Pek aziz Bay Gri.com dostları, bu yazımda sizlere iki nokta yan yanadan bahsedeceğim. İlk yazmaya başladığım dönemlerde; “cümle büyük harfle başlar noktayla biter, nefes alma ihtiyacı duyduğun aralarada virgül koyarsın” şeklinde oldukça yetersiz noktalama işaretleri ve dil bilgim vardı. Hala dil bilgisi kurallarına bünyemin dehşet derecede dil dostu
olmasına rağmen hakim değilim.
Bazen Edebiyat konusunda canavar, Türkçe konusunda duble canavar ve acayip bilgili insanlar yazdıkları yorumlarla Türkçeyi katlettiğimizi, zır cahil olduğumuzu söylüyorlar. Haklılar. Olabildiğince dikkat etmeye çalışıyoruz. Asıl amacımız insanları yazmaya teşfik etmek, ve zamanla da hatasız yazılara ulaşmak… Ama bu hoşgörüsüzlüğünü hunharca yazıya döken dil bilgisi ve noktalama işareti ehillerine; “kardeşim! suskun insanlar topluluğu olmaktansa yazıyor olmak, yazmak için çaba sarfetmek, bir başlangıç değil midir? ılımlı söylemlerde bulunup, yazma heveslisi insanların şevkini kırmamak daha hoş değil midir? Türkiye’de herkes Türkçe öğretmeni mi? veya bu mecrada Türkçe sınavında mıyız?” diye sormuyorum, zira onlar daha iyi ve katledilmemiş bir Türkçe için savaş veren ve eminim ki her gördükleri hatayı mutlaka bildiren güzel insanlardır.
Neyse neyse biz iki nokta yan yanamıza dönelim, efendim kendi günahımı almayayım ama, muhtemelen blogun ilk yayımda olduğu dönemlerde benimde yazdıklarımda kullanmış olabileceğim ve zamanla bana itici gelen, ne zaman görsem tüylerimi diken diken eden bu iki nokta yan yanalar, aslında Türk Dil Kurumuna göre Türkçemizde yokmuş.
Ama ne hikmetse, bazı baba köşe yazarları bu iki nokta yan yanayı çok sık kullanıyorlar, hal böyle oluncada çelişkiye düşüyoruz. Şahsen ben blog için gönderilen tüm yazılarda gördüğüm iki noktaları üç noktaya çevirip yayımlamaya acayip gayret ediyorum.
Şimdi dostlar, biz Türk Dil Kurmuna inanıyor ve iki nokta yan yanayı hayatımızdan çıkarıyoruz ama kullananlar “İki nokta yan yana; cümle sonlarında düşünmeyi, ihtimalleri okuyucuya bırakmak için kullanılır.” diyorlar ve dil bilgisi-noktalama işaretleri konusunda yayınlanmış birkaç kitabı kaynak gösteriyorlar.
Ama TDK’ya (Türk Dil Kurumu) göre iki nokta yan yana hiç yok TDK’ya göre Üç Nokta var ve bakın bu üç nokta ( … ) için TDK ne diyor.
1. Tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur:
Ne çare ki çirkinliği hemencecik ve herkes tarafından görülüveriyordu da, bu yanı… (Tarık Buğra)
2. Kaba sayıldığı için veya bir başka sebepten ötürü açıklanmak istenmeyen kelime ve bölümlerin yerine konur:
Kılavuzu karga olanın burnu b…tan çıkmaz.
Arabacı B…’a yaklaştığını söylüyor, ikide bir fırsat bularak arabanın içine doğru başını çeviriyordu.
(Ahmet Hamdi Tanpınar)
3. Alıntılarda; başta, ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümle rin yerine konur:
… derken şehrin öte başından boğuk boğuk sesler gelmeye başladı… (Tarık Buğra)
4. Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayal dünyasına bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak için konur:
Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz! (Faruk Nafiz Çamlıbel)
Binaenaleyh, biz her vasıtadan, yalnız ve ancak, bir noktainazardan istifade ederiz. O noktainazar şudur: Türk milletini, medeni cihanda, layık olduğu mevkiye isat etmek ve Türk cumhuriyetini sarsılmaz temelleri üzerinde, her gün, daha ziyade takviye etmek… (Mustafa Kemal Atatürk)
5. Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur:
Gölgeler yaklaştılar. Bir adım kalınca onu kıyafetinden tanıdılar:
— Koca Ali… Koca Ali, be!.. (Ömer Seyfettin)
6. Karşılıklı konuşmalarda, yeterli olmayan, eksik bırakılan cevap larda kullanılır:
— Yabancı yok!
— Kimsin?
— Ali…
— Hangi Ali?
— …
— Sen misin, Ali usta?
— Benim!..
— Ne arıyorsun bu vakit buralarda?
— Hiç…
— Nasıl hiç? Suya çekicini mi düşürdün yoksa !..
— !.. (Ömer Seyfettin)
Uyarı: Üç nokta yerine iki veya daha çok nokta kullanılmaz.
Ayrıca “Yayımlamak-yayınlamak, resim-fotoğraf” sorunsalı ve çözümü ile ilgili yazımı burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Ve ve şu an aklıma gelen “İki noktanın bile yan yana olmasının sorun olduğu edebiyatta, biz hiç yazılmamışız çok mu ey sevgili?” gibi olabildiğince devrik, öznesinin yüklemini sırtından bıcakladığı, satır aralarının yalancı şahit olduğu bir cümle kuruyor, selam ediyorum…






Haziran 9th, 2011 on 16:45
“taraf olamayıştır iki nokta;
iki nokta, bertaraf oluştur..”
Mart 26th, 2011 on 13:07
Patron,
iki nokta yanyana olmuyorsa, iki cambaz da bir ipte oynayamiyor gibi bir durum bu desenize
Turkce konusunda acayip bilgili, hayat konusunda duble tecrubeli insanlara kulak vermek gerek demek ki- yada- insan bildigini okumaktan vazgecmemeli gibi geldi bana, yaziyi okuyunca…
Ve ayrica, siz Asli Ozden’i, ben de sizinle didismeyi ozlemisim