Bay Carter, vicdanın insan psikolojsi üzerinde ne denli korkunç uçurumlar oluşturabildiğini kanıtlayan Pulitzer ödülüne layık bulunan değerli bir fotoğraf sanatçısıdır. Pek çoklarımızın bildiği ünlü anı fotoğraflayan Kevin Carter, bir akbabanın açlıktan ölmek üzere olduğunu anladığı ve ziyafet için beklediği bebeğe, yardım etmeden uzaklaştığı için, merhametsizlikle suçlanmıştı. Büyük eleştiriler alan Kevin Carter, “Ben orada fotoğraf çekmek için bulunuyordum, yardım etmek gibi görevim yoktu” diyerek kendisini savunmuştu. Sonrasında girdiği ağır vicdan azabıyla aynı sene kendisini zehirleyerek öldürmüştü.
Bu üzücü olayla; insanlara oralarda açlığın ne derece vahim seviyede olduğunu fotoğraflayan bay Carter, intiharıyla da vicdanın insana, ne denli delice acı verdiğini de kanıtlamıştır. Peki yardım etmedi diyerek acımasızca eleştiren çevre, sonrasında kendi yardım elini uzatmış olabilirmi? Elbette bu sorunun cevabı hayır. Evet olsaydı, oralarda hala aç insanlar bulunuyor olmazdı. Çünkü eleştiri tüm dünyadan ve güçlü bir şekilde gelmişti… Ve şimdilerde bu güçlü sesin sahibi ülkeler, kitleler halinde şişmanlıyorlar…
Kuran-ı Kerim’de ve hadislerde malın, sadaka verildiğinde arttığı defalarca vurgulanmış. Fitre, zekat verildiğinde Ramazan bereketinin nasıl arttığına şahit, güzel memleketim insanları. Ve sadakanın da malı koruduğunu ve arttırdığını elbette biliyor. Evet ama, peki ya israf? Bu konuyu biraz araştırdım. Haber ajansının bir haberine göre Türkiye, her yıl 100 milyar dolarlık israf yapıyormuş. Habere göre Türkiye tek cümleyle bir savurganlıklar ülkesi. PLATİN’in araştırmalarına göre ise; bir günde çöpe attığımız ekmek sayısı 6.1 milyon adet. Bu da yıllık; 450 bin ton buğdaya denk geliyormuş… Ne kadar üzüntü verici…
Aynı tastan çorba, aynı tabaktan salata yemeyi bıraktığımızdan beri, tabağımızda kalan yiyecekleri çok kolay döker olduk. Önümüzdeki pişmiş pirinç tanelerini sıyırmaya tenezzül etmediğimizde, Afrika’da açlıktan yerlere dağılmış buğday tanelerini saatlerce toplayıp, kuru kuru yemeğe çalışan minik çocuğu hatırlayalım lütfen.
“Bardağı ağzına kadar doldurup dibinde bıraktığımızda ve kalan suyu döktüğümüzde, Darfur’da çamurlu suları içerek yaşamaya çalışan insanları düşünelim.”
LÜTFEN İSRAF ETMEYELİM. “Yiyin için fakat israf etmeyin. Allah israf edenleri asla sevmez” Araf suresi 7. ayette belirtilen, o sevilmeyen kullardan olmamamız dileğimdir…










Ağustos 8th, 2011 on 23:37
bende ülkemizdeki duygu sömürücüsü dilencilere seslenmek istiyorum.afrikadaki bu aç ve çaresiz insanları görüpte durumuna şükretmeyip cami avlularında ve ev ev dolaşarak dilenenlere sesleniyorum el insaf ülkemizde afrikadaki gibi bir felaket yok allah a şükür bırakın bu dilenme huyunu gerçekten muhtaç olanlara devlet imkan sağlıyor.ayrıca bir günlük yiyeceği olanların dilenmesi haramdır.sizler dilenerek bu gerçek açların rızkını çalıyorsunuz.haydi mümin kardeşler yardımlarınızı gerçek aç lara afrika ya gönderin göz görüyor devletimiz ve sivil toplum örgütlerimizde yardım imkanı sağlıyor yardımlar duygu sömürücülerine değil somaliye
Ağustos 9th, 2011 on 11:22
Ayhan bey; değerli yorumunuz için çok teşekkür ediyorum. Dilenci konusuna eğilmeniz iyi oldu. Bu konu ile ilgili bir tecrübemi paylaşma imkanı verdiniz bana.
Üsküdar Altunizade de otoyol köprüsünün üzerinde temizce yüzlü bir kadının dilendiğini gördüğümde içim parçalanmıştı. Mavi gözleri, beyaz teniyle diğerlerine hiç benzememesi beni şaşırtmıştı. Eğildim ve konuşmaya başladım. Tatlı bayanın kucağında tıpkı kendisi gibi tatlı bir bebek vardı. Neden dilendiğini öğrenmeye çalıştım. Korkuyla sürekli etrafına bakıyordu. Başta ısrarla çok zor durumda olduğu için, ev sahibi atacak vs.. anlattı. Ancak sonunda ağzından lafı almayı başardım. Dilenmiyor, dilendiriliyormuş.
O günden sonra asla dilencilere para vermedim. Çünkü biliyordum ki, merhametimizi açıkça suistimal edip, çete halinde bir kazanç kapısı oluşturmuşlardı. Zaten onlara verdiğimiz bir kaç kuruş, sadaka olarak geçmiyormuş Allah katında. Sadaka, Kuran’ı Kerime göre; istemeye utanan (Bakara 273), vakur ihtiyaç sahiplerine, her ay düzenli olarak ve belli miktarda yapılan hayırmış. Karşılığının sadece Allah’tan beklendiği bir hayır…
Temmuz 31st, 2011 on 14:02
Fotografı bir yerde görmüştüm de hikayesini bilmiyordum.Yazınız benim için hem bilgilendirici oldu hemde Ramazan öncesi farklı duygular yaşattı bana. Teşekkürler Nesrin hanım.
Temmuz 31st, 2011 on 15:06
Yazımı okuyup, duygularıma ortak olduğunuz için, asıl ben teşekkür ederim Selami bey… Hem size, hem Ebru hanıma, hemde okuyarak, gönülden yardım etmek hissine bürünen herkese…
Temmuz 30th, 2011 on 15:04
Okurken içim sızladı Nesrin hnm bugün haberlerde somalide kıtlık yüzünden günde 50 çocuğun hayatını kaybettiği haberiyle içim yandı.Hepimizin sofrasında bir kişiyi fazladan doyuracak kadar yemek oluyor çok şükür bu güce sahibiz keşke o çocuklar o insanlar evlerimize misafir olabilse onları iyileştirip yeniden eski sağlıklarına kavuşturabilsek.Aklıma bunun gibi bir sürü fikir geliyor fakat gerçeği hatırlamak daha da üzücü yıllarca sömürülen bu ülkenin adını bu yaşıma kadar hep açlık ve kıtlık haberlerinde duydum.
Elimden geldiği kadar yardım göndermeye çalışacağım bu konuda işini çok titiz yapan yardım kuruluşları var.
Ben yeri gelmişken şunu da söylemek istiyorum kurban bayramında Allaha olan ibadetini yerine getirmek için kurban kesen müslümanlar lütfen dolaplarınızı doldurmak yerine yılda bir kez bile et yiyemeyen insanları düşünün.
Yurt dışında halkı zor durumda olan bir sürü ülke var o ülkeye gönderebileceğiniz bir kurban size hem ibadetinizin sevabını hem de zor şartlarda yaşayan insanlara bizi de hatırlayan birileri var düşüncesini yaşatacaksınız..iyilik yapmanın sınırı yok yeter ki isteyelim.
Ve biraz empati lütfen aç olan biz yada sevdiklerimiz olsaydı ??
Duyarlılığınızdan dolayı sizi kutluyorum bu toplumda hala vicdan taşıyan insanların olması ümit verici teşekkürler Nesrin hanım elinize yüreğinize sağlık.
Temmuz 30th, 2011 on 17:51
Bu etkileyici yorumunuz için çok teşekkür ederim Ebru hanım. Sunduğunuz seçeneklerde öylenise yardımseverce ki, umutlarıma umut kattınız.
Bu sene en şiddetli kıtlığı yaşayacak olan Afrika ülkelerine tüm dünyadan yardım gideceği konusunda umut dolu haberler alıyorum. Bu birliktelikte eminim en kocaman yürek, ülkemizinki olacaktır. Herzamanki gibi. Tüm dünyaya yardımseverliğin ne olduğunu, karşılıksız iyiliğin ne olduğunu öğrettik senelerce. Bu sebeple Rabbim ülkemizde yaşayan hiç kimseye açlık, yokluk, yalnızlık, sevgisizlik yaşatmasın diliyorum.
Temmuz 30th, 2011 on 21:25
Ben teşekkür ederim Nesrin hanım
Umut bizimle yaşar bizimle ölür unutmayalım biz varsak o da var olacaktır.
Sözleriniz beni çok duygulandırdı tam da ramazanı karşılamaya hazırlanırken sofrasında ekmek olmayanları hatırlattığınız için Allah sizden razı olsun.Milletçe cömertliğimizi göstereceğimizden en ufak şüphem yok çok şükür parayı ve varlığı sadece bir araç olarak gören insanlar yaşıyor bu ülkede.Dilerim ramazan bütün insanlığa hayırlar getirsin iyilik köprülerimiz yüreği kavrulanlara kadar ulaşsın.
Temmuz 31st, 2011 on 10:10
Yüreği papatya bahçesi ülkem insanlarının, Japonya depreminde yaptığı dikkate değer yardımlarının, Japonlar üzerindeki etkisini eklemek istiyorum Ebru hanım buraya:
“- Biz gücümüzün ve kuvvetimizin ne kadar olduğunu biliyorduk. Allahın gücünün de ne olduğunu gördük
- Şimdi japonlar diğer milletlere karşı daha fazla nasıl iyilik yapabiliriz düşüncesindeler.
- Başta Türkler olmak üzere müslümanların diğer milletlere karşı ne kadar hassas anlayışlı nazik ve cömert olduğunu gördük
- Yardımların devlet ve hükümet katından ziyade doğrudan halkın insiyatifinden ve sivil katmandan gelmesi çok dikkate değerdi.
- Biz japonlar çok şey kaybettik ama çok şey öğrendik
- Allah kimseye bir daha böyle felaket yaşatmasın
Prof.Dr. Sasaki
Ortadoğu ve Türkiye uzmanı
Japonya Başbakan Danışmanı” ve amin diyorum…
Temmuz 31st, 2011 on 22:17
İyiliğin sınırı yoktur ve biz azmettikçe önümüze güzellikler serilir işte milletimizin yüreğindeki güzelliğin başka yüreklerdeki yansıması..Bu nasıl güzel bir duygudur Nesrin hanım insan gözyaşlarına hakim olamıyor.
Yine sayenizde okuduğum bu güzel ayrıntı için size çok teşekkür ediyorum.
Büyük bir duygu yoğunluğuyla girdiğim Ranazan ayında insanlığın barışa ve huzura kavuşmasını diliyorum.
Yüreğinize sağlık.
Ağustos 1st, 2011 on 10:58
Güzel, duygulu, etkileyici yorumlarınız için ben teşekkür ederim Ebru hanım.
Temmuz 31st, 2011 on 22:22
Amin inşaallah