Geçtiğimiz 12 Eylül’de yapılan anayasa değişikliği oylaması sonunda, kadın ve çocuğa pozitif ayrımcılık yönünde ki çalışmalara hız verdiler güya. Bunlardan biride sözlüklere yansıyan kadını aşağılayan deyim ve atasözlerinin, Türk Dil Kurumunda kurulan heyetce taranarak, günümüz koşullarına uymayan sözleri tek tek ayıklamak  ve tarihin tozlu raflarına kaldırıp yeni sözlüklere koymamaktı.

Ayıklanan atasözleri ve deyimlerden   birkaç tanesini  yazayım önce:

-Kaşık düşmanı
-Eksik etek
-Saçı uzun, aklı kısa
-Kadın erkeğin şeytanıdır
-Avradı eri saklar, peyniri deri
-Ağustostan sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez
-Oğlan babasından öğrenir sofra dizmeyi, kız anasından öğrenir sokak sokak gezmeyi
-Avrat malı, kapı mandalı
-Gül dalından odun, beslemeden kadın olmaz
-Demir tavında, dilber çağında
-Kadını sırdaş eden, tellal aramaz
-Kadının şerri, şeytanın şerrine eşittir
-Avrattan vefa, zehirden şifa
-Kız doğuran, tez kocar

Sanki bu sözleri tarihin tozlu sayfasına kaldırmak yeterli. Yüz yılların emaneti olan bu sözlerin halen birçoğumuz için geçerliliğini koruduğunu hepimiz biliyoruz.

Son günlerde tartıştığımız konular  ne kadar yerimizde saydığımızın göstergesi değil mi?

Bunun en büyük nedeni  zorunlu nedenlerle   kentte göçen  insanlarımızın  büyük çoğunluğunun yeni yaşam koşullarına  uyum sağlayamaması bence. Dış dünyaya kapalı, eski öğretilerin ışığında kalmak kolay geliyor çünkü. Televizyonda yalnızca saatler süren dizileri izliyor, gazete okumuyor, tiyatroya, sinemaya gitmiyor, dünya ve ülkede ki gelişmeleri takip etmiyoruz. Büyük çoğunluk böyle olunca apartmanda yaşayıp, kerpiç evin örfünü, ananesini devam ettiriyoruz haliyle…

Oysa değişmek, gelişmek hayatın özünde olan şeydir. Medeni yaşam, insanları  yasalar önünde eşit görüyor ama uygulamaya gelince geleneklere ve dine dayanıp ret ediyoruz. Zaman değişti. Kadın ve erkek hayata birlikte karışıyor, çabalıyor. Hastalıklı  bir  ahlak anlayışı içinde ki erkekler kendi zayıflıklarını, kadınları suçlayarak aklıyorlar. Taciz, tecavüz gibi insanlık dışı davranışları,   dekolte giymesine, makyaj yapmasına bağlıyorlar. Bu devirde böyle bir zihniyeti görmek insanı ciddi anlamda dehşete düşürüyor. Kaldi ki kapalı kadınlarda tacize ve tecavüze uğruyor bu ülkede…

Ve kimi din adamlarının  çirkin üslupları… kadından bahsederken sanki nefret yüklüler. Saygı duymadıkları  gibi, aciz  ve  şeytana eş gördükleri o kadar belli ki… Bu nedenle, mümkünse toplumun huzuru için kapalı gezip ve evinde oturmalı diyen adına da  ilahiyatcı denen  kişiler var, hem de çok sayıda…

Devir değişti. Artık at arabasıyla gitmiyoruz işe, toprak  evlerde yaşamıyoruz, tarlamızı ekmiyoruz, soba yakmıyoruz, çamaşırı, bulaşığı elde yıkamıyoruz, yemeği ateşin üzerinde pişirmiyoruz. Okula gidip eğitim alıyoruz, gazete, televizyon  ve internetin olduğu devirdeyiz. Bilimin, sanatın, ekonominin ve sosyal hayatın çok hızlı değiştiği çağlardayız. Değişiyoruz, gelişiyoruz… Örf adet elbette bizi biz yapan değerlerdir ama günümüz koşullarına göre yeniden şekillenmelidir. Bu  geri kalmış zihniyet yüzünden ülkemizde son 7 yılda 4063 kadın tecavüz ya da namus bahanesiyle öldürüldü.

Son günlerde erkeksiz bir dünya nasıl olurdu diye düşünmeye başladım iyiden iyiye ya da mümkün olsa da erkeler bir süreliğine kadın olabilseler diye. Belki o zaman empati yapma  yetenekleri gelişirdi. Daha da diyecek sözüm yok. Nedir bu kadınların kimi erkeklerden çektiği ,gerçekten çok bıktık…

İlginizi çekebilir

  • 24 Şubat 2010 -- Yazarlar konseyi toplansın (0)
    Türkiye Cumhuriyeti Kurulduğu günden beri, birçok siyasi çatışma ve ayak oyunlarının oynandığı bir ülke olma özelliğini korumuştur. Tarih tekerrür eder, bilinen ve sakız gibi yıllarca ağzımızda evi...
  • 19 Haziran 2011 -- Arıza’nın doğurduğu mucize (4)
    Bugün okumaya başladığım, Sinem Ersever’e ait Arıza isimli kitapta dikkatimi çeken kısa bir nottu aslında; beni bunları yazmaya iten. “Hayatta her şeyin ‘nasıl’ını merak edenler mühendis, ‘ne zaman’ın...
  • 17 Ağustos 2010 -- Bitiril(emey)en ilişkiler (3)
    Hayatta bazen karşınıza bir insan çıkar, siz daha çok küçükken, daha tam olgunlaşmaya başlarken yani hayatın daha sillesini yemeden, daha o sizi türlü türlü oyunlarıyla tanıştırmadan önce yani... ...
  • 12 Temmuz 2009 -- Sigara artık bırakılmalı (0)
    19 Temmuz 2009'dan itibaren dumansız hava sahası genişliyor, "Lokantalar, kahvehaneler, kafeteryalar, birahaneler gibi işletmelerde tütün ürünlerinin tüketilmemesi ile ilgili hüküm 19 Temmuz 2009 tari...
  • 10 Temmuz 2009 -- Özrüm, Neva Akçay’a (0)
    Haberleri izledikçe, gazeteleri takip ettikçe Uygur Türklerine yapılan zulümler içimi acıtırken, farkettim ki içimde ağrıyan bir yerim daha var. Ben o ağrı yüzünden utanıyorum hatta. Özrüm, Neva Ak...
  • 31 Mart 2012 -- Elini eteğini çek bu gitmelerden (0)
    ve dedim ki; elini eteğini çek bu gitmelerden. yalnızlık var gittiğin yolların sonunda ve mutluluk; terk ettiğin sokağın hala baş ucunda. dedim ki ona; gitme sel olur akarım gözlerinden. v...