Her Adımım

Her şey seni söylüyor her adımımda
Yüzümü yıkadığım su seni fısıldıyor kulağıma
Yüzüme dokundukça titriyor ellerim
Kapı gıcırtısı bile seni anlatıyor inanır mısın?
Duvarlar üstüme üstüme geliyor seni anlatabilmek için
Kağıda kalemi ne zaman dokundursam
Kağıdı nem kaplıyor birden, gözlerim gibi
Ruhum seni bana anlatabilmek için geceleri uyumuyor
Sabaha kadar seni anlatıyor baş ucumda

Akreple Yelkovanın Aşkı

Saatin hangi noktada durduğunun bir anlamı yok bende
Kalbimle uğraşıyorum duracağı yeri bilmiyor gitgide
Ya bir uykusuzluk ya da bir kabusa bedel her saniyede
Akrebin yelkovanla ilişkisinden farklı değil bizimkide Kovalamacadan başka bir şeye benzemiyor fikrimce
Zamanı durdurmak istediğimizde oluyor bazen
Bazense hiç olmadık şekilde geçmesini bekleriz sessizce
Benimse olayım çok farklı
Akreple yelkovanım kalbimin tam üstünde
Anlarım ki ara sıra kalbim durur
İşte o an hiç bitmesin isterim
Ben kavuşamadım akreple yelkovanın aşkına mani olmayayım diye.

Kim bilir ne olurum ben

Daha sönmemiş ışıkları kentimin
Yollarda yürümekten kaybetmişim kendimi
Unutmuşum saati ayı yılı her şeyi
Her şeyi unutmuşum bir bir

Nerdeyim bilmiyorum
Bir çınar gölgesinde miyim?
Yoksa karanlıklar ülkesinde mi?
Bilmiyorum
Geldiğim yolu bile unuttum
Yürüyorum
Çareyse eğer yürüyorum bırakmadan
Yolun sonunu görene kadar
Tüm ışıklar sönene kadar
Aklımın mumları eriyene kadar

Belki kirli sakal bırakırım yol boyunca
Pantolonumda delikler açarım ufak tefek
Ellerime bir eldiven geçiririm uçları yırtık
Ayakkabımda delikler açarım hiç ses etmem

Islanırım belki akşam akşam
Üşür kalırım eğri büğrü kaldırımlarda
Uykum gelir soğuktan uyumam yine de
Beklerim yağmur dursun da yürürüm diye

Unuturum belki yürümeyi düşünmekten
Sayarım olduğum yerde
Aynı anda çıkarım göklere
İnerim yere yağmur olup

Kim bilir ne olurum ben
Ya yağmur olurum ya gözyaşı
Ya etimde tırnak olurum
Ya mezarımda taş

Bir gülüşe takılır gözler

Bir gülüşe takılır gözler
Uyanmamışken gördüğü rüyadan
Boncuk boncuk terler
Kopacak gibi rüyasından, an be an

Yolunu bulamaz döktüğü damlalar
Süzülür aşikar olduğu yoldan; şakaklardan
Bir gülümsemeyi ıslatıverir o gözler
Sırılsıklam mutluluktan, an be an

Bir gülüşe takılır gözler
Öyle bir takılır ki
İnsan dünyaya kapatır kendisini
Uyumak için masal dinler misali
O gülen dudaklardan çıkan kelimeleri
Gözleriyle dinleyebilmeyi dener her fırsatta

Seni yazıyorum bir bir

Yazıyorum seni
Anlatıyorum bir bir
Bak ilham perilerim geldi
Seni dertleşiyorum onlara
Günaha giriyorum yani
Senin ardından şiirlerle
Senden habersiz
Ardından yazıyorum
Bilmediğim,tanımadığım
Görmediğim perilerle
Seni yazıyorum bir bir
Ellerime avuçlarıma
Bir sen varsın elimde avucumda
Sadece seni yazıyorum bir bir

Hüsran Şarkısı

Bir hüsran şarkısı
Baştan sona ağlıyor
Söyleyenin titriyor dudakları
Hüsran kaplıyor tüm vücudunu
Baştan sona

Ve tüylerim diken diken duydukça
Hüsran her çığlık atışında kalp çarpıntısı
Hüsran her yere düştüğünde eyvahlar birer birer
Ve burnu kanasa kan kaybından ölecek gibi umutsuz

Başlıyor mırıldanmaya o hisli,hüsran şarkısını
Herkesin gözleri dolmuş, eller takatsiz, yürekler paramparça Görebildiğim herkes geçmişinde, eskiye yolcu aniden
Donuk bakışlar, soğuk eller ve eğilmiş boyunlar her birinde

Harfler seni işaret ediyor

Her ne okusam harfler seni işaret ediyor
Çocukken seni bulutlara benzettiğim gibi
Her mısrada seni resmediyor
Gözlerin, kirpiklerin, gözyaşlarınla

Damlalar sayfalardan süzülüyor bir bir
Adını oluşturan harflerin üstünden
O harflerin mürekkebi dağılıyor
Fark ettim ki senden daha fazla ağlıyor
Adını oluşturan ince harfler

Gözlerimin ışıltısını öldürüyor gözyaşlarım

Gözlerimin ışıltısını öldürüyor gözyaşlarım
Gözlerim kapalı düşemiyor damlalar gözlerimden
Süzülemiyor şakaklarımdan
Gözlerimin ışıltısını öldüren gözyaşlarım

Katillere benzeyen bir siması var bugün
Azmettiricisi kim? Aslında biliyorum
Katillere benziyor bugün gözyaşlarım
Söylemeyin ben zaten biliyorum

Düşmesini bekliyorum belki kurtulurum ümidiyle
Bırakmıyor, iki eliyle sımsıkı sarılmış kirpiklerime
Kaybetmek istemiyor sahip olduğu yeri
Ne güzel sıcacık bir gönüldeydi, neden düşsün değil mi?

Ben kimim

Yıldızların gönlündeyim akşamın isyan vaktinde
Karanlıkların hakimliği ve sessiz harflerin üstünlüğünde Yüksekteyim kendimden, yamacındayım bulutların
‘Ah’ların en yüksek sesinde, bir suskunu avazların

Bir kuş gibi yalnızım, yalnızlığa kasıt aramaksızın Düşlerimde var sızım, hatıralarımda cansızım
Yarınıyım bugünlerin, aslında dünlerin yarınıyım
Umutla beklediğim her anın hayal kırıklığıyım

Benzer yazılar

  • 12 Mart 2011 -- El Adamım (2)
    Acılarımı demliyorum bu aralar Ve sen geçiyorsun sokağımdan Ben doluyorum gözlerine Seninde içtikçe içesin geliyor. Ne çok seviyorsun konuşmayı Bense dökülmekten korkuyorum Yinede kirleniyoruz, ...
  • 07 Şubat 2011 -- Suç (0)
    Sadece ağlayan şarkılar susturur bizi. Ve ben gelirim senin nezdinde Ürperir tenin, titrer ellerin, acır yüreğin. O sıra bende acırım bilmezsin. Herkes suçlu! Zaman suçlu, yedi yabancı eller, ...
  • 10 Ocak 2011 -- Her yol sana çıkıyor (5)
    her yol sana çıkıyor her doğan günde yeni güne merhabamsın yaşanan bütün olumsuzluklara inat yüreğimdesin hayatt yapamadın başaramadın yıkamadın her şeyden bıktırdın bizi dört yandan vursanda ...
  • 08 Ocak 2011 -- Yalnızlığıma Seranat (0)
    İçimde ne kadar birikmiş hüzün varsa kendi kucağıma kusardım ben Sağır eden bir  sessizlikle galeyana gelip tok çığlıklara susardım ben Kendimi insanlardan soyutladığım kadar kalabalıklaşandım ben ...
  • 02 Ocak 2011 -- Karanlığı kovalamışız (4)
    Acılarla öylesine, bilmeden, tesadüfen rastlamışız. Bir gecenin sisinde kanat çırpmışız. Şimşekler çakarken biz yüreğimizi bilmeden, istemeden parçalamışız. Bir umutsuzluğun pençesinde asılı kalmış...
  • 12 Aralık 2010 -- Salacak’ta aşk (2)
    soğuk bir şubat gecesiydi, salacaktaydık, üşüyordu... ben ona paltomu verdim, o bana gülüşünü... ısındık. tenhaydı salacak, –ki tenhalığı tercihimizdi... yanağında oluşan güzelliği görmek iç...