Her zaman derler iyi bir haber dikkat çekmeli, karşıdan bakıldığında diğer manşetlerin yanında fark yaratmalıdır diye. Hani duymuşsunuzdur; adamı köpek ısırdı yerine, adam köpeği ısırdı hesabı. E vallahi kim demişse boşuna dememiş bunca lafı. Bu gece haber manşetlerine göz atıyordum ki o da nesi dedim kendi kendime.

“silikonları yılanı öldürdü” başlığı altındaki haber bir ton haberin içerisinde dikkatimi çekmeyi başardı. Olay ise şöyle gelişiyor; İsrailli manken bir fotoğraf çekiminde kullanılmak üzere satın alınan yılanı eline alıp erotik pozlar vermeye başlamış. İşte tam da bu sırada yılan, İsrailli mankeni özene bezene yaptırdığı silikonlu göğüslerinden “ham” diye ısırıvermiş.

Haberi okurken ilk önce talihsiz manken için “vah vah kötü olmuş” dedim, ardından ise “e yılan neden ölmüş ki şimdi?” diye sordum kendime.

Meğerse silikonlu göğüsler mankeni korurken, zavallı yılanı zehirlemiş :) Anlayacağınız “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” cümlesinin yerini “yaklaşanı yakarım” almış. Ona göre beyler silikonlu memelerden uzak durun, mazallah zehirlenirsiniz. Çok tehlikeli şeyler bunlar :)

İlginizi çekebilir

  • 08 Aralık 2010 -- Mesaj kaygısının hikâyenin önüne geçtiği bir film: New York’ta Beş Minare (7)
    Büyük bir reklam ve tanıtım kampanyasından sonra gösterime giren” New York’ta Beş Minare “ filmini yeni izleme fırsatım oldu. Maliyetinin fazla olması, film üzerine çok konuşulması insanı ister isteme...
  • 17 Temmuz 2010 -- Bu oyunun ebesi benim (1)
    dört nala rüzgarı yaran gümüş kısrakların sırtındayım, her şahlanışlarında geride bıraktıklarımı küfürle anıyor, yanımda olanlarla gidilebilecek yolları ve şansımı deniyorum. hayat beni en uzağa ...
  • 15 Aralık 2010 -- Git (6)
    Gökyüzündeki o gri siyah bulutların bir araya gelişinin, o günün akşamına doğru kendileriyle beraber seni de alıp gideceğini hesap edememişim. Götürdüler; günü de, seni de! Bir koca şehir beyazlar ...
  • 08 Eylül 2010 -- Aklıma gittim dönücem (5)
    Aklımızın ayrılık arifelerini beklerken bizler artık o eski bizlerden çok uzaklara taşınmıştık. Yeni karakterlerimiz de bi uzaklar çoğunlukla kimsecikler kapanık kendimizle haşır neşir olmuştuk. Ke...
  • 10 Kasım 2010 -- Kara ilkbahar-2 (Öykü) (0)
    Kadir’in Cebbar ile arasında geçen konuşmadan canı sıkılmıştı. Dalgın dalgın tarlalarına doğru gittiler. Başka zaman yolda giderken sağa sola göz atar gördüğüne selam verirdi. Bu bir adetti. Selam ver...
  • 17 Şubat 2011 -- Kadın olmak suç sanki (6)
    Ülkemizde yaşanan şeyler öyle can sıkıcı ki. En son Konya'da Selçuk Üniversitesinden İlahiyatcı Prf.Orhan Çeker'in  ağzından dökülen inciler gündemi meşgul ediyor. Tartışılan konu çocuklara ve kadı...