Efendim bizim uşak bir yerlerde görmüş.  İlk görüşte de çok beğenmiş. İnanılmaz heyecanlandırmış onu. Bizim pek haberimiz yoktu bu durumdan.  Bütçemize göre biraz pahalı olduğundan “ baba ben bunu istiyorum alır mısın” da demedi. Sağ olsun halden bilen bir uşak. Neyi alıp alamayacağımızı az çok kestiriyor. Bu yüzden bari demosu ile idare edeyim diyormuş.  Hatta bir zamanlar hadi ailecek dışarıya çıkalım bir yerlere gidelim dediğimde hemen “Meydan Alışveriş Merkezine gidelim baba” derdi. Niye orası dediğimde işte orası güzel falan der geçiştirirdi. Meğerse Meydan da ki bir elektronik markette demosu varmış. Her Meydan’a gittiğimizde o hemen marketi gezeceğini söyleyip demosunda oyun oynarmış.

Bu kadar tutkulu olduğu bir oyunu demoda oynamak yetmiyordu tabii ona. Evde olacak ki şöyle istediği kadar, kan ter içinde kalana kadar oynayacaktı. Ama bu zor hayat şartlarında farklı öncelikler vardı. Öyle her istenilen alınmazdı. Bunu bildiği için kendi kendine para biriktirmeliyim dedi. Ama nasıl olacaktı. Aldığı harçlıklarından arttırsa devede kulak kalırdı yetmezdi. Bayramlar geldi gözünün önüne… Hatta babamdan şu kadar, annemden bu kadar, alt ve yan komşu amcalardan,  Refo ve İsa dedemlerden, Gönül ve Çiğdem ablamlar dan şu kadar diye harçlık verebilecekleri gözünün önüne getirdi bir bir. El öpecek harçlık alacak ve bu harçlıklarını biriktirecekti. Gerçi bu harçlıkları onu almaya yetmezdi. Ama olsun o yinede en azından yarısını karşılamaya katkım olsun ki gerisini babamlardan istemeye yüzüm olur diye düşünüyordu.

Öte yandan bayramlara daha çok zaman vardı. Mecburen bekleyecekti. Fakat o sırada ön görülmeyen bir gelişme oldu. Bu gelişme onu harekete geçirmeye yetti. Babaannesi yaşadığı başka şehirde rahatsızlanınca tedavi için İstanbul’a geldi. Babaannenin gelişi onun için sanki”İyi olacak hastanın ayağına doktor gelir “misali gibi bir durum oluşturdu. Ona bir bayramda biriktirebileceği kadar harçlık verdi. Beklemiyordu. Önce şaşırdı sonra çok sevindi. Bayram onun için erkenden gelmişti. Para biriktirmeye başlayabilirim artık dedi.

Günlük harçlıklarından azar azar biriktirmeye başladı. Bu arada başka para kazanma yolları da arıyordu kendince.  Bir akşam ablası koltuğa uzanmış televizyon seyrediyor iken ”Benim yakışıklı kardeşim bana hadi bir bardak su getir” dedi. İşte o anda kafasında bir şimşek çaktı. Para kazanılacak bir yol görünmüştü. “ Tabi getiririm sevgili ablacığım yalnız 2 lira alırım ve ayrıca bundan böyle bakkala çekirdek almaya gitmek 3 lira, odayı toplamak 5 lira, kapı önünden ayakkabıyı içeri almak 1 lira, kalem silgi istemek 3 lira, aseton ve fön makinasını getirmek 2 lira diyerek bilumum tarifeleri sıraladı. Abla şaşırmıştı.” Yapma ya ben daha üniversite öğrenciyim biraz acı bana ne olur, hem nereden çıktı şimdi bu” dedi ama o taviz vermedi.”Yok kızım yok bundan sonra böyle işine gelirse” dedi.

Harçlıklarını günlük alıyordu. Haftalık almaya başladı. Aldığı harçlıkları pek harcamıyordu. Hatun telaşlandı. “Oğlum niye harcamıyorsun okulda aç mı duruyorsun” dedi. O da “yok anne çok fazla acıkmıyorum valla“dedi. Ama hatunun içine bir kurt düşmüştü.  Sonra bana “Tosun paşam para biriktireceğim diye böyle giderse ipe dönecek bey maazallah korkuyorum. Nasıl olsa biraz biriktirdi üstünü de biz tamamlayalım da alalım bari şu sinek mi kinek mi denilen her ne ise o şeyi” dedi. Emir büyük yerdendi:)) Yerine getirmek gerekirdi.  Derslerini aksatmadan oynayacağının sözünü alarak sonunda gidip oyun konsolunu satın aldık.

XBox Kinect evde hem eğlendiriyor hem de spor yaptırıyor. Çocuk ve gençlerin yanı sıra kendini genç hissedenler için de iyi bir oyun konsolu. Ben de oynadım da onun için diyorum.

Saygılar.

İlginizi çekebilir

  • 22 Eylül 2009 -- Komşunun şeftali ağacı (2)
    Komşunun bahçesinde, tam sınıra teğet bir şeftali ağacı var. Ağacın Kolları da geniş geniş bizim bahçeye uzanmışlar. Özellikle bizim bahçeye girmiş olan dallar, mutlu mesut azmış vaziyette şeftali ver...
  • 31 Temmuz 2010 -- Ayrılığın kadındaki sureti/ nefes (10)
    Kendi örmüş olduğu duvarların ardından bakıyordu artık ona. Yasaklanmış bir aşkın meyvesini yemiş kadar suçlu hissediyordu kendini. Bir yatakta, tutkulu ve  birbirine tutuklu iki bedenin sabahlara kad...
  • 07 Haziran 2010 -- Pire (0)
    O henüz çok küçük bir çocuktu. Daha birçok şeyin farkında değildi. Kendi oyun ve hayal dünyasında çok masumca yaşıyordu. Oysa içine bir kurt girmişti. Belki onu daha büyüyüp okula gidemeden, doyasıya ...
  • 23 Mart 2009 -- Ekonomik kriz ve gurur (0)
    Bu gün okuduğum bir habere yapılan yorumdan sonra bu konuyu yazmaya karar verdim, haber şöyle; "borcu yüzünden intihar etti", yorumda şöyle; "borç yüzünden intihar edenlerin haber değeri olmadığından,...
  • 03 Kasım 2009 -- 300 Liraya 10 Taksit yapıyorum günde 1 liraya gelir (0)
    Eniştemin, bana moral olsun diye maillediği yazıyı okudum "iyi bir girişimci bininci defa giriştiği işte de olumsuzluklarla karşılaşsa binbiri deneyendir" di yazının ana fikri, Pis ve bana yakışmayan ...
  • 05 Eylül 2009 -- Nerde sevdiklerim, hani sevenler (0)
    Ege ve Akdeniz' in hala bunaltıcı sıcaklığının devam ettiğini düşünüyorum. Anlatacağım bu hayali yer, marmara denizine bağlı bir tatil kasabası. Yazın tatilcilerin oluşturduğu kalabalık gitmiş, sad...