İzmir bilindiği üzere Türkiyemizin en renkli sahil şehirlerinden biri olup, turizim olarakta oldukça gelişmiş bir yerdir. Liman olarak ta İstanbul dan sonra en önemli limanlarımızdandır, fakat sizlere böyle bilgiler vermektense, bir de benim süzgecimden geçmiş bir İzmir/ Selçuk dinlemenizi isterim…
Şanslıyım ki orada akrabalarımız var, bu yüzden her sene oraya gitme imkanı buluyorum. Oranın havası kokusu hep bende ayrı hisler bırakmıştır. Selçuk’un sokakları binaları aslında tarih kokar, bir nebze olsun eskilere giderim. Dar sokaklardan geçerken ahşaptan binaların arasında farklı hayallere kapılırım. Yunanlılarla yapdığımız o çarpışmalarda acaba bu ahşap yapılar varmıydı, bu binaların içinde oturanların düşünceleri nasıldı diye düşünürüm Selçuk sokaklarında gezerken. Çünkü orası size ister istemez bu soruları sorduruyor…
Selçuk denilince aklıma ilk olarak geniş zeytinlikler, turunç ve incir bahçeleri gelir, onların arsında dolaşmak gerçekten ayrı bir zevk. Güneşin altında traktörle tarla süren insanların hayatla mücadelesini izlerim. Çoluğuyla çocuğuyla,hanımıyla tam bir hayatla mücadele. Neredeyse on beş yaşına gelen her erkek çocuğu traktör sürmesini öğrenmiştir. Halkın çoğunluğu tarımla uğraşıyor. Zeytin olarak Türkiyenin en iyi zeytinleri yatişiyor bu yörede, keza turunç olarakta aynı şeyi söyliye bilirim. Orada herşey daha berrak daha doğal…
Çarşısı gayet haraketli, şahsen ben hiç bir şey almasamda o pazarı turlarım, insanların tavırlarını haraketlerini gözlemlerim, doğrusu Selçuk halkı eğlenceli insanlar diyebilirim…
Bar, disko gibi eğlence yerlerine pek rastlamadım ama bolca bilardocu ve otantik kafe bulabilirsiniz çarşısında… Birazda turizimden bahsedecek olursak, Selçuk yabancı turistlerin farklı bir maneviyatla geldikleri bir ilçe, çünkü Meryem Ana Kilisesi Selçuk’ta. Kiliseye yabancılar tarafından çok rabet var artı olarak ta Efes harabeleri de Selçuk’ta bulunmaktadır. Dediğim gibi Selçuk başlı başına tarihe ayna tutar. Sadece eski yapı olarak kiliseler yok tabiki, fazla ihtişamlı olmasa da Selçuklular’dan kalma insanın içini huzur kaplatan küçük şiirin camilere rastlama olanağınız var. Şunu da demeden geçemiyeceğim, o camiler oranın halkına küsmüş, camiler boş, içinde bir iki dede ve bir imamın bulunduğu kimsesiz bir yapı olarak durmakta. İsa bey camiide Selçuk’un ünlü yapılarından birisi, orayıda görmenizi tavsiye ederim.
Biraz da denizinden bahsedelim, sahil olarak Pamucak sahili var boydan boya kumsal, hani bazı kimseler soğuk ve taşlı deniz sevmezler ya, tam onlara göre bir deniz, biraz abartmış olacağım ama ayağınızı incitebilecek en ufak bir nesne bulamazsınız, fakat biraz dalgalı bir deniz. Plaj mevsimine göre doluluğunu değiştirebiliyor ama Temmuz’dan sonra asıl kalabalık oluşuyor. Derseniz ki ben kalabalık yer sevmem, o zaman Kuşadasına gitmenizi tavsiye ederim, gerçekten muhteşem manzaralarla karşılaşacaksınız. İstediğiniz bir koya gidip, sakin sakin yüzmenin keyfini çıkarabilirsiniz.
Yazımın başında da dediğim gibi, Selçuk tarihi bir mekan, eğer tarihi mekanları seviyorsanız uğramanızı, çarşısında pazarında tur atmanızı tavsiye ederim…






Son yorumlar