Hayatımın en curcunalı dönemini geçiriyorum. Öyle bir koşturmayla geçiyor ki günler, aylar;  bazen 2011 senesinde olduğuma inanamıyorum. Zaman ne kadar çabuk  geçiyor diye  hayıflanıyorum sıklıkla, kendi kendime. Geçen yıllara bakınca, yolun  yarısını geride bıraktığımı görüyorum. Tabii kaderimde ne kadar yaşamak var onu da  bilmiyorum.

Yirmili yaşlarımın hemen başında ilk kızımı kucağıma aldım. Beş yıl sonrada ikinci kızımı.

Bir söz  vardır; “Anlatılmaz, yaşanır”diye. Anlatmak çok zor annelik hissini. Yapı olarak fazlasıyla verici bir insan olduğum için, çocuklarımı büyütürken hiç zorlanmadım. Onların  bana yaşattıkları sevinçleri,  ilkleri  asla unutmam mümkün değil.

İlk doğdukları an, kucağıma alıp ilk emzirdiğim, ilk kokularını  içime çektiğim anlar, dün gibi aklımda. İlk anne demeleri, çıkan dişleri, oturabilmeleri, yemeği kendi kendilerine yiyebilmeleri, acemice attıkları  adımları, yaptıkları resimler, oynadığımız oyunlar, merakla hayatı, çevreyi tanımaya çalıştıkları o unutulmaz ilk yıllar ne kadar güzeldi ve bir o kadar zor. Hala gecede bilmem kaç kez kalkıp üzerlerini kontrol ediyorum. Dersleri, kursları, yemeleri, içmeleri, sorunları, sevinçleri  derken büyüyorlar yavaş yavaş.

Anne olamasaydım kendimi çok eksik hissederdim eminim ki. Yarın anneler günü ve ben aslında, bir güne sıkıştırılmış  özel günleri çok sevmiyorum. Önemli olan; hayatımıza anlam katan insanları her zaman önemsemek, sevmek, değerli olduklarını samimiyetle sürekli  hissettirmektir.

Ama yine  de kutlayacağım bende. Sevgiden yana fakir olmak çok kötü. Ve insan kaç yaşında olursa olsun sevilmeye, değer görmeye, takdir edilmeye ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden yarın sabah her günden daha mutlu uyanmak için bir nedenim var. Tüm dünyada yaşayan anneler,  kendimizi sanırım biraz daha özel hissedeceğiz. Kızlarım benim anneler günümü kutlayacak, sonra kendi anneme koşacağım. Üç çocuğu arka arkaya doğurup, zorluklar içinde,  derin bir sevgiyle  büyüten canım anneme. Sıkı sıkı sarılıp, sayısız öpeceğim onu. Aldığım hediyeyle; sevgi ve şükran dolu yüreğimle.

Yarın kimimiz artık hayatta olmayan annelerimizin  mezarına gideceğiz, kimilerimiz  hayatta olan annelerimizin ziyaretine. Kimi annelerimiz, çocuklarını yitirmiş olmanın acısını tazeleyecek. Kimilerimiz ise, çocuk sahibi olamamanın  yakıcı keşkesini  hissedecek derinden.

Annelerimize,  sevgimizi bir kez daha ifade edebilmek ne güzel olacak.  Yaşarken değer vermeli; binbir emekle  bizleri  büyüten, ömürlerini düşünmeden  feda eden annelerimize. Dilerim ki yarın hiçbir  annenin gözü yollarda kalmasın.

Benzer yazılar

  • 08 Mayıs 2011 -- İyi ki varsınız hanımlar :) (0)
    Doğumumda ölümlerden döndük ikimizde öyle kavuştuk biz canım annemle birbirimize... Uzun bekleyişler sonunda tam tamına 10 yıl sonra onun hayatında var olmamla birlikte annelik rolünü de kattı yaşadığ...
  • 20 Aralık 2009 -- Anneliğe dair (2)
    Yok böyle bir duygu seli. Yok böyle bir sevgi. Gerçi, rahmetli anneannem, ''Anne var, annecik var'' derdi. Ama ben anlamam, ben bilmem cik-cuk olamaz bu duyguda. Anne annedir ve olmalıdır da. Çünkü...
  • 07 Mayıs 2011 -- Canım annem… (2)
    Neden büyüdük ki, oysa küçük olmak güzelmiş sorumluluk olmayınca hayat çok kolaymış... Hani hep derdin ya Annem, el kapısı var kızım İnsanı, iğnenin deliğinden sokarlar da çuvaldızın deliğinden çık...
  • 07 Mayıs 2011 -- Annelerimizi her an hatırlamalıyız (0)
    Hafta sonu olmasının yanısıra, havalarında güzel olmasından dolayı Beşiktaş sokakları çok kalabalıktı bugün, öyle kargaşa vardı ki, yarın anneler günü olduğu için insanlar hediye alma telaşındaydı... ...
  • 07 Mayıs 2011 -- Annem’e (1)
    Anne en son sana ne zaman şiir yazdığımı düşündümde. Hatırlayamadım... sanırım ilkokulda yeni okuma yazmayı öğrendiğim zamanlardı. Ne kadar çok ihmal etmişim ben seni böyle anne. O zaman yarım yam...
  • 09 Mayıs 2010 -- Anneyle evladı arasında kopan tek şey göbek bağıdır (1)
    Türkiye'nin en iyi topluluk blogu seçilmiş olmanın bünyemde yarattığı moral ve bu moralle yazdığım ilk yazının anneler gününe denk gelmesi hoş bir tesadüf. Bu bağlamda 21 Nisan 2009'da yazdığım ann...