İzbe duvarlarım çatladı sana esaretinden,
duvarlarımı kış güneşiyle sıvayıp,
düşlerimi çığ altında,
öl dür me…
Sukutumuz, kar beyazına gömülsede
ben gölgende varolanım… iç sorgularında,
varlığını varlığıma armağan et.
Yok sayma… üstünü çizme…

Avuçlarının her biten çizgisine,
köprüler inşa ederek, uzat…
Benimle…
Eline kuvvet;
Allah’a sığındığın noktalarda,
birleştir adımı,
Affettir… tüm,
yan lız lık la rı mı zı…

Kaos bu yaşanılanlar,
kudüs kadar kutsal,
yasak…
Anlamsız bu savaş.
Dünya anlamadı bu kuşatılmışlığı…
a n l a t ma ya… kalkma.

Gerçeklerin, sorgulanamadığı,
bir gecenin koynunda.
Do ya sı ya…
Sevişeceğiz seninle…
Belki aşk şarkılarının,
es vuruşuna denk gelen
suskunluklarında.
Bir şiirinin sukut veren
yanlızlığında…

Belki rötar yapıp gidilemeyen,
gar tuvaletlerinin izbe,
yaşanmışlıklarında…
Belki yüzünün güneş tutmayan, gölgeli,
re zil li ğin de…
Belki kaçışın topuktan baldıra vuran,
in le me le rin de…
Adının değmediği, bakire dudaklarımın çatlatan,
iz le rin de…

Meryem’in dokunulmayan kutsal rahminin,
fotokopisi olan rahim,
i ki zim de…
Dünyada var olamayan,
bebeklerin kutsal ölüm kırmızısı,
şer bet le rin de…
Belki boynunda atan şahınla,
hayattan çaldığımız son…
Ne fes te…

Tanınmış oyuncuların,
oyun bitiminde, sahneyi terkeden,
hüz nün de…
Damarlarından, beni aldığın her yudumun
ü ze rin de…
Bir timsahın,
kurnaz sakin avını yok eden
ti tiz li ğinde…

Delice…
inlete inlete…
Bir keman yayının gerildiği son perdede,
kılıfısız…
Yar gı sız…
Mazeretsiz…
Güneşin tüm evreni kucaklayan,
ana sı cak lı ğın da…

Evrenselsel çokgenlere,
mat paralellikteki, iki bedenle…
Allahına kadar…
i man sız…
Cehennem ateşine, ruhumuzu kurban edip,
yaşama teşebbüsümüzü,
bir meleğe vadedip,
adım adım…
Anlamları sorgulamadan…
Kay gı sız…

Bir ağustos sıcağında tit re ye rek…
Ahtapotun bakire kollarıyla
his se de rek…
içimiz içimize geçe geçe,
Atlasların yazılı belgelere geçemeyen, sesizlikteki…
Keş fiy le…
Keşfedeceğiz bedenlerimizi…
Çıplak bir şiirde…

Cennetten gelen kutsal sıcacık… bir
öpücükle dolanacağım,
dudaklarına…
Doyasıya… dokunacağım…
u tan ma dan…
hissetmeyen beni,
his se de me miş… erkekliğine.

Bu düşte,
kendini geri çekip,
kadınlığımı, piç etme…

İlginizi çekebilir

  • 21 Ağustos 2010 -- İkibininci yazı teşekkürnamesi (16)
    Okuduğunuz yazıdan önce baygri.com'a ikibininci yazıyı yükledim. İkibininci yazı sonrasında şurada detayını yazdığım olayı gerçekleştirmek için oturduğum mahallenin çocuklarından Kaan'a kura çektir...
  • 07 Mayıs 2011 -- Pis bir komedi bu (2)
    Kelimelerim dilsiz benim suskunluğum huzur, dinginliğin zirvesinde otuzlu yaşların başında. Yaşanmışlıklar, hayatla alıp veremediğim her şey nefret uyandırıyor bünyemde. Herkesten önce kendimi sorgula...
  • 16 Ocak 2010 -- Yanık Şiir (2)
    Yazılan her şiir hüzünler biriktiriyor kendi içinde. Her ne kadar mutluluk yazılmaya çalışılsa bile, okuyanı neşelendirmeye şiirin kimyası İzin vermiyor. Hamurunda var hüzün şiirin. Mesela acı bir ...
  • 21 Nisan 2009 -- En rafine sevgidir annenin evladına beslediği (2)
    Anneler günü ile ilgili bir yazı yazmak için araştırmalar yaptım, rivayet... tahmin ve benzeri yazıların olduğu bir çok şey okudum, okuduklarımı kendime göre özetledim bu özetlemenin sonucunu aşağıda ...
  • 17 Nisan 2012 -- Facia festivalleri (0)
    yasal takipler, vergi dairleri, icra daireleri, uçan daireler, sıçan daireler, yalakalıklar, kokuşmuş sistem, kokuşmuş ilişkiler, jiletler, tuzlar, kesici ve delici aletler birliği, diyaframından öptü...
  • 24 Eylül 2010 -- Erkeksiz Dünya (8)
    Sizin hayal gücünüz kuvvetli mi, benimki evet. Mesela bir sabah uyanmışım, bir bakıyorum etrafta hiçbir erkek yok, babam, ağabeyim, arkadaşlarım kimse yok ve üstelik bu durum sadece bana özgü değil ye...