Sokaktan çevirseniz birini “Allah aşkına 75 milyonluk ülkeyiz bana 100 şair, 100 ressam sayabilir misin?” diye sorsanız kaç kişi sayabilir…
Çok zor, çünkü biz değer bilmeyen, çabuk unutan bir toplumuz. Bugün 3 Mart 2011, büyük usta Yusuf Hayaloğlu’nu 2 sene önce bugün 3 Mart 2009′da kaybetmiştik. Saygıyla anıyoruz.
Öldükten sonra da bir yerlerde şiirlerin okunuyorsa, şarkıların dinleniyorsa işte buna ölümsüzlük denir.
Ay doğarken bir söğüdün ardından
Göl yüzünde sisli bir esinti ile
Akşamın göğsüne hüzün serperek
Ve Yağmurdan geceye çiçekli perdeler çekerek
Beni düşün, Beni düşün, Unutma
En umarsız en umutsuz günümde
Bağrına bir yumruk çökeldiğinde
Ve dağların mazlum ateşi
O güzelim saçlarına cayır cayır yanıp ulaştığında
Beni düşün, Beni düşün, Unutma
Beni düşün bir kavganın içinde
Helal bir ekemeğin peşinde
Ve kurtlardan arta kalmış yüreğimin
Can çekişen o son parçasınıda, sana sakladığımı bil
Bil ki haykırırcasına bu esir gövdemi yakarcasına
Kavuşmak için o serin bağrına
Ateşten bir yol arıyorum
Kar yağarken mor dağların ucundan
Sol yerinde sessiz bir inilti ile
Yastığın yüzüne yaşlar dökerek
Ve Akşamdan gizlice bir ah çekerek
Beni düşün, Beni düşün, Unutma
Kan kızılı bir gelincik seherinde
Sırtıma kahbe bir hançer indiğinde
Ve bu gencecik ve bu hemencecik ölüm
Çığırtken bir gazete başlığında
Çığlık Çığlık sana kavuştuğunda
Beni düşün, Beni düşün, Unutma
Beni düşün şehre her yağmur yağdığında
Islak ve kırılgan bir türkünün içinde
Göğsünden dudaklarına, doğru sancılı bir isyan kabardığında
Bastırarak kalbini avuçlarınla
Sesini okşadığımı bil
Bil ki yalvarırcasına, uzayan yollara dağılırcasına
Sonsuz bir mahşerin ortasında
Bir zemzem suyu gibi seni seni özlüyorum
Yusuf Hayaloğlu’na saygıyla…






Mart 3rd, 2011 on 17:31
Müthişti, teşekkürler.Sevdiğim bir isimdir.Gerçekten sanatçılarımız mazlum, santçılarımız sessiz. Vede öyle sessizce çekip gidiyorlar hayattan. Bıraktıklarının tutuşturduğu alev unutturmuyor ahenglerini. Yusuf Hayaloğlu’na gönülden sevgiler, saygılar ve Allah’tan rahmet diliyorum.