Bir tanıdığımız olan emekli öğretmen Hasan hoca aradı. Sağlık problemleri olduğunu ve bir hastanede tetkik yaptırdığını, doktorun ameliyat olman gerekir dediğini, bu yüzden tedirgin olduğunu ve birde benim çalıştığım hastanede tekrar muayene olmak istediğini söyledi. Bunun üzerine bende randevusunu aldım. Muayene ve endoskopik  işlemi yapıldı. Cerrahi müdahaleye gerek kalmadan rahatsızlığı giderildi. Yalnız patoloji sonucuna göre doktor, önce iki ay, sonra ise yılda bir defa kontrol amaçlı kolon tetkikinin yapılması gerektiğini söyledi. İki ay sonra ikinci işlemi yapıldı ve herhangi bir hastalık izine rastlanmadı.

Hasan hoca ilk muayeneden sonra kendince rahatsızlığını araştırmış ve bu yüzden kafası oldukça karışmıştı. Belli ki ilk muayene olduğu doktoru onu yeterince aydınlatamamıştı.Son işlemini yapan doktoru her şeyi açık açık anlatınca iyice rahatladı. Bunun üzerine bana teşekkür üstüne teşekkür etti. Bende “yahu Hasan hoca sağ ol da ben bir şey yapmadım ki her şeyi doktor hanım yaptı, seni o tedavi etti, ona teşekkür et “dedim. O da” olsun ben doktor hanıma da teşekkür ettim ama sen olmasan ben bu rahatsızlığımı bu kadar kolay atlatamazdım” dedi. Ayrıca ne zaman emekli oluyorsun? Sakın olma ha dedi. Niye ? Dedim.  ”Ben şöyle iyice bir iyileşeyim ondan sonra ol”  diyerek şaka yaptı. Bende” tamam hocam “dedim aramızda gülüştük.

Sağlık problemini atlatan Hasan hoca rezervasyon yaptırmış, ailesi ve çok sevdiği torunuyla üç beş günlüğüne bir tatile gidecekti. Tüm hazırlıklar yapılmıştı. Ama gidemedi. Tatile değil de hastaneye gitti. Tatile çıkacakları günün sabahı olmadan gece düşüp bayıldı. Apar topar ambulans ile hastaneye götürüldü.  Sağ tarafına felç inmişti. Şimdi ne konuşabiliyor, nede hareket edebiliyor…

Oysa daha bir hafta önce hastaneye yanıma gelmişti. Huzurlu, mutlu ve sağlıklıydı. Bu olayı duyunca ne diyeceğimi bilemedim. Çok üzüldüm. Hayat bu işte insanoğlunun başına neyin ne zaman geleceği hiç belli olmuyor.

Hasan hocaya acil şifalar diliyor,  bak hoca ben de sen iyileşmeden emekli olmuyorum, senin iyileşmeni bekliyorum ona göre azmini kaybetme diyor dualarımı gönderiyorum.

İlginizi çekebilir

  • 03 Ağustos 2011 -- Yıllar gitmeyin ne olur (0)
    Çıkmak istiyorum o kapıdan içime doğdu sanki düşüşüm kendimi attım o kör çukura çıkmak istiyorum ama çıkamıyorum Yıllar! Durun gitmeyin ne olur henüz hayallerimi vermediniz siz kendinizi ne sa...
  • 22 Ekim 2010 -- Çirkin Çocuk Günceleri – 2 (2)
    Üzerimden attığım yorganın aslında sandığımdan daha ağır olduğunu yatağın içine oturunca anlıyorum. Omuzlarımda ufak bir ağrı var. Ellerimle istemsizce ovuşturuyorum. Kirlenmeye başlamış çarşafa takıl...
  • 02 Temmuz 2009 -- Türk Kızılayı Hedef 25 Ulusal Fotoğraf Yarışması (0)
    Ülkemizde kan bağışının önemini aşılamak ve bilincini artırmak için Türk Kızılay'ı tarafından düzenlenmiş olan, Türk Kızılayı Hedef 25 Ulusal Fotoğraf Yarışması'nı sizelere duyurmak istiyorum. Yarı...
  • 28 Eylül 2010 -- Yapabileceğim sadece bu (9)
    İki ayrı coğrafyanın ortasında kalmış hüznüm vardı benim Ağır aksak yürüyüşler gibi içimi acıtan hayat ıskalarım Sevgisizlikten  çatlamış insan  kalplerinin ortasında unutulmuş derin bir yalnızlık ...
  • 02 Ekim 2009 -- Müdahale açılımım (0)
    Bu güncel bir haber açılımı filan değil. Bu benim müdahaleyi algılama açılımımla ilgili bir yazıdır...   Hiç bana göre değil müdahale. Görmek de etmek de. Ama bu çocukluğumdan beri böyle. Yeni bir ş...
  • 23 Temmuz 2010 -- Öyle bir gülüş vardır ki (4)
    Öyle gülüşler vardır ki, Bir gülüş hayata döndürür. Öyle çok gülüşler vardır ki, Yaşlandırmaz da yüzde izi oluşur. Öyle bir bakışlar vardır ki, Kalbini deler de geçer. Öyle bir bakışlar vardır...