Malum havalar ısındı ya boya badana sezonu açıldı. Bizde uzun süredir evi boya badana yaptırmamıştık. Artık vaktidir deyip bir boyacıyla anlaştık. Boyacılar ilk önce eşyaları alt alta üst üste odaların orta yerine çekerek kendilerine rahat çalışma ortamı sağladılar. Onların bu rahat çalışma ortamı bizim için ise rahatsızlık ortamı oldu. Yani düzenimiz bozuldu. Sanki boyayı biz yapmışız gibi yorulduk. Hayır, biliyorduk da zor olacağını bu kadarını tahmin etmiyorduk. Evde oturacak köşe bucak yer aradık. Haylaz çocuklar tarafından yuvası bozulan kuşlara döndük. Evin içinde sağa sola gezinip durduk. Düzen bozulunca da doğal olarak biraz sinir katsayımız yükseldi. Asabileştik :)

İşin ilginç yanı bunun böyle olacağını az çok tahmin ettim bende bizimkilere söz dinletemedim :) Okullar kapandıktan sonra yaptıralım şu işi hem siz bir yerlere gidersiniz hem de ev bu arada boş olur diye söyledim. Ama olmadı. Ne yapacaksın işte hanımların içi rahat etmiyor. Belli mi olur belki renk istediğim gibi olmaz, belki eşyalar çizilir falan neme lazım ben başında olmalıyım deyip titizleniyorlar.  İçleri rahat etmiyor.  Onlar için ev konu olunca gerisi teferruat kalıyor. Biz beyler bu konuda daha rahatız sanırım.

Bu arada madem bu boya badana işlerine girdik bende evin bir kapısı arızalıydı marangoz getirip onu tamir ettireyim de hani boya ile birlikte bu işte aradan çıksın istedim. Çevremizdeki birkaç marangoza uğradım. Ama keşke uğramaz olsaydım. Meğerse ne kadar yoğunlarmış, ne kadar işleri varmış da haberimiz yokmuş! Hani derler ya hep küçük esnaf can çekişiyor iş yok güç yok diye! Hiç de öyle değilmiş. Biri çok yoğun olduğunu söyledi ancak on gün sonra gelirseniz o zaman bakabilirim dedi. Diğeri şuanda hiç gelemem çok yoğunum dedi ve hiç ilgilenmedi. Bir başkası ustanın işi var şuara gelemez dedi. Şaşırdım!  Sanki bedava yapacaklar yahu yapacağınız iş belki yarım saatinizi alacak ve emeğiniz ne ise vereceğim diye içimden geçirsem de yüzlerine diyemeden hayırlı işler dileyerek gittiğim yerlerden biraz kızgınlıkla ayrıldım.

Nihayetinde boya badana maceramız üç dört günde bitti ama bizde bittik. Bu bizim için iyi bir ders oldu. Anladık ki evde hem boya badana işlerini yaptırmak hem de yaşamaya çalışmak gerçekten çok zor iş.

Saygılar

İlginizi çekebilir

  • 16 Mart 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 15 mart 2009 (0)
    27 ocak 2009'dan itibaren "Dün'süz adamın bu günü" adıyla yayımlamaya başladığım gün özeti yazı dizisini, 15 mart 2009 itibari ile yayımlamama kararı aldım. Yayımlandığı sürece mail atan, yorum yap...
  • 01 Temmuz 2011 -- Hayatımdan Gönderemediğim (0)
    İlk gelişini büyük heyecanlarla karşıladığımız yüreği, hüzün yüklü bir gemiyle... Bilinmeyen açık denizlere uğurlarken. Aslında..! Onu deli gibi merak edeceğini bilirken. Deli gibi özleyecekken. ...
  • 08 Temmuz 2009 -- Dünya’nın dönmesi için senin itmene gerek yok (0)
    Valla başlık bir anda aklıma geldi, yazıyı okutmaya yönelik olabilir, bilemiyorum konuya uydumu ama yazdım bir kere, şimdi yazıya geçelim; Bir olay olur, (kaza, ayrılık, iflas vb..) o olay milattır...
  • 30 Haziran 2009 -- Hizmet sektöründe çalışmak çok zor (1)
    Son günlerde ofisde akşamın nasıl olduğunu anlamıyorum, öğlen yemeği yediğimde saat üç yada dört oluyor. Okullar kapandığı için tatil rezervasyonlarında yoğunluk başladı. Krizin fiyatları etkileyec...
  • 31 Ekim 2010 -- Hep bıdı bıdı çenem biraz sus ama ya! (0)
    Artık hiç şüphem yok uyku sırasında kesin içime bir şey kaçıyor benim. Tanımlanamayan cisim gibi, tanımlanamayan bir Elif oluyorum. Aslında günlük hallerimde hafiften bir şaşkındır benim ama uykulu ol...
  • 25 Aralık 2011 -- Bir hayat daha istemiyorum (0)
    Sensiz geçen hiçbir anın telafisi yok, ve sen, sensizliği bilmeden yaşıyorsun gönlünce. Çektiğim bunca acıya rağmen, mutlu olsan keşke. Olmadığını sanıyorum. Belki öyle görünüyorsun bilemiyorum....