Kalemle işlenen satır arası cinayetlerim vardı,
mürekkep rengi kurgu damlardı ana fikrimden.
Yanlış anlamamayı; “on yanlışta kesin çözüm” kurslarında öğrendim
ama artık çok geç…
Muhtemelen sen bu otobüse fena geç kalacaksın,
pişmanlığa alıştır ayaklarını ve bu otobüs bir daha mayıstan
geçmeyecek, haberdar et bekleyişlerini.
Evet.. bağır rüzgar,
küfret deprem olsun,
sen ağla; gökyüzü boşalsın erik yapraklarının üstüne sarsılarak.
Biliyorsun; ihtiyaç anında beni kırıp dışarı çıkabilirsin,
otuzsekiz sene oldu sadrazamın sol taşağından düşeli,
hiçbir düşüş sadrazamlığımdan kaybettirmez.
Kır beni ve çık dışarı.
Bu otobüs birdaha mayıstan geçmeyecek
ama her seneden bir mayıs geçecek.
Mümkünse sakla biryerlerinde bu yazdıklarımı
ve her mayısta oku…
İlginizi çekebilir
- 14 Mayıs 2010 -- Gelmezseniz taa… (4)
Yaşamaya çalıştığım bu dünyanın başka gezegenlerin cehennemi olduğuna artık kesin gözüyle bakıyorum :) Bu bakış açım size çok kötümser gelebilir ama böyle düşünüyorum...
Yazılarımı takip edenler kı... - 03 Ekim 2010 -- Platonik Saçmalığı (7)
Platonik SaçmalığıBelki de tarihin en başlarından beri olan bir aşktır bu.. O kadar eski ki bu tür, adını ünlü düşünür Platon'dan alıyor biliyor muydunuz? Neyse biraz da platonik aşktan bahsedelim.
... - 29 Haziran 2010 -- Döşü kıllı nadide avukat (4)
Hepimizin herhalde yakından avukat görmüşlüğü vardır. İşte üzerilerinde takım elbiseleri, içlerinde gömlekleri, düzgün bağlanmış kravatları, temiz ayakkabıları, etrafı tarafından kendilerine duyulan s... - 04 Temmuz 2009 -- Tatil (seçenekleri) üzerine güzel bir yazı (1)
Gözlerimizi kapatıp kısa bir süre hayal kuralımmı? Söylermisiniz ilk olmak istediğiniz yer neresi?
Şu anda serin bir yerde hamakta hafif hafif sallanıyor olmak beni mutlu ederdi.Yıldızların aydınla... - 08 Aralık 2009 -- Abimm’i izledim (2)
Başrollerini, Mustafa Üstündağ, Levent Üzümcü ve Selen Seyven'in paylaştığı Abimm filmini izledim. Komedisi de dramı da bol bir film.
Abimm filmi için, sinemaya giderken özel bir heyecan duydum.... - 08 Ekim 2010 -- Vefasız Yar (8)
İşte yine gidiyorsun. Sessizce ayrılıyorsun yüreğimden. Suskunluğunla haykırıyorsun “elveda” diye. Ne de çabuk geçivermiş varlığın. Ne de çabuk bitivermiş zaman…
Daha dün gibiydi gelişin sanki. Han...
Ağustos 9th, 2011 on 01:00
emin ol aklıma geldikçe seni okuyor ve parçaları birleştiriyorum Cengiz eyvallah…
Temmuz 17th, 2011 on 14:05
Yine kelimelerinizin arka bahçelerinde gezme isteğimizi tetikleyen bir yazı…
Mürekkep rengi kurgularınız devam ettikçe; birçok arka bahçenin güzelliğini keşfetmek için şansımız olacak bizim de…
Tüm otobüsleri kıl payı kaçıran, ayakları pişmanlığa çoktan alışmış birçok yüreği buldum yazınızda; kendim dahil…
Teşekkürler Cengiz Bey…
Temmuz 17th, 2011 on 19:22
Analiz niteliğinde ve çok şık yorumlamışsınız, sağolunuz Canan hnm.