Sibel Üresin ismi gündemi meşgul ediyor; malum açıklamaları yüzünden. Çok eşliliğin dinimizde olduğunu söyleyen Üresin, bunun yasal olmasının gerektiğini ve dayanaklarını kendince açıkladı .Toplumda çok eşliliğin yaygın olduğunu ,yapılacak yasal düzenlemelerle olası ayrılıklarda kadının mağdur olmamasının sağlanacağını söylüyor. Eğitimini insan davranışları bilimi üzerine almış kimi belediyelerde evlilik üzerine seminerler veren bir kadının ağzından dökülen sözcükler bu çağda, bu nasıl anlayış dedirtiyor insana…
Düşünün ki zengin, dindar geçinen ve de seks düşkünü kimi erkekler canlarının istediği işveli,cilveli kadınları imam nikahı ile eşi yapıp ayrı ev açacak, düzen kurup belli periyotlarla o eşlerini ve eşlerinden olan çocuklarını ziyaret edip ilgilenecek . Dört ev, dört kadın ve her birinden üç çocuk olsa, adamın perişan olması gerekir. Oradan oraya koşturup; eşlerini yatakta mutlu edecek,karınlarını doyuracak, çocuklarıyla ilgilenecek, kadınların birbiriyle olan ilişkilerinde sabırlı, dayanıklı olup her sorunu adil bir şekilde ve kimseyi kırmadan çözecek. Motor takması lazım bence.
Kadın imam nikahlı kocasından ayrılmak isterse ne olacak ? Bizim memlekette nikahlı karısını öldüren öldürene boşanmak istiyor diye. Sanırım kadın cinayetleri iyice artar. Erkeğe bu kadar yüz verirsen kendini ya Süpermen sanır ya da padişah. Ve sormalı kaç erkek ister, evdeki eşini zor idare ederken birkaç kadınla ortak bir yaşam sürdürmeyi. Evliliğinde mutlu değilsen çaresine bakarsın. Boşanırsın, başka birini bulursun.
Üresin hanım kadın mağdur olmasın diyor kendi aklınca ama mağduriyeti artacak olan yine kadındır. İyice çökecek olan aile yapısıdır. O ailede yetişen çocukların, geleceğimizin güvencesi olması mümkün değildir. Kendisi eşine gerekli izni vermiş başka evlilikler yapabilmesi için. Önce deneyim sahibi olup öyle konuşsaydı keşke.
Ya da bir gün kadının biri kocasına:Sen beni mutlu edemiyorsun, ikinci bir koca alacağım kendime dese. Erkek ne yapar? Biraz empati yapabilen bilir cevabını. Erkek olsam çok eşli olurdum dediğine göre sorunları var ki, kendinden yola çıkarak bu sözleri sarf ediyor beklide. Ağzı olan konuşuyor bu durumda. İslamiyet’in geldiği koşullarla, şimdiki koşullar aynı mı? Önce sen yaşa bu savunduklarını, sonra konuş demezler mi insana? Kadını değersizleştiren böylesi bir anlayışın, yine bir kadın tarafından sarf edildiğini duymak ise ayrıca üzücü…
Ne günlerdeyiz. Her şey yolunda gittiği için güzel ülkemde , mevzu dönüp dolaşıp hep yatak odasına geliyor bu son zamanlarda.






Son yorumlar