Kapımızın zili çaldı. Gelen aynı binada oturduğumuz bitişiğimizdeki boş dairenin sahibi yaşlı teyze idi. Kapıyı açar açmaz bizim hanımla başladılar konuşmaya;

-Kızım emekli olmuşsun. Hayırlı uğurlu olsun. Bak bizim çocuklar sizin bitişik daireyi satıyorlar. Gelin alın onu. Oğlun var kızın var. Yarın bugün oturtursun oraya. Araya da bir kilim atarsın ayakkabı bile giymeden girer çıkarsın.  Siz almazsanız eğer bakarsın huysuz, geçimsiz birisi satın alır. Yok, takırtı oldu, yok tokurtu oldu diye kapınıza dayanırlar. Sonra huzurunuz kaçar, ağzınızın tadı bozulur. Beni dinleyin. Hem sizi tanıyoruz. Ben çocuklar ile görüşüp daha uygun almanız konusunda size yardımcı bile olurum dedi ve gitti.

Ailecek görüşmediğimiz fakat karşılaştığımızda selamlaşıp ayaküstü sohbet ettiğimiz yaşlı teyzenin bizim ev alma niyetimizi bilmediğini sandığımızdan açıkçası böyle bir teklifi ondan beklemiyorduk. Duyunca  şaşırdık!  Ortam falan mı dinleniyor acaba diye de biraz şüphelendik:))

Efendim hanım emekli olmuş ikramiyesini almıştı. Birazda kenarda birikimimiz vardı. Bunu bir şekilde değerlendirecektik. Bir dükkân açsak batırma ihtimalimiz kuvvet ve muhtemeldi. Çünkü ticaretten hiç anlamazdık. Diğer yatırım araçlarından da. Yanlış bir adım ile maazallah yirmi yıllık birikimlerimizi tek kalemde kaybedebilirdik. Onun için hanımla aramızda konuşup en iyisi biz bir daire alalım diye bir karar almıştık. İşte yaşlı teyze sanki bizim bu kararımızı ya gaipten öğrenmiş ya da “ bunlar bu yaştan sonra ticaret micaret yapamazlar, zaten hem elleri açık hem de yufka yürekliler üstelik memur kafalılar onların elinden başka bir şey gelmez, şimdi hanımı da emekli oldu bunlarda para vardır burayı satın alabilirler” diyerek bir öngörüde bulunmuş, kapımızın zilini çalmıştı.

Doğrusu bunu pek anlayamasak da  o gittikten sonra  teklifini yinede aramızda konuşmaya başladık;

-Ben bu işe sıcak bakmıyorum bey dedi hanım. Yarın bugün çocuklar evlenip otursa öyle dip dibe olsunlar istemem. Hem belli mi olur oğlum otursa gelin hanım çok iç içeyiz diye istemez:))) Oğlum oturalım diye diretir, gelin hanım ben her gün senin annenin yüzünü görmek zorunda mıyım der aralarında bu yüzden maazallah bir tartışma çıkar. Kızım otursa belki damat öf ya her gün kaynanamın yüzünü görmek yok mu diye içlenir kızımla huzursuzluk yaşarlar:))) Aslında her işlerine burnunu sokan hiç de öyle sevimsiz bir kaynana olmam. Ama olsun yine de yok bey yok ben istemem:))) Azıcık şöyle uzaklardan alalım diyerek bitişik daireyi almamıza sıcak bakmadı. Ben ise çekimser kaldım. Ve sonunda daireyi satın almaktan vazgeçip başka bir yerden aldık.

Aradan bir süre geçti. Daire satıldı. Şimdilerde iyi ki daireyi satın almamışız diyoruz kendi kendimize. Hayırdır kötü bir şey mi oldu? Yoksa dairede bilmediğiniz bir sorun vardı da o mu ortaya çıktı gibilerinden bir soru aklınıza gelebilir. Ama öyle değil. Daire satıldıktan sonra bir sorun çıkmadı. Fakat biz o evi satın almış olsaydık eğer hem hanımın kafasındaki ileriye dönük soru işaretleri ortadan kalkmayacaktı:)) Hem de sağ olsunlar  çok iyi komşuluk ilişkileri içinde olduğumuz (Allah muhabbetimizi bozmasın) değerli Kocaman ailesini tanımamış olacaktık.

Saygılar

İlginizi çekebilir

  • 07 Mayıs 2011 -- Canım annem… (2)
    Neden büyüdük ki, oysa küçük olmak güzelmiş sorumluluk olmayınca hayat çok kolaymış... Hani hep derdin ya Annem, el kapısı var kızım İnsanı, iğnenin deliğinden sokarlar da çuvaldızın deliğinden çık...
  • 27 Mayıs 2011 -- Dört Eş’le Yaşam… (0)
    Sibel Üresin ismi gündemi  meşgul ediyor;  malum açıklamaları yüzünden. Çok eşliliğin dinimizde olduğunu söyleyen Üresin, bunun yasal olmasının gerektiğini ve dayanaklarını kendince açıkladı .Toplumda...
  • 10 Nisan 2010 -- 2010 Blog ödüllerinde oylama süreci başladı (19)
    Topluluk blogları kategorisinde baygri.com olarak katıldığımız 2010 Blog Ödülleri yarışmasında oylama süreci başladı. Yarışmaya herbirine yoğun emek harcanmış yüzlerce blog katılmış. Bay Gri.com olara...
  • 16 Temmuz 2010 -- Erkek beyninin sanatsal ikna manifestosu (6)
    *40 çeşit salata bilirim, mesala böğürtlenli pırasa salatama bayılırsın ben bide ona paraguay usulü mantar sosu katıyorum varya lezzette şampiyon, tatmanı isterim. *Malezeyalı bir hocadan 2 ay masa...
  • 26 Kasım 2009 -- Ne gaza gelirim ne yola (1)
    Sizler beni okurken, ben yollarda olacağım. Ya da gideceğim yerde. Eğer Allah isterse. Yani kısmetse.   Öncelikle hiç bir yazımı siyasi yanımla yazmam. Her söylediğim, yaptığım, yaşadığım ve tabi ki...
  • 15 Mart 2009 -- Görmeden sevdim ben seni (3)
    Senin resmini çizdim hayalime sevgilim Dünüm, bugünüm, yarınım, düşlerim her şeyim.. Görmeden sevdim ben seni… Sesini duymadan tenini hissetmeden sevdim… Gözlerinin rengini saçlarının ahengini b...