Ne zaman yağmur yağsa, birazda benim yüreğime yağar. Söylerim sık sık bilen bilir. Bugün sabah güneşli bir güne uyanmayı çok diledim ama hava yine aynı… Kapalı, kasvetli, sevinçsiz.
Bir fincan kahve yaptım oturdum salonun penceresinin önüne, sokağı seyrettim. Caddenin köşesinde çiçekci kadını gördüm. Bu soğukta büzülmüş şemsiyenin altına bekliyordu, çiçeklerini satmak için. Hemen yanında kağıt toplayan iki çocuk gördüm, çöpleri karıştıran, sıcak ekmek ve gazeteyle evlerine dönen babalar… Kedi ve köpekler ise umutsuzca dolanıyordu boğazlarından bir lokma geçmesi için.
Oysa cemre düştü yakın zamanda, baharı müjdeledi bize. Toprak uyanmaya başladı uykusundan, doğum sancıları çekmekte. Nereye düştü farkına varamıyorsun burada. Asfalt yollardan toprak kokusu gelmiyor ki…
Ve, aslında ağrıma gidiyor doğayla kucaklaşmak için arabaya atlayıp kilometrelerce yol gitmek. Hayat telaşı bizden hayatımızı çalıyor gibi geliyor bana. Kim kendini tam anlamıyla mutlu hisseder ki bu kentte. Vaktin öğlen olduğu saatler oturmuş sokağı seyrediyorum. Taş, duvar, asfalt yolların ötesinden Kadıköy açıklarından deniz görünüyor gözlerime yarım yamalak.
Emeklilik düşlerim geçiyor aklımdan, belli belirsiz bir neşe kaplıyor yüreğimi. Ege de yaşadığımı, küçük bir teknemin olduğunu, yazdığımı, resim yaptığımı, hayvanlarımı, eşi dostu düşünüyorum… Ne kadar ömrüm var bilmiyorum ama, bu hayallere sarılmak iyi geliyor bana.
Şimdi atlayıp arabaya Şile sahiline gideceğim. Öyle güzel ki uzun sahilinde yürümek, denizin kokusunu ciğerlerime çekmek, rüzgarı saçlarımda hissetmek, martıları izlemek… Ve denizin maviliğinde bir iki saat kaybolmak. Sonrasında iskele meydanında salaş bir çay bahçesinde, demli bir çayın sıcaklığında ısıtacağım üşüyen ellerimi.
Yani yaşadığımı hissetmeye, birkaç saati kendim için geçirmeye gidiyorum.
Herkese iyi pazarlar…






Mart 2nd, 2011 on 11:50
Çok iyi yapmışsın canım… İnsan biraz da kendine vakit ayırmak istiyor… İlerde hayallerine kavuşmanı dilerim..
Sevgiyle kal…
Şubat 28th, 2011 on 12:31
Değerli Arkadaşım,yazını okudum…Türkiye de ve yurt dışında sürekli metropol hayatı yaşamış bir insan olarak, duygularını çok iyi anladım. Ben de aynı şeyleri düşünürdüm bir zamanlar.
Emekli olduktan sonra, şimdi Senin hayalini kurduğun bir yaşam tarzına kavuştum. Çok şanslıyım bu bakımdan ve sürekli şükrediyorum.
Ege’nin harikulade bir kasabasında yaşamımı sürdürüyorum. Bunun ne büyük nimet olduğunu anlayabilmek için, metropol hayatını yeterince yaşamış, görevlerini yerine getirmiş ve de eleğini duvara asmış olmak; kısacası DOYMUŞ olmak gerekir…
Biliyormusun, en güzeli de arada bir metropole misafir ya da turist olarak kısa süreli ziyarette bulunmak…
Sağlıcakla kal ve hayallerinden asla vazgeçme !
Şubat 27th, 2011 on 17:45
sibel cim ne güzel yazmışsın. ne güzel yaşatmışsın. teşekkürler canım.