Bu olay tamamen gerçektir. Tanıdığım bir bayan gözleri dolarak anlattı… Bu olay beni öyle çok etkiledi ki, bir kaç gün etkisinden kurtulamadım. Bana gerçekten olayı anlatırken benim tüylerim diken diken oldu. Karaciğerinde kis varmış, ameliyata girmiş. Uzun bir operasyondan sonra, odaya getirmişler.

Narkozdan henüz uyanmış ama ağrıları çok taze olduğundan, canı fazlasıyla yanmaktaymış. Hemşire gelmiş serum takmış ve gitmiş, eşi de ona yemesi için bir şeyler almaya dışarı çıkmış. İşte ne olduysa tamda o arada olmuş. Dışarı çıkarken eşi odanın kapısını kapatmış, kendisi de belki biraz uyursam ağrılarım azalır diyerek, uyumaya çalışırken odanın kapısı sessizce aralanmış. Odanın içinde öyle bir ışık parlamış ki, bakarken gözlerini bile açamamış, zar zor bakmaya çalışırken birde ne görsün. Öyle güzel, alyanaklı uzuuun sakalları, bembeyaz kıyafeti, kar gibi gözleri, pırıl pırıl parlayan elinde bastonuyla, bir dede karşısında duruyormuş. Dede: Eliyle işaret etmiş nasılsın anlamında… Anlatıyor; “Hemen karnımı açtım, ağrıdan duramıyorum çok acıyor, diyerek bantlı olan kısmını gösterdim. Dede hemen elini ağzına götürdü ıslattı ve karnımdaki bantlı kısıma yavaşça sürdü. Yemin ediyorum size o anda benim ağrılarım bitti” diyor. “Tamda yan taraftaki hortum takılmış olan yeri de gösterecektim ki o anda eşimin odaya gelmesiyle her şey bitti” diyerek anlatıyor.

Ve sihir o anda kaybolmuş. Ağlamaya başlamış, eşi odaya geldiğinde kapı çok az aralıkmış. Neden! Kapıyı açık bıraktınız… Kapatmıştım ben demiş. Ne oldu? Neden ağlıyorsun. Deyince… Hemen çıkalım eve gidelim ben iyileştim demiş. Nasıl olur! Dur kalkma ayağa! Ne yapıyorsun diyerek yatmasını söylemiş. Ama ne mümkün, ağrılarım bitti yatmakta istemiyorum demiş eşine, doktorla konuşalım çıkalım demiş. Kimse inanamamış tabi bu kadar kısa sürede iyi olduğuna, neyse bir kaç gün sonra hastaneden taburcu olmuş. Eve, geçmiş olsun için gelen insanlar ne çabuk ayağa kalktın sen demesinler, nazar olmasın düşüncesiyle onlar geleceği zaman hemen yatağa giriyordum diyor. 4 hafta sonra hastaneye kontrole gittiklerinde bu defa doktor şok olmuş.  Ultrason muayenesinde birde ne görsün doktor, karaciğeri tüm olarak yerinde duruyormuş. Kızım! Biz seni yeni ameliyat etmiştik, bu kısa sürede nasıl oldu da karaciğerin kendini hemen yeniledi, hepsi geri tamamlandı, sen ne yedin, nasıl baktın kendine demiş. İşte böyle ben hayretler içinde dinledim çok heyecanlandım. Artık yorumlamak size kalmış, bu türlü olaylar her insanın başına gelmez, bu kişi dünyanın en merhametli insanıdır. Çok temiz kalplidir. Çocuk gibi saftır. Kalbi çok güzeldir. Allahım her zaman ona hızır aleyhisselamı yollasın. İhtiyacı olan tüm insanlara… amin. sağlıkla kalın…

İlginizi çekebilir

  • 22 Ağustos 2010 -- O (3)
    tedirgin gözlerinde itirafı zor ve çoktan kaybedilmiş kavganın mahçup mağlubiyetini gördüm. yaşayacağın serüven anlamını iki kıta charles bukowski şiirine terketmiş. üzüldüm... gözlerim, gözlerind...
  • 07 Nisan 2010 -- Badanaya kalkıştım, niyetim var keşke gücüm de olsa‏ (8)
    Niyet edip niyet eyleyesim var bu gece. Tulumum üzerimde. Fırça rulo ne gerekiyorsa, herşey elimde. Badanaya kalkışıyorum bu sefer de. Boya kutumda tek renk var. Beyaz. Benim ki biraz hayal, en çok ni...
  • 07 Şubat 2012 -- Susuz Suskunluk (4)
    Yağmura ağlıyor gözlerim ve yine bitiremediğim bir cümleyim. Sakin hırsım parçalı bulutlu... Ve karmaşasında hayatın, kudretli adımlarım. Dizlerimin bağı çözülüyor kimi zaman. Ve hep kendi duvarlarıma...
  • 25 Ağustos 2011 -- Siktir olup gidelim Pedro (0)
    “Kim bu Pedro” diye düşünenleriniz olabilir. Pedro benim kirvem; tüm kesiklerimde yanımdaydı. Gece yarılarında gece yaralarına yara bandı olma konusunda da ehildir. Yazının devamında Pedro ile dert...
  • 26 Eylül 2009 -- Çok acayip bir oyun futbol (0)
    Bay gri.com dostları Dünya futbolunda çok acayip şeyler oluyor, futbolcusu, hakemi, seyircisi çoştu tutulamıyor şöyle ki; * İsveç'in Göteborg takımının kalecisi Kim Christensen maç sırasında kale d...
  • 03 Ekim 2009 -- İki yüz kırk üç kilometre (0)
    Hayatı dibine kadar yaşamanın tek yolu; tutkuyla ve derinden sevmekmiş, sonradan yara alacağını bile bile... Konuşmadığım belli olmasın diyedir yazıya dökmem içimi, kaldı ki harfler terketmez, harfler...