O küçük bir çocuktu; eline, gülen yüzüyle porselen bir bebek verdiler. İstediği gibi oynadı yeni oyuncağı ile.
Bir gün, yanlış bir hareketle porselen bebeğin elini kırdı. Görünürde sorun yoktu ama oyuncağın artık daha hassas olabileceğini aklına getirmedi… Sonra; kolu, bacağı, kafası derken porselen bebek paramparça oldu çocuğun elinde. Çocuk her kopan parçadan sonra, onu yerine takabilmek için daha çok hırpaladı bebeğini; vereceği zararı düşünemedi. Artık bir bebeği yoktu ve daha da hırçın oldu. Yanlış olan çocuğun yaptığı da değildi aslında; en büyük yanlış bir çocuğa oynaması için porselen bebek verilmesiydi.
Ve ben; bir porselen bebek gibi verdim kalbimi ellerine ve sen bir çocuk gibi; düşünmeden, hoyratça kattın kendi oyunlarına beni. İşte, ruhum en çok burada incindi, en çok burada yara aldı.
Kolay değil bir şeyler yapmak; hataları düzeltmek ise daha da zor. Annemin bir sözü vardı; olanla, ölene çare bulunmaz. Annem öldü ve olanlar oldu; geçmişe çare bulunmuyor gerçekten…
İlginizi çekebilir
- 04 Ağustos 2011 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: İsyan Dükkanı (2)
Gece yaralarına kabuk bağlarken uyuşuyorum, içtiğim sigaranın etkisiyle ve her bağlanmış kabuğun ardından tiksiniyorum etimden. Gri kokuyorum ben; çırağın ensesindeki tokat, puştlukları sırtında sakl... - 26 Kasım 2010 -- Deneysel Başarısızlık (4)
Tam da önümde duruyor işte. Bir adım atsam bir adımlık mesafe kalacak aramızda. Oradan elimi uzatsam parmaklarımın ucuyla dokunuvereceğim. Cesaretimi toparlayıp ayağıma bir adım atma emri vereceğim. B... - 18 Ağustos 2010 -- Bu bir emirdir; olduğun gibi sev! (2)
Sevilmeyi haketmek diye bir kavram var mı acaba? Neye göre hakedilir sevgi? Bir ilişkide kim daha çok sevdi, kim daha çok şımartıldı önemli midir?
Ya da kim daha çok çabaladı yaşadığı aşk uğruna! A... - 05 Ağustos 2010 -- İpini çektim (3)
Arkadaşınızın aldatıldığını öğrenseniz ne tepki verirdiniz? Gidip arkadaşınızın ağzını mı arardınız yoksa hiçbir şey olmamış gibi "aman ben etliye sütlüye karışmam" deyip köşenize mi çekilirdiniz?
... - 15 Ekim 2009 -- Sayende (0)
Derinlerde bir yerdeyim. Burası dip. Çok soğuk ve ışıksız. Burası kış. Bende, sağanak ve çöl. Zamanlardan saat kaç, günlerden ne?
Yüreğimi bir küskünlük aldı. Yağmur aldı, rüzgar aldı, sözler aldı... - 26 Ekim 2010 -- Ce Ng(iz)aydıN “kısa kısa” bölüm 1 (4)
Profilimin bulunduğu sosyal ağlarda duvarıma yazdıklarımdan aklımda kalanları aşağıda yazdım, iyi şeyler çıktığını düşünüyorum.
* yanlışın var kadın! seninle oynamadım ki beni yenebilesin...
* h...
Son yorumlar