Bir adam seversiniz, onu gözünüzde büyütür, odalardan aynalardan taşırır, pohpohlar, pışpışlarsınız, kendinizi esirgemeden içten bir şekilde karşılıksız sever, onu dünyanızın merkezi ilan eder geri kalan her şeyi ayrıntı kabul edersiniz.
Adam enteresan bir şekilde “ben neymişim yahu” diye ilk başlarda gördüğü bu yoğun ilgiye şaşırırken, ilişkinin ilerleyen zamanlarında burnundan kıl aldırmayacak kadar kibirli, megaloman ve bir o kadar da egoist olmuştur. İlk zamanlarda “ben ne kadar şanslı bir adamım” diye düşünürken kafasına saksı düşmüş sonrasında ise hafızası silinmiş gibi davranıp “Ya aslında düşünüyorum da, tamam iyi kız, hoş kız ama ben bu kıza fazlayım ya.” triplerine girip ikame edilebilir mallar arasına koyuverir sizi.
Bu noktadan sonra bunları yapan hatunlara söylenebilecek tek cümle “hadi size geçmiş olsun”dur. Siz aramadan aramayan, sormadan sormayan, sizinle buluşması çok da şart olmayan nur topu gibi bir sevgiliniz olmuştur.Bu size müstehak mıdır? Tabi ki de müstehaktır. Ve ben sırf bu yüzden; bu adamın kabasını tempra gibi kaldıran, yemeyip yediren, içmeyip içiren, sevgi manyağı yapıp adamı olağan kalıplarından çıkartıp, inanılmaz bir özgüven yüklemesi yapan, aşkla şapşallaşan kadınları ayakta alkışlıyorum.
Bana inanın herkesin kapasitesine göre taşıyabileceği bir değer, kaldırabileceği bir aşk vardır. Adamlara fazla ilgi gösterip onları ne oldum delisi etmeyin. Yazıktır, günahtır onları kendilerinden geçirip maymun, kendinizi ise şebek etmeyin. Değer verdiğiniz kadar, başkalarının gözünde ve tabi ki en başta kendi gözünüzde değerli olmayı da bilin…
Bazı şeylerin gitmesine izin vermek işte bu nedenle çok önemlidir !..onları serbest bırakmak, gevşek olanı kesmek..! İnsanların hiç kimsenin işaretli kağıtlarla oynamadığını anlaması gerekiyor !..bazen kazanırız ve bazen de kaybederiz ; hiçbir şeyi geri almayı bekleme, yaptıkların için takdir edilmeyi bekleme, ne kadar zeki olduğunun keşfedilmesini bekleme ya da aşkının anlaşılmasını..daireyi tamamla, gururlu, yetersiz ya da kibirli olduğun için değil, sadece artık onun senin yaşamında yeri olmadığı için ; kapıyı kapat, plağı değiştir, evi temizle, tozdan kurtul..! geçmişte olduğun kişiyi bırak ve şu anda kimsen ‘ o ‘ ol.. “Paulo Coelho”






Haziran 18th, 2011 on 21:39
Haklısınız elif hanım ama bunun tam aksinide düşünürsek, tam terside oluyor.Bazen öyle erkekler varki, eşine tapar ama eşi ona kıymet vermez umursamaz ,aşağılar sürekli, böyle kadınlarada aynen dediğiniz gibi yapmalılar. herşey eşit olmalı…dört dörtlük ev erkeğidir ama hanım bunun farkında değildir.böyle kıymet bilmeyenlerede dersini dediğiniz gibi vermek lazım..yazılarınızı beğenerek takip ediyorum. Kaleminize sağlık.
Haziran 19th, 2011 on 14:28
Allah herkesi kıymet, değer bilenlerle karşılaştırsın. çok teşekkürler güzel yorumunuz için