İlk gelişini büyük heyecanlarla karşıladığımız yüreği,
hüzün yüklü bir gemiyle…
Bilinmeyen açık denizlere uğurlarken.
Aslında..!
Onu deli gibi merak edeceğini bilirken.
Deli gibi özleyecekken.
Hatta deliler gibi seviyorken.
Yüzüne dokunduğun anda,
elinde kalan sıcaklığı.
Hala seni terkedip gidememişken.
Hatta parmak ucunda kor gibi yanarken.

Tüm faili meçhul gidişlerde, fatura…
Onun bilinmeyen adresine kesiliyorken.
Nabız atışlarındaki zaman,
tastamam onun gidişinde duruyorken.

Gittiğinde..!
Lanet bir acil hastane odasında…
Komalık vaziyette,
iliklerindeki kanı boşaltıp
insanların canına okuduğu,
lekeli bir yatağa canını bırakıyorken.
Aslında onu ölüyorken…

O kadar çok yoruluyordum ki; diye,
gırtlağından duyulmayan bir sesle bağırıyorken.
Senin her gidişinde.
Dilim dilinde takılı kaldı.
Dur gitme.
Demeler lugatımdan kalktı.

Elim seni başka mekanlara uğurlayıp.
Yabancı aşk hikayelerine gönderemez iken.
Kasığımın düşük yapan sancıları,
kontrolünü kaybettiği yerden toplanıp.
Yeni bir hayatı,
tekrar tekrar var edemeden.
Suyunu boşaltıp boğulmayı seçti .
Lanet olsun..!
Babam bana yüzmeyi niye böyle, yarım yamalak öğretti ki;

Ağlamayacağım diye söz verdiğimde.
Çocuk halimle de cayardım.
Büyüdün dediler…
Hani nerde?
Köpek gibi İtatkarlığından cayamadım.
İnsanda kalamadım.
Ruhumun kendinden utanıp cayan haline,
trans halinde tövbeler ederek baktım.

Sana bağlı gidişlerde,
oturup bir sokak yalnızlığında
Tanımadığım insanlara seni anlatıp.
Olasıdır.
Her seferinde ,
İlk terkedilişin acısında ağlarım.

Ben…
Seni…
Severken…
Kendimden hep caydım
Babam gibi hep canımı yakana, kaydım.
Ölü hücrelerimi yenilemeyi vaddettiklerinde,
daha fazla eskiyip yaşlandım.
Yaşlandığım kadar oturup.
kıç üstü becerilmişliğimle,
söyle nasıl?
Ağlardım
Ağlayamadım…

Aslında…
Giden gelen trafiği masrafsız tek kişilikti.
hep aynı kişiye biletler kesildi.
Hep aynı kişiye gönlümde yataklar serildi.
Gebere gebere…
Ben hep aynı adamı sevdim …

Eli olmadığı halde,
elimi ısıtan bildim.
Ağlayan yanlarımıda,yağmurdan bildim.
Başkalarının yanında verilen molalarda
Geç kalacağım diye diye…
Kendimi suçlu bildim
Ben onu…
Yasama,
yürütme,
yargı organlarıyla değil.
Adaletsizce Kalbimle sevdim .
Müebbettir…
Cezamıda pek tabi bilirim.

İlginizi çekebilir

  • 04 Nisan 2009 -- Aşk acısı nasıl geçer? (184)
    Aşk acısı çeken bünyelere bazı tavsiyeler yazacağım, 36 yaşın verdiği tecrübe, arkadaşlarımdan duyduklarım ve okuduklarımın örtüşmesiyle ortaya çıkan, denenmiş ve başarı oranı yüzde 78 olan bu 8 madde...
  • 31 Ocak 2009 -- Bir öndeyişin tılsımında kaldı herşey‏ (0)
    Bir "öndeyiş"in tılsımında kaldı herşey,..artık gidecek yerim de yok, oradasınız; çakılı durarak zamanın toprak altında yangından kalan yerlerinizi kemirdiği yerde.. ÖMRÜMCE KENDİMİ HEP SÖZDE B...
  • 14 Eylül 2010 -- Aşk nedir, ne değildir (3)
    Hafta sonu gazeteleri karıştırırken” Büyük aşk karakolda sonlandı, bitmez denilen aşk tek celsede bitti “ diye atılan başlıklar dikkatimi çekti. İnsan bu başlıkları okuyunca; Nasıl olur! Aşk bu kadar ...
  • 28 Ekim 2010 -- Gülmek herkese yakışır (0)
    Geceleri depreşir insani duygular, gündüzleri sefaletimizin gölgesinde uyuklarız. Yaşamın yaşanılası yanlarına çizikler atar tırnaklarımız, gülücükleri gözyaşlarıyla kaçırır bakışlarımız. Sevgiye kuca...
  • 25 Mart 2011 -- Yüreğim kadardı… (0)
    Hiç gitmem sanıyordun değil mi... Hep seninle kalacağımı, senden hiç vazgeçmeyeceğimi... Hatta sen ne yaparsan yap görmezden gelip sabredeceğimi düşünüyordun... Aklının ucundan bile geçmiyordu değil m...
  • 29 Aralık 2009 -- Rahat nefes için (6)
    Bu aralar, insan bünyesinde, en çok koku almamızı sağlayan burun ile ilgili bilgiler ilgimi çekiyor doğal olarak. Bildiklerimi sizinle de paylaşmak istiyorum.   Burun spreylerinin dokuları kü...