İnsan aynı anda mutlu olup aynı anda bir acıyla boğuşabiliyor bazen… Bu hayat denen çelişkiler yumağının bize yaptığı işkenceden başka birşey olmasa gerek. Kadın mutlulukla gülümsüyor seviyor hissediyor ve adam olabildiğince hür onun içinde. Dünyasını daraltmadan, sevdiği için değer veriyor sevmediği her düşünceye.
Yakaladığı sayılı mutluluklardan biri o adam. Ve ona bu kadar yakınken içinde hissettiği acı ne kadar da anlamlı diyor ve ekliyor insan ancak sevdiği zaman hisseder bunu. Elini kalbinin üzerine koyuyor kadın ve haykırıyor, seviyorum seni hissetmesen de bilmesen de ben söylemesem de. Haykırışı kalbinin ritmine karışıyor ve sessizce gözlerinden damlayan yaşların yastıkla buluşmasına kulak veriyor.
Adam beynindeki engellere takılıyor, kadın adamın varlığında bile huzura bulanıyor. Bütün varlığıyla kimseye bu kadar ait olamadığını hatırlıyor kadın. Adam ilginç buluyor kadın sessizce gülümsüyor, adamın bilmediği gerçeği kendi içinde dile getiriyor. Zaman diyor kadın, anlaman için zaman gerekiyor.
Ve kadın, bir kez daha böylesi bir gerçekliği yaşarken hayal kurmanın mantıksızlığını anlıyor… Ne kadar hayal kursam da onun kokusu olmadıkça bir anlam taşımaz diyor. Varlığını hayatının öyle bir yerine oturtuyor ki, adam görebilse bu kadarını hak etmiyorum diyebilir…
Kadın şimdilik seviyor susuyor ve sabırla bekliyor.






Mayıs 22nd, 2011 on 09:23
Yaşadığımız üzere hayatta hem acı hemde mutluluklar var. Acılarla başetme gücünü ise o mutluluklar veriyor olsa gerek Ebru hanım.
Mayıs 23rd, 2011 on 01:07
haklısınız Selami bey o mutluluklar bize savaşacak gücü veriyor, neticede sabretmeyi ve emek vermeyi öğrenip daha da mutlu olabiliyoruz.