Çocukluk yıllarına ait arkadaşlarınızı hatırlıyor musunuz? Meğer ne kadar güzelmiş ilkokul hayatımız ama bilememişiz kıymetini. Küçükken insan anlamıyor ta ki; aklımız başımıza geldiğinde düşünüyoruz, o zaman da hepimiz bir yerlere savrulmuş oluyoruz.
İşte tam da o zamanları düşünürken; o yıllara ait resimler aklıma geldi. Kutudan çıkardım resimleri saatlerce baktım… Sanki o zamanları yeniden yaşadım… Keşke şimdi ilkokulda olsaydık. Ben her zaman diyorum ki; “İnsanlar büyüyüp yeniden çocuk olsalar, yeniden yaşasalar o zamanları ne güzel olurdu, daha iyi kararlar verirlerdi. Hayatlarının kıymetini iyi bilirlerdi.” Ama tabii olacak şey değil, sadece hayal ederim işte… Ne yazık ki; ben okulun tadını kokusunu tam almadan yarım bıraktırıldım… O yüzdendir ki içimde ukde kaldığından 49 yaşında liseyi dışarıdan bitirip, daha sonra da üniversiteyi kazanarak öğrenci olmayı başardım
Hala öğrenci sayılırım ama olsun… Başardığım için mutluyum. İçimde kalan okuma duygusunu çocuklarımın okumasıyla bastırdım o zamanlar… Şükür hepsi üniversite mezunu oldular. Güzel işler başardılar, uluslararası bir sosyal bilgi paylaşım sitesi olan www.inploid.com’u kurdular. Okuldan bahsetmişken bizleri bu günlere hazırlayan elleri öpülesi öğretmenlerimizi anmadan geçmek olmaz. Öğretmenlerimizden çoğu çoktan vefat etmiş, Allah rahmet eylesin. Bizlerde çok emekleri vardır. Onları çok özlüyoruz, mekanları cennet olsun.
Sağ olsunlar öğretmenlerimiz biz ilkokuldayken her sene; yılsonunda okula fotoğrafçı getirirlerdi. Yılsonunda sınıfı toplarlardı, topluca resim çektirip her birimize verirlerdi. Oysa şimdi öyle mi? Şimdikiler çok şanslılar, bizler bir tane resim çektirirken bile düşünürdük “acaba alabilecek miyim, parasını ödeyebilecek miyim?” diye…
Fotoğraflara öyle dalmışım ki çalan kapı zilini bile duymadım.:):):) Çok iyi oldu aslında hepsini andım. Hatta bir tanesi geçenlerde facebook’ta bulmuş beni çok sevindim. Eskileri yad ettik, arkadaşlarımızdan bahsettik; neredeler diye… Öğretmenlerimin tümünün isimleri hala aklımda; unutmamışım. Ne mutlu bana demek ki, hakikatli bir insanmışım.
Gerçekten; ne zaman memlekete gitsem, bütün komşularımızı ziyaret ederim. Herkesin hatırını sorarım. Eskiden mahallemizde yaşayıp sonradan taşınanları bile sorarım. Eğer herkes benim gibi davransa; insanlar hiç yalnız başlarına kalmazlar. Bu gençliğin yaşlılığı da var. Hiç aklımıza gelmezdi, yılların böyle acımasızca bedenimize hoyrat davranacağını, yılların izlerini yüzümüze bu kadar çabuk yansıtacağını. O zamanlar aklımız bir karış havadaymış meğer… Ne çabuk geçmiş seneler… Oysa daha dün gibi hatırlıyorum, okul arkadaşlarımı hala ilkokul 1′inci sınıftaki toplu sınıf resmimizi saklarım. Arada bir baktığımda bütün arkadaşlarımızı anarım. “Acaba şimdi ne yapıyorlar, neredeler?” diye her zaman düşünürüm. İnsan gerçekten çocukluk arkadaşlarını, komşularını unutmamalı… Ne kadar uzakta olsak da, onları her zaman düşünmeli, hatta mümkünse özel günlerde aramalı ki; arada kopukluk olmasın değil mi? Böyle diyorum ama kaçımız bunu yapıyoruz.
Hayat zor, çileli, hüzünlü, yıpratıcı, geçim kaygısı hepimizin başında ama yaşamla baş etmek zorundayız. Mademki; bu dünyaya gelmişiz, günahıyla, sevabıyla hayatta kalmaya, sağlıklı ve uzun ömürlü bir hayat sürmek için mücadelemizi elden bırakmamalıyız. Sağlıkla kalın.






Son yorumlar