansız dolansız. Hani derler ya, “biz büyüdük ve kirlendi dünya!” Şimdi bu yazıyı kaç kişi okur bilmiyorum ama, okuduğunuzda çevrenize bakın, yalnız mısınız hemen başka bir kartanesi bulun sarılın ona sımsıkı.

Belki bu bir çocuktur gözünde yaşı kurumamış, belki de anneniz babanız, daha önce onu sevdiğinizi bu şekilde söylemediğiniz. Ama eğer sevgilinizse, ayrı bir sarılın ona, unutmayın o eşsizdir. Diğerlerinden farklı bir kartanesidir. Onu incitmeden, gözyaşına dönmesine izin vermeden sarın onu. Hatırlayın ki, hayat bir kartanesi için bir saniye, bizim içinse yıllardır. Saçlarınıza ak düştüğünde siz de yavaş yavaş beyazlarda kaybolmaya hazırsınız demektir.

“Sevgililer Günü” nü tüm sevdiklerinizle birlikte geçirmeniz dileğiyle, hepinize merhaba!

Benzer yazılar

  • 13 Şubat 2012 -- Sevgililer günü (0)
    Yine bir sevgililer günü geldi çattı. Televizyonda, gazetelerde, internet ortamında hatta cep telefonlarımızda sevgililer gününe dair hediye reklamlarına, kampanyalarına boğulduk. Kapitalist düzend...
  • 14 Şubat 2011 -- Malumunuz bugün sevgililer günüydü (4)
    Malumunuz bugün sevgililer günüydü. Bir sevgililer gününü daha cılkını çıkartmadan çok şükür geride bıraktık. Gözlemlerim neticesinde bugün her yerde bir gün öncesine göre birbirini 14 şubata özel dah...
  • 14 Şubat 2011 -- Sevgililer Günü Manzaraları (2)
    Malum bugün Sevgililer  Günü, bir telaşa kapılmadığım gibi  çok fazla anlamlar yüklediğimde yok. Ama en temel ihtiyacımız olan  sevgiye dair kafa yorup, küçük çabalar içinde olacağım bu günün abartmad...
  • 11 Şubat 2011 -- Bize her gün sevgililer günü (0)
    14 Şubata sayılı günler kala sevgilisi olan bütün arkadaşlarımda aynı dert "sevgilime ne alsam, ne yapsam, nasıl bir organizasyon ayarlasam" şeklinde. Onları öyle can havliyle hediye alma telaşı içind...