Bir sevgililer gününü de daha geride bıraktık. ”Sevgililer Günü” yine yalnız olmamı hatırlatması ufak çapta bana melankoli yaşatsa da sanırım sonunda barıştım.

Her şeye ve herkese cebimde bir cevabım olması beni giderek yalnızlaştırıyor mu yoksa? Ne yalnızlık, ne anlaşılamama artık bunlar canımı bile acıtmıyor. Garip bir şekilde kayıtsızım. Senin geleceğini düşündüğümden değil, sadece kabullenmişlik var kendimin bile anlamadığı boyutta… Gelen her neyse kabul ediyorum sadece. Sanırım bu yüzden artık güçlüyüm.

Şimdi kimisi bugün için ticaret diyor, kimisi kocaman bir senede bir gün mü seveceğiz, sevdiğimizi diyor! Haklılar ama önemli olan sadece sevdiğin kişiye bugün hediyeler almak değil ki… Bu olayın ticaret boyutu, herkes farklı yaşar, yaşatır ama önemli olan yılda öyle bir gün var ki her kimi seviyorsanız dürüstçe, utanmadan ”seni seviyorum” demeyi hatırlatıyor demekten korktuklarımıza ya da ihmal ettiklerimize…

O kişi anneniz olabilir, sevgiliniz olabilir, babanız olabilir, çok konuşma şansı bulamadığınız biri olabilir. Hiçbirimizin yarını garanti değil. Öyleyse her şeyi bir kere bırakıp hayattınızda ihmal ettiğiniz her kimler varsa ya da kimin olmasını istiyorsanız ona ”seni seviyorum” deyin. Ne olur ki bilse? Ya hiç bilmezse?

Sevgi, karşılık beklemeden sunuluyorsa birine en kötü ne olabilir ki? Sevginin en güzeli, en yücesi bunu yaşamaktır zaten. Beklentisizce, sadece olduğu gibi onu sevmek… Bunu yapabiliyorsan o zaman her gün zaten ” Sevgililer Günü”dür. Sevgilin olsa da olmasa da her gün senindir.  Çünkü sen sevginin ne olduğunu biliyorsundur.

Eğer gerçekten sevebilirsek…

İlginizi çekebilir

  • 17 Mayıs 2010 -- Yapmayın çocuklar çok ayıp 2 :) (5)
    Yandaki görselin yanına "Mesele Topu G.tünle Kurtarmak Değil Yeğen, Mesele Sene Sonunda G.tünü Kurtarmak :)" şeklinde yazıp Facebook'ta paylaşan zeki Galatasaray'lıların bu ince esprilerini hoş buluyo...
  • 25 Şubat 2010 -- Sensiz Seninle (0)
    Ben seni değil, sensizliği seviyorum. Her mevsimi sonbahar, Her saati gece gibi yaşamayı seviyorum. Ağlamaya çalışmayı, Gözyaşı dökmeden ağlamayı seviyorum. Ben seni değil, sensizliği seviyorum...
  • 03 Ekim 2010 -- Pis ağır bir acı çöktü ruhuma (72)
    Gelen telefonla ruhuma apansız yüklenen acıların tazeliğine yenik düştüm. Arabayı Boğaziçi köprüsünün hemen çıkışına park ettim. Radyoda içli şarkılar dinliyor, bir yandan eşlik ediyordum yarım yamala...
  • 25 Haziran 2010 -- Sadece bir nefes‏ (0)
    Kokun tenine hapsolmuş sanki, artık duyamıyorum. Yüzün, etrafı kaplamış bir sisin ardından bana bakıyor. Çok şey söylemek isteyip susmayı tercih eden bir halin var. O tatlı gülüşün hayal meyal aklı...
  • 16 Mayıs 2010 -- Referans (8)
    Ruhumun derilerini yüzdüm senin için. Havayla temasa bıraktım, Kavruk dudaklarımda ses yok. Derinde iniltim. Niyet ettin niyet eyledin. Sen de yeminli bir kin. Ben acılarımı referans yaptım. Sen...
  • 20 Aralık 2010 -- Bu sondu (6)
    Eve yeni gelmiştim. Moralim sıfırın altında, sinirlerim son derece laçka, kendime yabancı hallerdeydim. Sanki birisi aldığım nefesi haram ediyor gibiydi bana. Dokunsalar ağlayacak bir durumdaydım, sak...