Toplum içinde yaşayıp kendi yolunu izlemek… Her taraftan bir ses çıkarken o sesleri bastırıp, kendi sesini duymak  ve yolda yürüme cesareti göstermek… Kim ne söylerse söylesin kalbinin attığın yolda yürümekten vazgeçmemek… O yolda hangi masalsı canavarlar çıkarsa çıksın inatla kendi ışığına doğru yürümek…

Pek kolay gözükmüyor değil mi? Toplum dediğimiz olgu çoğu zaman kendimizi bile unutturuyor. Çoğumuz yaşayıp gidiyoruz. Geçen bir arkadaşım, işi yüzünden o kadar yakınıyordu ki en sonunda ne istiyorsun, neyi yapmaktan zevk alıyorsun diye sormak zorunda kaldım. Cevabı maalesef bilmiyordu ama sorun şuydu ki bildiğini sanıyordu. Bana yeni  başlayacağı işin onun için gelecek vaat ettiğini söylüyordu. Peki istediğin bu mu diye sorumu yenilediğimde kim istemez ki kurumsal bir yerde çalışmak dedi. Sustum, ben ne söylersem söyleyim biliyordum ki onun toplumun ona taktırdığı gözlüğü çıkartamazdım. Önce onu taktığının farkına varması lazımdı.

Kendimi bildim bileli önemli olanın yapmaktan zevk aldığın bir işe sahip olmak olduğunu savundum. Bu yüzden belki de çoğu zaman anlaşılamadım ama en azından düşündüklerimi birileri ne der, ne düşünür diye korkmadan söyleyebiliyorum. Ya siz?

Önemli olan kendine dürüst olmak…Kendini tanımak ve kendinin bütün seçimlerinle olduğun gibi kabul etmek…Hayatta birilerin yanlış dediği ne yaptıysam hepsi benim yanlışım. Hepsini ben seçtim. Kendi seçtiğim hayatı yaşadım, yaşıyorum. Birilerinin yanlış dediği, benim gözyaşı döktüğüm yaşanmışlıklara ben şükür ediyorum. Çünkü şu an kendimi ne kadar tanıyorsam hepsi o gözyaşlarının sayesinde…

Tünelin sonunda ışık her zaman vardır ama yeter ki yol gerçekten sizin yolunuz olsun. Yüreğinizle kurduğunuz ”bu benim yolum” dediğiniz  bir yolunuz olsun.

İlginizi çekebilir

  • 17 Ekim 2009 -- Cenazemi onun evinin önünden geçirmeyin (0)
    Beyaz Show'da Babutsa, Hadise, Rıdvan Dilmen ve Cem Davran'ı izledim, iyiydi. Cem Davran'a resim satmışlığım ve sohbetim olduğu için biraz daha pür dikkat dinledim onu. Sonra ne kadar süreceği belli o...
  • 04 Aralık 2009 -- Onlar engelli değil özel (5)
    Çok canımı sıkan bir haber duydum. ''Her haber doğru haber değildir'' diye diye ve bile bile kendimi avutmaya aldım. Ama ''Ateş olmayan yerden duman çıkmazmış'' atasözü bırakmadı peşimi, haberleri dör...
  • 06 Temmuz 2011 -- Mavi elbiseli kız çocuğu (0)
    Bir kız çocuğu… Mavi elbiseli bir kız çocuğu… Eski elbisesi ve ayakkabısına aldırmadan kaldırımda nasıl da kendi kendine dans ediyor… Gözlerine bakıyorum simsiyah nasıl da yaşam dolu görünürdeki onca ...
  • 09 Şubat 2011 -- Mutluluğun resmi, ressamı, şiiri… (3)
    Nazım Hikmet'in Abidin Dino'ya söylediği "Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?" cümlesi tarihe geçmiş bir cümledir ve Nazım Hikmet yukarıdaki cümle ile başlayan şiirinde; "Sen mutlulu...
  • 13 Temmuz 2009 -- Merak etme adabı (2)
    Merak ettirmeyi bilmediğimden, adabıyla merak etmeyi de beceremiyorum ben. İki elim kanda olsa, merak ettiremiyorum kimseyi. Ne yapıyor ediyorum, bir şekilde arıyorum. Kuşlar buluyorum, aracılara y...
  • 14 Şubat 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 14 şubat 2009 (0)
    Odukça soğuk ve yağmurlu bir cumartesi sabahına zor uyandım, iki haftadır gece üçten önce yatmıyorum, haliyle sabah kalkmak zor oluyor, birde 90 güne yakındır sabah on akşam on çalışıyorum. Geldim ...