Bazen kaderine karışmış tesadüf gibi birisi çıkar karşına. Onu gördüğün gibi “İşte bu!” dersin. Mutluluk, heyecan, coşku, utangaçlık, kalp çarpıntısı, istemsiz gülüşler, yersiz kıskançlıklar hepsi gelir bir bir hayatındaki yerini alır.
İçindeki dinginliğe inat bütün hislerin birden ayaklanır… Ne olduğunu şaşırır, kendini tanıyamazsın. Bu zamana kadar beklediğin kişiyi bulduğunu zannedersin. Ama gel gör ki içinde bulunduğun durum toz pembeymiş gibi dursa da hislerin zaman içerisinde aynı tepkiyi vermez sana. Karşına çıkan bu gizemli kişiyle ilgili kurduğun hayaller ne kadar büyükse, yaşayacağın hayal kırıklığı da o kadar devasallaşır…
Bir bakıştan, bir gülüşten ya da bir çift tatlı sözden etkilenen sen, bu aşkı yaşamaya başladığın anda uzaktan davulun sesi hoş gelir misali kaçmak istersin. Çünkü hayatına dahil ettiğin bu adam hiç karşıdan görüldüğü gibi değildir. Kıskançlık, aşırı sahiplenme ve “gadınımsın gadınım” nidaları etrafını sarmışken; en kibar, en doğru düzgün hallerini gördüğün bu adamın aslında kendisinin de kabul ettiği gibi odunun teki olduğunu anlarsın.
Değişmek yerine “ben böyleyim beni böyle kabul et” deyip işin içinden sıyrılmaya çalışan bu adama karşılık en mağdur hallerinle köşeye sıkışmış gibi hisseden sen “bu kadar zamandır emek verdim, zaman harcadım onun için. Düzeltebilirim, değiştirebilirim ya da onu kusurlarıyla sevebilirim” dersin. Ama maalesef sabrın olsa bile artık tahammülün kalmamıştır denge sorunu yaşayan odunla kütük arası gidip gelen bu adama karşı.
Velhasıl olmadı, olamadı, olamayordu misali daha en başından bu adam için sıktığın kemerleri birden gevşetir içine kaçan gazı bu adamla birlikte dışarıya doğru atıverirsin… Hayatına kaldığın yerden devam eder mümkün mertebe onu bir daha görmek istemezsin. Yani buradan çıkarılacak ders neymiş; her karşılaştığın kişi senin kaderin değilmiş. Diğer bir deyişle; birisini sevmen için hisler yetmezmiş, hissettiğin duygusal yoğunluğun yanında anlaşmak ve uyumlu olmak da önemliymiş… Kısacası aşk önüne çıkan her tesadüfü sevmezmiş…






Mart 10th, 2011 on 20:07
estafurullah siz böle içten ve samimi yazdıkça elbette ellerine sağlık
Mart 10th, 2011 on 15:45
çok yorum yazıyorum yazsammı acaba bilemedim sustum…
ellerine sağlık harika
Mart 10th, 2011 on 18:48
Çok teşekkür ederim yorumunuz için. yine yazımı yorumunuzla süslemişsiniz.