Ah bu kadın erkek ilişkileri… Nasıl da karmaşıktır öyle. Ama düşünüyorum da ilişkilerimizi karmaşık hale getiren, orasını burasını bozan, mıncıklayan bizler değil miyiz sanki? Başımıza ne geliyorsa aşırı sevmekten, kıskançlıktan, kişilik problemlerinden, özgüven eksikliğinden gelmiyor mu Allah aşkına!

İlişkilerin en civcivli olduğu laylaylom zamanlarda ne yapsanız güzelsinizdir, ne konuşsanız ağzından bal damlıyor şeklinde yorumlar biricik sevgiliniz. Onu gördüğünüzde ayaklar parmak uçlarında, topuk ise yerden en az bir karış havada pozisyonunda olursunuz genelde… Biri mi ölmüş, anneniz mi kızmış, babanız eve mi almamış, parasal sıkıntılarınız mı varmış, arkadaşınıza bir şey mi olmuş amannn kimin umrunda sal ipini rahvan gitsin modunda dolaşılır aşık olunduğunda kelebek misali etrafta.

“Ey aşk sen nelere kadirsin” diyerek yaşadığımız bu aşkın büyüsü bir tarafın borusunu öttürme çalışmalarıyla son bulur. Bir zamanlar açık kapalı fark etmez ne giyseniz size yakıştıran, yaptığınız makyaja karışmayan, konuştuğunuz kişilerin seceresini tutma gereği duymayan adam gider yerine böhöyttt, hödöttt,bıdı bıdı ve bilumum sizin içinizi kemiren sonunda sizi çır çır etmeyi başaran bir adam gelir.

Erkekler neden hayatlarındaki kadınların değişmesini ister? Anlamıyorum ki her şey süt limanken ne olur da adamın vidaları birden gevşer? Bir zamanlar “hayatım bu kırmızı elbise sana çok yakışıyor” diyen adam gider, yerine “bir daha bu elbiseyi giymeni istemiyorum. Giyme diyorum o kadar!” diyen adam gelir. Böyle bir emir cümlesi duyduğunuzda yapabileceğiniz üç şey vardır;

Birincisi; “peki hayatım, senden önemli mi bir daha giymem olur biter.” deyip susmak.
İkincisi; “şimdi mi gözüne battı bu elbise. Valla çatır çatır da giyerim ben özgür biriyim gelme üzerime…” şeklinde çemkirerek yeni çıkacak bir tartışmaya zemin hazırlamak.
Üçüncüsü ise; stratejik olmak. suyundan gitmek ama yine bildiğini okumak en önemli kural ise bildiğini okurken ona çaktırmamak.

Eğer birincisini yapıyorsanız adam çoğu zaman gider. Neden mi nasılsa sanki siz kötü bir yolda ilerliyormuşsunuz gibi sizi kendince doğru bulduğu yola soktu. E her dediğini yapan maymun gibi bir şey oldunuz onun gözünde. Giyme dedi giymediniz, yapma dedi yapmadınız, isteme dedi istemediniz… Kısacası adam ne kadar odunsa, siz de o kadar robot oldunuz, bu yüzden tebrikler.

Eğer ikincisini yapıyorsanız ve eğer ki sevgiliniz çok sert bir adama dönüştüyse siz bir söyledikçe o iki cevap verir. siz üç söylediğinizde ise o dört cevap verir. Yani ne uzarsınız, ne de kısalırsınız. Bir küser, bir barışırsınız.

Eğer ki üçüncüsünü yapıyorsanız yani yaşadığınız ilişkinin içinde; biraz strateji, biraz tatlı dil, biraz cilve biraz da naz varsa böyle bir ilişki normal şartlarda kendi halinde sürer gider.

Ha “ben kalıplara ve kurallara uymam. bana hiç belli olmaz. ben bazen sevdiğimin kölesi, bazen de ben sevdiğimin efendisi olurum” diyenlerdenseniz valla ne diyeyim tam da yerine geldiniz; Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz :)

Benzer yazılar

  • 24 Nisan 2011 -- Yol Ayrımında Aşk (7)
    Özlediğim şeyler var sana dair... Seninle bir fincan kahveyi yudum yudum paylaşmayı, elini sıkıca tutup amaçsızsa rüzgar bizi nereye savurursa orayı dolaşmayı, birlikte bol küfürlü maçlar izleyip bund...
  • 19 Nisan 2011 -- Aşk (1)
    Şu dünyadaki en önemli şey nedir? Mutlu olmak… Peki, mutlu olmak için neler gereklidir? Başarılı olmak, iyi para kazanmak, iyi bir kariyer yapmak, lüks bir araba, belki lüks bir çanta… Peki, bunların ...
  • 30 Mart 2011 -- Ne delilikler geliyor içimden (0)
    Hayat beni çekerken herşeyden, sen belkide bir fincan kahvenin kırk yıl hatırındasın şu dakikalarda. Özledim demek geliyor içimden ama inan izin vermiyor kalbin sızısı. Ne tuhafdır değil mi? Kaç kez s...
  • 25 Mart 2011 -- Yüreğim kadardı… (0)
    Hiç gitmem sanıyordun değil mi... Hep seninle kalacağımı, senden hiç vazgeçmeyeceğimi... Hatta sen ne yaparsan yap görmezden gelip sabredeceğimi düşünüyordun... Aklının ucundan bile geçmiyordu değil m...
  • 23 Mart 2011 -- Sadece gülümse… (0)
    Düşlerle düşünceler bir olmayınca, içten gelen tutarsızlıklar sahipsiz bir kalpte yerini bulunca, bedel olarak hayal kırıklığının en büyüğünü yaşıyor belki de insan... Biraz ona inat, biraz da yaşanan...
  • 02 Şubat 2011 -- Hayatımın Rengi (0)
    İçimde tutamadığım, gözlerimden taşan yaşlarda saklısın şimdi... Akan her damla göz yaşımda biraz sen varsın, biraz da ben... Bir ayrılığın senfonik vedası bu yaşadığımız... Biraz senden gidiyor hayat...