Babamın elinden tutup kendi doğumuma geç kaldığım, doğar doğmaz içkiyi bırakıp sigaraya başladığım, sabah kahvaltısında sucuklu yumurta yiyebilmenin ziyafet sayıldığı günlerdi.

Mahallede milyonlarca yağmur damlası arkadaşım vardı. Her ağlamaklı halimde yanımdaydılar ya da ben o ağlamaklı hallerimi onların misafirliğine denk getirirdim. İşte o günden sonra ağladığımı kimse görmedi. Hep; “içine ağlayan adam” olarak tahmin edildim.

Otuz sekizinci  doğum günümde kırk sekizinci  yaşımı kutlamam bundandır.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Hatırlar mısın? altımızdan Prag uçağının geçtiği, fonda İstanbul gözlü kadın şarkısının çaldığı o gün sana; “kendime öz müyüm ki sana üvey kalayım sevgili… ikimiz de hasret avlusuna bırakılmadık mı?” diye sormuştum.

Susmuştun…

Şimdi tekrar soruyorum; “İkimiz de hasret avlusuna bırakılmadık mı sevgili… kendime öz müyüm ki sana üvey kalayım…”

Yine sus…

Üveyliğim doğuştan değil sevgili, narkozu bol bir gecede ölü bir ruhun bedeni bedenime monte edilmiş ve ben ruhumu o gece;

Bilinçaltı serzenişlerine,
Sakıncalı şiirlere,
Kafiyesiz duygulara,
Ve dünsüz adamın bugünlerine çaldırmışım…

İlginizi çekebilir

  • 12 Ocak 2010 -- Oysa ve şimdi (2)
    Oysa, hep beni başkalarından ayıran ayazlar içindeydim. Üşümezdim. Çeliktendim. Umarsız, pervasız, çekincesizdim. Avazdı sesim. Sus bilmezdim. Sığamazdım ele avuca, diktim. Dediğim dediktim.   Şimdi...
  • 28 Mayıs 2011 -- Suçları “boşanalım” demek mi? (0)
    Her gün aynı konu. Ne zaman bitecek bu cinayetler ve gözyaşı; aklım almıyor. Neden insanlar bu kadar tahammülsüzler, hazmedemiyorlar boşanmayı? Acaba hayatta yalnız kalmaktan mı korkuyorlar yoksa başk...
  • 03 Ağustos 2011 -- Hayırlı ramazanlar (3)
    Çok şükür bu yılda ramazan ayına ulaşabildik. Benim bir ninem vardı ''Seneye çıkan canlar övünsün'' derdi. Her yıl ramazan ayı geldiğinde aklıma gelir o sözü... Bu ay; Çok kıymetlidir. Ama, eski ta...
  • 25 Kasım 2010 -- İpini kopartan uçurtma (5)
    Söyle bana aklımdan geçtiğin, kalbimi yokladığın her gün senden nasıl vazgeçebilirim? Nasıl yokmuşsun gibi davranabilirim? Artık sevmeye halim kalmadığı gibi, unutmaya da gücüm yok seni... Fotoğraflar...
  • 21 Mart 2011 -- Kalpten Düşme (2)
    Sen uyurdun ben ikinci el geceler toplardım gri kaldırımlardan yara olurdun alkole bulanmış gecelerde mısra mısra seni kanardım... hangi hayal kırığıyla kesip hangi şiire hangi kafiyeyle döktüy...
  • 24 Ekim 2010 -- Yığılıversem toprağa (1)
    İçmek unutmak mıdır sence Hayır daha çok hatırlamaktır Daha çok kahrolmak Seni özledim unutmak Seni özledim Unutup hatırlamamak Unutmak hatırlamak mıdır Hayır daha çok hatırlamak Daha çok ...