Bu da öyle diyebileceğim aşklardan bir tanesi daha… Sırtımda ki korkular kamburlaştırmış ayaklarımı, bu yüzden sana gelemeyişlerim. Ağlatan mutluluklar ülkesine gidiyorum artık ben, kusura bakma suskunum sana, bir nehir kahkası gibi dökülse de gözyaşlarım sakın aldırma!

Sensiz nasıl bu (otuz) yaşıma kadar nasıl gelebildim hala aklım almıyor. Sanki tozlu bir saat koluma takılmışta rüzgârlara takvimler emanet edilmiş gibi… Her şey o kadar hızlı gerçekleşti ki unuttum çocukluğumun geçtiği köydeki anılarımı bile. Belki bu kadar akıl dışı sevmeseydim seni unutmazdım hiçbir şeyi…

Artık hayatımı senden önce ve senden sonra diye ayırmam gerekiyor. Dokunamamak tenine nasıl bir ızdırap anlatamam. Hani her yazar anlatmış ya kitaplarında aşk şudur budur, sorsan bana hiçbir şeydir.

Canım sıkılıyor sensiz, gözbebeklerinde kendimi göremediğimden midir bilemiyorum içim içimi kemiriyor. Ben neden çuvallıyorum böyle ve neden her çuvala hüzün, gözyaşı yüklüyorum hiç anlamış değilim. Seninleyken de sorunlarım vardı ama hiç bu kadar içinden çıkılmaz gibi gelmiyorlardı bana, belki de farkına varamıyordum. Senden sonra işte böyle çırpınışlardayım…

Ne hayallerim var artık, ne de geleceğe dair umutlarım. Hani sorsan ne yapmayı düşünüyorsun diye, bulduğum ilk hazır mezara yatıp yıldızları seyredebilirim diyebilirim mesela ve hatta bu fikre kahkahalarla gülebilirim. Biliyorum artık ismim kederle özdeşleşti. Çünkü bunun böyle olmasını zaten ben istiyorum. Dinlediğim müziklerde değişti, izlediğim filmlerde; ben, senden sonra en çok gözyaşını seviyorum. Çünkü ne zaman ağlasam, seni çok sevdiğimin ispatı gibi geliyor bana. Ben galiba sensizliği de kimseyle paylaşamayacağım!

Sensiz kendimi hiç değerli göremiyorum, görmek istemiyorum. Hani aldığım nefes bile ağrıma gidiyor. Boğabilsem kendimi bir saniye bile zaman kaybetmeden ruhumu feda edebilirim Azrail’e. Ama yapamıyorum buna inancım izin vermiyor. Ne yapsam, nereye gitsem hep sen!

Bin bir çeşit tebessümle inadına gel diyorum en vurguncu duygulara. Şimdi bağırsam, çağırsam sokaklarda adım deliye çıkar. Sevmek bugünlerde en çok delilik artık; zamanında insanlardan çektiği kadar sevdiğinden çile çekmemiştir mecnun dedemiz. O aşkın eskitemediği yüreklerden bir tanesi. Bakmayın şimdilerde helal olsun sana deyip de örnek gösterildiğine. Şimdi ben de seviyorum seni her şeyden çok, bir bilsen neler diyorlar ardımdan. İşte ben seni bir bataklıktaki yaprağın üstünde hayata tutunmaya çalışan karınca gibi sonumu hiç düşünmeyerek seviyorum…

Belki bir gün unuturum insan olduğumu, sessizce sokulurum kaderine…

(sizden biri/belki sen)

İlginizi çekebilir

  • 06 Temmuz 2009 -- 40 yaşından sonra pilot olunuyor (0)
    Öyle bir düzendi ki, herşey otomatiğe bağlı bir sistemle kurulmuştu... Önce büyüyeceksin, hem elbebek gülbebeksin, hem terbiye edileceksin. Sonra okuyup bilgileneceksin. Aşık olacaksın, hiç değilse...
  • 08 Nisan 2009 -- Sürüden ayrılanı kurt kapmıyor (0)
    Herkesin dediğinin tersini söylemek, çoğunluğun beğendiğini beğenmemek, bir film, bir albüm, bir spor olayı, siyaset, ülke gündemi, aklınıza ne gelirse, toplumun genelinin rızası ve kabulü olan konula...
  • 17 Nisan 2009 -- Ben bir eşekmişim (0)
    Bir takım hırslarla veya mecburen, amansız çalışma temposundan kendine, eğlenmeye zaman ayıramayan insanlar hakkında aşağıda değişik, bir okadar da ürkünç denklem önermesinde bulunulmuş, denklemi ince...
  • 12 Ocak 2011 -- Fizy engelliyse ufizy.com var (1)
    İnternet üzerinden müziği en basit ve hızlı şekilde dinleyebildiğimiz Fizy'nin Müyap'ın aldırdığı engelleme kararıyla erişimlez olduğunu biliyoruz. Ayrıca fizy, mashable awards‘ta en iyi müzik keşfetm...
  • 05 Ekim 2010 -- Aşktan geçmek (0)
    Her yerde seni aradım. Ufak bir ipucu bile yeterdi seni bulmam için bana. Bir köpek gibi kokladım bıraktığın izleri gecenin ayazında. Yastığımdaki ten kokundan çıktım yola. Ama her şey için artık çok ...
  • 25 Mayıs 2010 -- Sapık Şair (7)
    Birgün arkadaşım Ramazan; "oğlum tüm şiirlerinde sevişme, fahişe, ölüm geçiyor, eşe-dosta gönderemiyoruz, göndersek afaroz ederler, artık içinde bu tarz kelimeler geçen şiirleri yüz metreden tanıyıp b...