Söyleyecek o kadar çok şeyim var ki!…
Konuştukça belki anlatırım;
Yorgunum hem bedenim hem ruhum,
Ağzımdaki otuz iki diş,
Aklımdaki birkaç düş,
Yorgunum işte!…
Yoruldum herşeyimle…
Yıkık bir gece kondu harabesini andırır içim;
Öyle sefil,
Öyle zavallı,
Öyle darmadağan…
Kolumda jilet yaraları geçmişimin isyanı kanlı potrelerini taşır.
Tırnak aralarımda sırtımdan koparabildiklerim saklı duruyor.
Kirpiklerim yosun bağladı aç karna ağlamaktan…
Neden yalnızlık en çok gece kan döküyor.
Yalnızlık ki ölüm saçan bir düş salgınıdır…
Söyleyecek o kadar çok şeyim var ki!…
Susarsam belki anlatırım;
Bomboş bir oda,
Kuru kuru eşyalar,
Oturur bir ağıt mırıldanırsın…
Ararsın kimse olmaz,
Beklersin kimse aramaz,
Bir sevdiğim vardır İLKADIMda gidemeyeceğin…
Ve neden!… hep gecenin en koyusunda ,
En ağlarım ben…
O an neye baksam dökülür kırılır,
O an neye dokunsam elinde kalır…
Nefes alsam içimi sıkıntı basar
Dışarı çıksam herşey üstüme çöker…
Kime el uzatsam bana acı sunar,
Kime sussam bana kan kusar…
Suratımdaki palyaço
Taziye evlerini kahkalarla basıp,
Bayramlarda ağlar.. ağlar… ağlar…
Söyleyecek o kadar çok şeyim var ki!…
Gidersem belki anlatırım;
İçimde bir hüzün bir korku bir karamsarlık var.
Bir tutamı koca koca okyanusları kurutur…
Şimdi anlıyorum ki siyanürdende illet bu yanlızlık denen his kirliliği …
Kaçıp gitmeliyim!
Bu şehirden bu insanlardan bu bildiklerimden,
Gidersem belki rahatlarım…
Belki İLKADIM’a,
Belki ona;
O elleri naftalin kokan mavi çoraplı kız’a…
Gidersem belki!…
Eli ayağı tutmayan o kadar çok duygunm var ki!
Sussam;
Söyleyecek o kadar çok şeyim olmaz…






Şubat 2nd, 2011 on 12:46
Yazılarımı beğendiğinize sevindim… günbegün daha iyiye gideceğime inanıyorum…çünkü gerçekten acı insanları olgunlaştırıyor… galiba en kötüsü yaşadıklarınızı yazmak … ama benimde cevap hakkım bu ..yani yazmak …sadece yazıp susmak..
Şubat 1st, 2011 on 10:40
harika dizeler..İlgiyle takip ediyorum sizi….Duyguları o kadar ustaca ifade ediyorsunuz ki.şiirin içinde buluyorum kendimi ..teşekkürler…