Sıcaklar artık yavaş yavaş etkisini arttırdıkça, içimde ki gezme aşkı alevlenmeye başlıyor. Türkiyemizin dört bir yanını santimiyle gezip, oraların tozunu yutmak, yeni hecanlar tatmak istiyorum. Fakat imkanlarım kıstlı olduğu için şuana kadar; İç Anadolu, Ege ve Akdeniz kıyılarını dolaşabildim.

Herkeste ayrı bir tat ve farklı bir yorum bırakır gezip gördüğü yerler, bu yüzden birde benden dinleyin Muğla/Marmaris/Bozburun’u…

Bozburun, Marmaris ilçe merkezinden 40 kilometre daha ileride bulunan, mütavazi bir balıkçı kasabasıdır. İsterseniz öncelikle o eşi benzeri bulunmayan, farklı lezzetler sunan 40 kilometrelik yolu anlatayım. Mutlaka arabanızın camını açınız, çünkü sık ormanların arasından geçerken, o enfes tertemiz çam kokularıyla marine edilmiş deniz kokusunu ciğerlerinize kadar çekmenizi tavsiye ederim.

Yollar en ucra köşeye kadar asftlanmış olduğundan ulaşım çok rahat, fakat çok virajlı o yüzden yavaş gitmekte fayda var, birde gündüz gitmenizi tavsiye ederim, çünkü o güzelim doğayı kaçırmanızı istemem…

Bu arada yol kenarlarında, yolun öbür tarafına geçmek için çırpınan bi kaç kaplumbağaya rastlamanızın olası olduğu, bol bol sahipsiz keçilerin dolaştığı ve denizin size yol boyunca eşlik ettiği eğlenceli bir yol.

Gelelim Bozburuna: Bozburun’un girişinde bir tersaneyle karşılaşıyoruz, içinde ahşaptan yapılma yelkenli yatlar var. O yatların böylesine mütevazi biryerde üretildiğini görmesem inanmazdım, gerçekten herkesin almak istediği, hayalini kurduğu yatlardan. Bozburun’un yörük halkı fazla varlıklı insanlar değil, fakat dış ülkeden gelenler ve bu bakir yeri keşif eden yerli zenginler, o yatlardan birer tane çekmişler evlerinin önündeki denizden garaja. Halkın geneli balıkçılıkla uğraşmayı seven insanlar, her birinin altında ufakta olsa sandalı var, serpmeyle balık avı yapıyorlar… Ben de denedim serpmeyi ama biraz sıkıcı geldiğinden zıpkınla avlandım. Bu daha bir hoşuma gitti, fakat bu işinde bazı riksleri var o yüzden yanınızda badiniz olmadan avlandırmıyorlar…


Bozburun’un hemen karşısında, Yunan adaları gözüküyor ve bunlardan biriside Rodos adası. Tekneyle gidilebilecek kadar yakında. Turistlerin uğrak yeri olmuş bu kasaba. Turistler marinaya bir veya iki günlüğüne teknelerini bırakıp, hem çevreyi turluyorlar, hemde erzaklarını doldurup kaş, fethiye, finike, kilis gibi Allah ne verdiyse kıyı şeridimizi dolaşıyorlar…

Bozburun öyle gece hayatı olmayan, geceleri sakin… sadece dalgaların kıyıyı okşama seslerini duyduğunuz bir yer. Aslın da aşıkların tam gitmek istediği yer, kafa dinleme yeri, yani sakinlik ve huzur isteyenler oraya gidebilir…

Havası olsun, denizi olsun, Türkiye’nin en önde gelen yerlerindendir diye düşünüyorum Bozburun’u. Nasipse bu sene de oralara gitmek isterim…

Gerçekten de Türkiyemizin her bir köşesi cennet gibi….

Benzer yazılar

  • 05 Nisan 2011 -- Gezdim: Selçuk (0)
    İzmir bilindiği üzere Türkiyemizin en renkli sahil şehirlerinden biri olup, turizim olarakta oldukça gelişmiş bir yerdir. Liman olarak ta İstanbul dan sonra en önemli limanlarımızdandır, fakat sizlere...