Seni unutmak için gelmedim bu dünyaya. Olmazsa olmazlara uğrarım bir süre ne yapalım, çokta üstüne gitmem artık hiçbir şeyin. Bu devirde ki ilişkileri şerbet niyetine içmesini de öğrendim, öğrettiler sağ olsunlar. Sevmiyorsa yolcu etmesini bilirim; sevmiyorsam yolcu olurum, ama kimseye boyun eğmem artık!

En zor anımda sevmiştim seni, aslında tutunmak istemiştim sevgi dolu bir yüreğe. Bir bebeğin şefkatini kıskanacak kadardım. Mutsuzdum. Seni ilk tanıdığımda çaresizdim. Kısacası yuvarlanıyordum işte! Hiç kolay olmadı seni sevmek. Zordu. Düşününce bilmediğin bir ülkeyi keşfetmek gibiydi. Ama yine de güzeldi. Sevmeyi öğrendim, birazcıkta sevildim… Hani o birazcık sevgi bile yetti bana. İçimde hiç unutamayacağım bir heyecan bıraktın. Bir süre daha giderim ben böyle, sonra hangi taşa takılır kendime gelirim bilemiyorum. Şimdilik kolay olmasa da hala döneceğine inanıyorum. Galiba batıl inançlar en çok ayrılıkta işe yarıyor…

Bilirsin beni, tüm duyguları içinde yaşayan bir adamım. Söylenmesi gerekenleri söyleyemeyenlerdenim. Çoğuna göre korkağım. Ama asla bırakmam kimseleri öyle yalnız başına, olacaksam hep en zor durumda olmasını bilirim. Çünkü yalnızlığı idare edenlerdenim. Adım, kötüyü yok edene çıkmışsa, bu iyiye, güzele olan inancımın herkesten daha fazla olduğundandır. Dedim ya içimde yaşarım sevgimi. Çünkü dışarısı acımasızdır, hep kaybettirir… Ki sevmek dille söylenen bir duygu olsaydı, her ayrılıktan sonra hiç kalp bu kadar acır mıydı? Ben dile kanmayacak kadar, kalbimi ona emanet etmeyecek kadar yeterince kandırıldım sevgili, hadi var git yoluna…

Dedim ya içimde yaşarım sevgimi ama artık içimi ne kadar acıtsa da yokluğun, terk ediyorum seni… Üzüleceğini, umursayacağını hiç sanmıyorum. Bu yüzden içim biraz daha rahat. Ben asıl ihaneti kendime yapıyorum, her defasında yanlış kişiyi bulup kör kuyudan çıkartıyorum. Sevgimle, insanlığımla süsleyip başka birine devrediyorum… Korkarım ben,  hayata hep kaybederek devam ediyorum.

İnce kıyımlar içerisinde gecemi gündüze bırakıyorum. Saatler, takvimler artık umurumda değil. Zamana dargınım… “merhaba, çok iyisin, canımsın sonra yolun açık olsun” kadar benim içimdeki aşk yolculukları. Kısa bile sayılmaz aslında. Ne zaman başladı ne zaman bitti, acaba gerçekten bitti mi anlamadan gitti işte!

Bu mektup burada bitsin artık, gözpınarlarım taşmadan, daha fazla haddimi aşmadan ölsem yeridir… Yolun açık olsun kadınım!

İlginizi çekebilir

  • 02 Ocak 2011 -- Karanlığı kovalamışız (4)
    Acılarla öylesine, bilmeden, tesadüfen rastlamışız. Bir gecenin sisinde kanat çırpmışız. Şimşekler çakarken biz yüreğimizi bilmeden, istemeden parçalamışız. Bir umutsuzluğun pençesinde asılı kalmış...
  • 22 Haziran 2009 -- Dövme (tattoo) yaptırırken dikkat edilecek detaylar (0)
    Belçika'da meydana gelen dövme (tattoo) skandalına şu yazımda değinmiştim, o olaydaki gelişmeleri daha sonra yazarım, bu yazımda dövme yaptırmayı ciddi şekilde düşünen biri olarak duyumlarımı ve yaptı...
  • 04 Mayıs 2009 -- Sosyal mesajı bol yaşanmış bir diyalog… (1)
    Yağmurlu bir İstanbul gecesi işten çıktım eve geliyorum, eniştem aradı; seni alalım bi şeyler içelim dedi...olur dedim. Beylerbeyi' nde denize 5 metre mesafede bir cafeye gittik, yağmur ve denizin ...
  • 19 Eylül 2010 -- Ölen İlişkiler (6)
    İlişkilerin bitme sebepleriyle ilgili yapılan araştırmada aşağıdaki sebepler biten ilişkinin failleri olarak mimlenmiş. Aşırı beklenti, Korku, Yalan, Eski ilişkiler, Belirsizlik, Ailevi proble...
  • 16 Ocak 2010 -- Avucunuzu açmayı denediniz mi? (0)
    Asya'da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır. Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve ...
  • 23 Ağustos 2010 -- Yine en güçlü silahım kalemim (0)
    Ben hep yazarak anlatırım düşüncelerimi, bir başlarım yazmaya bakmışsın ki cümleler birbirini kovalıyor, benden önce noktayı koyuyor. Bir şey görmeyeyim, aman bana bir laf edilmesin, hemen başlıyorum ...