Bazen geçmişin izleri sırf hatırlayabildiğin için kanarmış. Sen geçti, gitti ve unuttum diye düşünürmüşsün. Aslında unutmuşsundur da ama o unutmadığın kalbini kanatan anlar, sonsuzlukta tekrar eder yaşanırmış ve sen her seferinde tekrar ve tekrar hatırlarmışsın. Ne kadar yol aldığın, ne kadar değiştiğin hiçbir önemi bile olmazmış. Eğer o kalbini kıran anlardan birden fazla varsa tekrar edip durması kaçınılmazmış.
Benimde öyle anılarım var. Zaman zaman hatırlamaktan bile korktuklarım, üzerlerine sahte mutluluktan yama yapmaya çalıştığım anılarım var. Ben büyüdüm ve iyileştim diye düşünüyordum ama şimdi kendi anılarımla savaşıyorum. Aslında en kötüsü pişmanım. Kendimi yaptığım seçimlerle mutsuz ettiğim için pişmanım. Kalbimin peşinden her seferinde koştuğum ve kendimi uçuruma attığım için pişmanım. Geçmişin gölgeleri ile hala yaşadığım için pişmanım. Bazı şeyleri ancak en uzun yoldan giderek anladığım için pişmanım.
Yine de en ironik olan bütün bunlara rağmen şimdi geçmişe gitsem yine aynı şeyleri yapardım! Kim bilir belki de pişmanlığım geçmişin gölgesinin bende kalan kırıntıları ve hala kendimi affedemediğim içindir.
Artık o küçük kız çocuğu da değilim! Bildiklerim, gördüklerim, yaşadıklarım küçük kızı da benden kaçırdı. Bu gece anılarım kanıyor. Hatırladığım için canım yanıyor ve artık anılarımın üstüne yama yaptığım sahte mutlululuğu da kaldırma vaktim geldi. Kim bilir onu kaldırınca daha neler çıkacak, daha neler hatırlayacağım? Ama sorun değil daha fazla kanamayacak, geçmişin gölgesi beni takip etmeyecek ya da ben anılarda kaybolacağım!






Mayıs 31st, 2011 on 22:18
Eski anıları unutmamak sürekli hatırlamak ve konuşmak ,sırtımızda taşıdığımız çürük patates gibidir.sürekli kokarlar bizi rahatsız ederler.Biliyorum insanın unutması çok zor, olan bir şey kesinlikle unutulmuyor ama, her zaman tekrar tekrar konuşmak ve hatırlamak insanı çok kötü yıpratıyor ,en iyisi o çürük patatesleri toprağa gömelim ve bir daha yeşermesinler..yepyeni taze patatesler ekelim, sağlıkla güzel günlere…