Fırsat buldukça büyük gazetelerin anlı şanlı bazı köşe yazarlarını okuyorum ve fikirlerini kendi süzgecimden geçirip irdeliyorum. Ama bazılarının yazdıklarını anlamakta maalesef zorluk çekiyorum.
Sanki görmüyor, duymuyor veya halkın içine hiç çıkmayıp, oturdukları yerden ahkâm kesiyorlar… Ya sırf muhalif olma uğruna memlekette sanki değişen hiçbir şey yokmuş gibi hareket ediyorlar. Ya da onlar için hayal olup da sonradan gerçek olan bir sorunları olmadığı için sanki halkında yok sanıyorlar.
Evet, belki de aynen öyle halkın da yok sanıyorlar.
Böyle olması muhtemel ki son günlerde televizyonda gösterilen sonu“ hayaldi gerçek oldu” sloganını ile biten bir parti reklamlarını güya tiye alıp küçümsemeye ve yok saymaya çalışıyorlar.
Hal bu ki halkın büyük bir kısmı için hayal olup da gerçek olan icraatlar de vardı o reklamların içinde.
Mesela annemin ki;
80 yaşına kadar uçması hayaldi gerçek oldu
Hastanede beklemeden muayene olması hayaldi gerçek oldu
İlaçlarını normal eczaneden alması hayaldi gerçek oldu
İstediği hastaneye gitmek istemesi hayaldi gerçek oldu
Şimdiye kadar kuş uçmaz kervan geçmez köyüne haftada bir doktorun gelmesi hayal ötesiydi gerçek oldu
Peki, annemin bu gerçekleşen hayallerini ne yapacağız? Yok, mu sayacağız?
Aslında halk nezdinde değer bulan bazı gerçeklerin üzeri ne kadar istense de asla örtülemez. Kadirşinas halkımız zamanı gelince zaten bunları değerlendiriyor.
Bu bilinmesine rağmen o vakit böyle bir tutum niye?
Sanırım ki onların böyle bir sorunları olmadığı için ve hiçbir zaman olmayacağını da bildiklerinden başkalarının ki umurları değil. Ya da bu hayalleri önemseyip yeri geldiğinde, yiğidin hakkını yiğide vermeye ne yürekleri, ne yazacak kalemleri nede söz söyleyecek ( öz)dilleri yok.






Haziran 4th, 2011 on 15:12
Yapılanlar ortada, sadece askeri anayasanın yerine referandumla kabul edilen anayasa değişiklikleri bile çok büyük bir başarıdır. Ekonomik rakamlar ortada, 2001′de IMF direktörleri hava alanında gazeteci ordusuyla karşılanırdı, isimlerini ezbere bilirdik. Şimdi IMF’nin adı geçmiyor. Yeni açıklanan yatırım projelerini diğer partilerin hayal edecek kadrosu bile yok…
Haziran 4th, 2011 on 15:04
Teşekkür ederim Nesrin hanım.
Haziran 4th, 2011 on 14:38
Bence de Selami bey; bana da hayal gibi gelen olaylar gerçek oldu. Sadece mide tedavim için 2003 senesinde medipol hastanesine 3.000.000.000 (3 milyar lira) ödemiştik. Şimdi toplasam toplasam aynı hatanede 250 tl öderim herşey dahil. Nankörlük olur yapmadılar desem. Biz halk olarak yapmadıklarına bakıyoruz bundan kaynaklanıyor bence. Üstelik 2003 senesinde başbakanlığa yaptığım bir öneriyi 2007 senesinde ciddiye alıp, hayata geçirdiler. Fikirlerimizi de önemsiyorlar. Destek olmadan ve sessizce ve eleştirerek, sonrada beceremedi diye yaygara koparmak hiç dürüstçe değil bence. Yazınız için teşekkürler, ellerinize yüreğinize sağlık.
Haziran 4th, 2011 on 11:05
*Topluma vereceği hiçbirşey olmayan, konuşmasını dahi beceremeyen ve sadece “adamımız” kontenjanından yararlandırılarak birçok omurgasızın devlet dairelerinde yetkili konuma getirilmesi hayaldi gerçek oldu.
*Benzin 4,5 lira, hayaldi gerçek gerçek oldu, Mutfak tüpü 21 liraydı şimdi 64 lira, hayaldi gerçek oldu…
*Et 9 liraydı şimdi 35 lira, üstelik artık Türkiye’de kıt bulunuyor, hayaldi gerçek oldu…
*Gelir dağılımı adaletsizliğinde dünyanın ilk 3 ülkesi içine girmemiz hayaldi gerçek oldu…
*Bütün sınavlarda açıktan kopya çekilip yetkilerin koro halinde tatmin olması hayaldi gerçek oldu…
*Mezarda emekli olmak, inat edip mezara girmeden emekli olursak da açlıktan ölmek hayaldi gerçek oldu…
*Telefonlarımızın dinlenmesi, evlerimizin röntgenlenmesi hayaldi gerçek oldu…
*Hayatında yalakalıktan başka bir şey üretmemiş adamların, akıllarından, kültürlerinden çok paraları, 4×4 Jeeplere binen, İtalyan markalı başörtülü hanımları, mini etekli sekreterleri hayaldi gerçek oldu…
*Dünyada kendi kendisini besleyebilecek birkaç ülkeden biri iken, yurt dışından et ve gıda alamaya başlamamız hayaldi gerçek oldu…
*Ancak hayırseverin bursuyla okuyabilen evlatların, gemicikler, pırlanta dükkânları, hastane ve marketler zinciri sahibi olmaları hayaldi gerçek oldu…
*Bütün Cumhuriyet tarihi boyunca kurulan fabrikaların peşkeş çekilmesi hayaldi gerçek oldu…
*Dünyanın en pahalı mazotu, en pahalı gübresi ile dünyanın en ucuz mahsullerini üretmek hayaldi gerçek oldu…
*Köklü toplumların gelecek nesillere bırakacağı en büyük miras olan sanat eserlerine “ucube” denilerek, sanat ve sanatçı aşağılandı, hayaldi gerçek oldu…
*22 Ağustos internet kararları adı altında internetin tek elden kontrol edilmesi, halkın aptal iş bilmez yerine konması, hayaldi gerçek oldu…
*Yazılı ve görsel medyanın iktidar gücü ile tırsıtılması ve tarihte ilk defa üç-beş yayın organı hariç tüm medyanın iktidar lehine pembe haber yapması, çok sesliliğin ve farklı düşünme özgürlüğünün neredeyse suç halini alması ve hızla ötekileştirilen insanlar…
hayaldi gerçek oldu…
Haziran 4th, 2011 on 14:46
Çok dolmuşsunuz Cengiz bey, fikirlerinizi ne de güzel ifade etmişsiniz. Fikir özgürlüğü ve demokrasi bu olsa gerek
Bu kadar yıpratmayın kendinizi.
Haziran 4th, 2011 on 14:53
Benim itirazım objektif bir duruş sergilenmemesine. Hatalar, eksikler, yanlışlıklar her zaman olmuş ve olacaktır. Birçok yönetim gördük, geçirdik. Kimse sütten çıkmış ak kaşık değil. Bunlarda yazılacak, dile getirilecek elbet. Ama insan yahu bu adamların (iki dönemdir yönetimde belki üçüncü defa gelecekler) hiç iyi bir icraatları yok mu ki yazmıyorlar diye de ister istemez sorguluyor. Üstelik sen bir parti başkanı değilsin ki iyi bir şeyi yazınca oy kaybın falan olsun. Benim itirazım buna.