Beynimi söküp yerinden, üstünde iyice bir tepinesim var. Düşünüp düşünüp işe yarar bir şeyler bulamadıktan sonra, düşünmek ne boka yarar. Her şeye bir adım yakın ama yine her şeye bin adım uzağım. Yaşadığım orta yaş bunalımı mı nedir anlamadım. Orta yaşında bunalanlar varsa ve de yardımcı olurlarsa cennete giderler, dua ederim.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Bu aralar Feridun Düzağaç  dinliyorum gün boyu, manyak duygusal durumdayım. Ota boka ciddi derecede hüzün yapıyorum ve bana batan her şeye yatay geçiş yapıyorum. Tüm batıklarımla yatıyorum. Güven duygum eksi sıfır mesela… ulan nasıl bu hale geldi bu duygu, insan hiçbir şeye güvenmez mi… Vay a.q. evden işe işten eve giden hücreli ve nefes alan modern zamanların insan görünümlü makinasıyım, ha! arada bir kaçan otobüse küfretmesem yaşadığıma dair bir ses olmayacak.

İç hesaplaşmamda hesabını ödemeyenlerin hiçbiri sağ kalmayıncaya kadar tüm yaşadıklarımı, şahit olduklarımı, aklımdakileri kurşuna dizsem ve peşinden ben dizilsem o kurşunlara diyorum, kutu biraları bu cinayetlere meze ederken.

Lütfen beni olabildiğince saçmala hayat, ben bunu hak ediyorum, saçmaysam varım.

Benzer yazılar

  • 28 Mart 2011 -- Bilinçaltı serzenişleri 9 (0)
    Bilmem kaçıncı defadır Küçük İskender’in “Küflü Prens” şiirini okudum ve yine aynı yerden… bam telimden aynı nota çıktı, dehşet bir hissediş ve oldukça travmatik bir sarsılışı yaşadım. Şiirde en beğen...
  • 08 Mart 2011 -- Bilinçaltı serzenişleri 8 (1)
    Öğlenden azıcık sonra uyandım, kahvaltı yapmadan hemen şarapçı paltosu ismini taktığım, giydiğimde köprü altında yaşayan isimsiz bir şarapçının ruhuna büründüğüm paltomu giydim ve bir avuç fındık al...