Bugün 16 Nisan. 122 yıl önce birisi doğmuştu uzaklarda. Kimse onun ne meslek yapacağını bilmiyordu. Diğer çocuklardan farklı değildi çevresi için. Ama büyüdüğünde gün geldi acımasız bir diktatör oldu, işsiz dolaştı, altın madeni bulmak için yollar tepti aç kaldı, camcılık yaptı, o zamanın teknolojisinin en hızlı fabrikasında somun sıktı. Onun yüzünden yüzlerce kişi ağladı. Ama milyonlarca kişinin yüzünü güldürdü.
Onlara ümit oldu yol gösterdi baş kaldırmalarını sağladı, onları sisteme karşı uyardı. Her zaman için güçsüzdü belki ama hep kafa tuttu, ikna etti, kaçtı dövüştü. Ama hep kırdıklarının gönlünü aldı, çok kırlıdı ama hiç küsmedi, arkasını dönüp yürüyüp gittiğinde bile pek bir sevimliydi. Palyaço gibiydi belki ama hep dürüsttü. Kocaman pabuçlarıyla bastonuyla yol gösterdi hep. Düşmeyin, her düştüğünüzde kalkacak yeni bir neden bulun dedi.
Kim bu diye soran hala var mı? Onu tanımayan var mı? Peki hiç sesini duyan oldu mu?
Charles Spencer Chaplin yani namı diğer CHARLOT (ŞARLO) 122 yıl önce bugün ingiltere’de fakir bir mahallede doğdu. Hayatı hep zor oldu, Amerikan vatandaşlığını reddetti diye dışlandı bile bir aralar. Ama sonra ona OSCAR’ını verdiler. Çünkü hiç kimse gönüllere bu kadar farklı duyguları işlemedi.
İşte hepimizin hayatı biraz Şarlovari değil mi zaten. Onun yaptığı küçük ticari hileleri biz de yapmıyor muyuz? ( The Kid – bir çocuk önden gider, taşla çamları kırar, arkasından şarlo gelir, camcıdır ) Hayatımızda diktatör görmedik mi hiç? (The Great Dictator (Büyük Diktatör) Şarlo bu sefer hem Hitler’i eleştirir hem de ona başkaldırır). Hep kolay kazançların peşine gidip aç kalmadık mı? ( The Gold Rush (Altına Hücum) Şarlo altın bulmak için gittiği yerde aç kalır ve büyük bir iştahla ayakkabısını yer) Sahne hayatının hep zor olduğunu ne kadar biliyoruz, sahnede ölmek bir efsane midir? ( Limelight ( Sahne Işıkları) Şarlo gözdendüşmüş bir komedyendir, onu hayata bağlayacak bir kızı kurtarır, onu ünlü eder, sonra onun sayesinde son kez sahneye çıkar, sahnede kalp krizi geçirir ama belli etmez, kızı izlerken ölür ) Hayatımızı artık monoton birşekilde işlerimizi tekrar ederek yapmıyor muyuz acaba ? ( Modern Times (Modern Zamanlar) Şarlo bir fabrikanın üretim hattında vida sıkmaktadır, dişlilere kapılır, depresyona girer her şeyin vidasını sıkar
, başından bir sürü kötü olay geçer, onun hayatını kurtardığı bir kız onu yine hayata bağlar ama bu kez umutsuz değildir.
Kızın umutsuzluğu karşısında şu ünlü sözleri söyler:
“GÜLÜMSE, UMUDUNU KAYBETME, BAŞARACAĞIZ”






Son yorumlar