Unutmaya çalıştıkça dünüm, tıpkı bir tokat gibi iniyor yüzüme her gece… Ve her gece bir kez daha sen oluyorum ben, senin benliğinde kendimden geçercesine… Silmek, sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi davranmaksa eğer; bu benim hayatta yaptığım en büyük aptallık olsa gerek…

Sen şimdi beni bırakıp gidiyorsun ya yine; derinden ve sessizce… Hani ben duruyorum ya gözümden süzülen iki damla yaşla bıraktığın yerde öylece… Düşünüyorum da “işte en ağırı, en kötüsü bu” diyorum… “Dahası yok” diyor içimdeki sen… “Dahası çok” diyor içimdeki ben…

Unutmaya çalışırken, hep hatırlamak seni; içimde büyüyen acıların en büyüğü sanki… Bazen ağır gelse de işitilen kelimeler, şunu anladım ki; bitmesi gerektiğinde gitmesini de iyi biliyor kalp… Sen bitmesini de, gitmesini de iyi bildin gönülde…Şimdi ben acı kahkahalar eşliğinde bir yüreğe sığınacağım sessizce bende hiç bitmesin, benden hiç gitmesin diye…

“en neşeli kahkahanda bile bir keder gizli.” derken, işte tam da bunu anlatmaya çalışıyordum. Senin şekerle tatlandırılmış göz yaşların var. Kahkahaların en gizli ağlama biçimin aslında. Herkesten gizliyorsun acılarını. Üstelik bu gizlediğin acıların üstünü gülüşünle örtüyorsun. Sorarım şimdi sana; senin acın kaç şekerli? “BAŞKA”

İlginizi çekebilir

  • 12 Nisan 2011 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Lirik Kentin Kraliçesi Öldü (4)
    Lirik kentin kraliçesi öldü, soytarılar yeni kraliçeyi selamladılar. Ben ve benden içeri birkaç kişi, deri altına monteli damarlarımıza aşırı derecede anti-yaşam enjekte edip, ana hatlarıyla tüm yerle...
  • 31 Ekim 2010 -- Ce Ng(iz)aydıN “kısa kısa” bölüm 2 (4)
    * masumiyetimiz peşkeş çekilirken şeytanın sofrasında, biz günahlarımızı fiyonklayıp istifliyorduk. bir gün çamurlu ayaklarımızla bam teline bastık hayatın... hayat bize öyle öfkeli bağırdı ki alkolle...
  • 01 Ağustos 2009 -- Ayranımız yok içmeye ille de 3G (0)
    Teknolojiyi takip ettiğimiz kadar, işimizi takip etsek adam olacağız da. Adam olmak isteyen kim, fiyakamız olsun yeter.   Bu aralar, dört göz dört kulak, misafir oluyorum istemeden sağa sola, etraftak...
  • 30 Ocak 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 30 ocak 2009 (1)
    Yağmurun çiselediği bir istanbul sabahına uyandım, hava oldukça soğuk, erken kalktım ve evden erken çıktım, zamanında iş yerimi açtım, kahvaltı çay derken güne adepteyim şimdi. Sırayla çalan şarkılar ...
  • 07 Eylül 2010 -- “Sen” kaos’u (6)
    "Sen" kaos'u, deri altına monteli damarlarımda travmanın bir adım öncesinde, tarafından; ayak tırnağı saç teli arası bir esir alınmışlık söz konusu. Kalp'te muhtemel bir kalıcı hasarın tüm bedenime er...
  • 27 Mayıs 2011 -- Harflere yüklenen anlamlardan başka ün’ler arıyorum (0)
    Uzun yolların nihayeti burada olmam, Oysa ben hiçbir yere de gitmemiştim. Trafik lambasının kırmızısı gibi sabittim Ya da kutup yıldızı. Çok yorgunum Gitmediğim yolların yorgunu Ve kara toprak h...