Kendinden vazgeçtiğin anlarda, içten içe seni saran duygular vardır. Unutma o duyguları, unutacaksan eğer seni zor duruma sokan duyguları unut! Hayatı sana zindan eden ihtiraslardan kurtulmanın tek yolu kendine ısmarladığın çocukluk hislerinde saklı olduğunu bil ve sakın çocuk deyip de umursamazlık etme kimseyi…
Her insan vurgun yemiştir sol yanından; kimi aşkından, kimi işinden, kimi nefsinden… Hayatı sadece bir şeye odaklayarak yaşamak kadar aciz bir durum olamaz. Mertebeler kişiyi yüceltmez. Sen, kendinde var olan bir değeri, karşındaki kişiye ezici üstünlük olarak kullandığın an da haksızlığın rotasını kendine doğru yöneltmiş olursun. Farkında olmadan ilk sen ezilirsin. Hiç hak-hukuk bilen biri cahilce duyguların esiri olabilir mi? Kişi kendisinde olan bir üstünlüğü toplumun doğruluğu için kullanmamışsa, siz buna ne kadar saygı gösterebilirsiniz ki…
Yalan çok süslü bir ikiyüzlülüktür. Kişinin kendisine olan samimiyetsizliğinin, saygısızlığının, sevgisizliğinin gizli yanıtıdır. Herkes en çok kendine yabancıdır. Sen kendine ne kadar iyiyim dersen de, özeleştirini yapamıyorsan çoktan kaybetmişsindir hayat sınavını. Bu saatten sonra ne olursan ol, kendin olamadıktan sonra ne anlamı var ki…
Her çağın insanı daha özel değildir aslında. Kişiyi özel yapan, yaşadığı çağa ayak uydurmakta değildir. Aldığınız lüks araba, oturduğunuz evler, pahalı giysiler birer ego üstünlüğüdür sadece… Ötesi yoktur ki. Kişinin iç dünyasını güzelleştiren olgular o kadar değişmez boyuttadır ki onu ancak tadan bilir. Çok zor değildir dürüst olmak; yalan kadar bir sonraki aşamayı düşünüp, planlar yapmayı gerektirmez. Sevgi ve saygıyı azalttırmaz. Dürüst olmak herkeste olan ama herkesin egemenliği altına girebilecek bir karakter yapısı değildir. O dünya düzeninin gelişimine öncülük eden ender unsurlardan bir tanesidir. Karşılığı iç huzurun kuvvetlenmesidir, sevginin, saygının en yakın dostudur… Siz hiç size dürüst olan birine saygısız olabildiniz mi?
Beyin uyuşturan duyguları çöpe atın artık. İlk siz yapın bunu… İlk tadı siz alın. İnsanlığa faydalı olan bir yolda öncülük etmek hangi çağda değersiz sayılabilir ki. Ya da hangi çağda ki erdemlik, diğer çağlardan daha eksik ve ürkütücüdür. Modern çağ safsataları kaç kişinin iç dünyasını güzelleştirmiş ki. Yürümekle gidilen bir yolun, arabayla ya da uçakla gidilmesi arasında ki farkın muhteşemliğini hiç önemseyeniniz kalmadı mı aranızda? Dünyamızın yaklaşık 4,5 milyarlık yıllık tarihinde hangi teknolojik cihazlar, bir insanın diğer insana olan duygu yoğunlaşmasının değişimine sebep oldu. Duyguların değişmediği, sadece sahtekârlıkların arttığı hangi çağa modern denilebilir ki…
İnsan önce kendine öğretecek sevgiyi, saygıyı, insanlığı… Sonra mı, sonra yine kendisine, sonra yine kendisine; bunu herkes ilk önce kendisine öğretecek ki modern insan safsatasına gerek kalmasın!
(sizden biri/ belki sen)






Son yorumlar