İsviçre’deki Alp Dağları’nın ardından, oksijen yoğunluğu açısından dünyada ikinci sırada yer alan Kazdağları, astım hastalarını tedavi edecek.
Kazdağları’nın eteklerinde kurulu olan Altınoluk’ta yapımı biten ve birinci bölümü yakında açılacak olan Astım Hastanesi için, şimdiden dünyanın bir çok bölgesinden hasta ile bağlantı yapıldı. 5 yıldızlı bir oteli andıran Türkiye’nin ilk astım hastanesinde dünyanın zengin astım ve geriatri hastaları tedavi görecek. Hastane faaliyete geçmeden yabancı hastalarla rezervasyonlarını gerçekleştirmiş olan Kanada ve Almanya’daki işçi sendikaları ile dünyadaki sağlık sigortası şirketlerinin aylık 7-10 bin dolar karşılığında hastaneden yer ayırtmış olduğu konuşulmaktadır.
Bu doğal şifa deposunu sağlık turizmine açmaya hazırlanan Altınoluk özellikle astım hastalarının tedavisinde umut olacak”.) Ve böyle ilan edilmişti bu hastane hakkında ama öyle olmadı 10 yıldan beri tıpkı hayalet hastane öylece terkedilmiş insanın içi acıyor… Nasıl bu kadar duyarsızlık yaparlar…Bunca emek, masraf, trilyonları çöpe atmışlar kullanılmayan bina çabuk eskir; öylede olmuş…Çok şaşırdım gördüğümde hayran kaldım hastanenin kurulduğu alana, öyle güzel bir yere konumlandırılmış ki, eğer faaliyete geçse 1 ay içinde tüm yabancı ülkelerden insanlar bu hastanede hava değişimi için akın akın gelirler. Havasını solumak için insanlar sıraya girerler…
Öyle güzel oksijen alıyorsunuz ki… Mis gibi tertemiz havası var… Altınoluk’un… Ama çok yazık yarım kalmış nedeninin sadece şu kadarını biliyorum; Başhekim odası ile diğer odalar ters yapılmış; dediler… köylüler o kadar …. Sadece odalar yüzünden 10 yıldır bekletilmez herhalde devlet neden buna duyarsız kalıyor anlam veremedim. Hayran kalmamak elde değil bu güzelliklerin içindeki bir hastane neden terkedilir. Mutlaka birilerinin duyması lazım… Umarım yakında hastaneye el atarlar ve faaaliyete geçirirler.






Temmuz 22nd, 2011 on 21:57
Bu ülkede bu manzaraları görmeye alışığız para çok işini doğru yapan insan maalesef çok az…Haktır vebaldir diye düşünen vicdan sahibi insan yok ki olanın da sesini kesiyorlar..Acı ama gerçek bizim ülkemizdeki zenginliğin hesabını tutmaya kalksak tutamayız amaaa kimsenin işine gelmiyor.Bu zenginliğin farkında olan sadece etrafımızda bize saldırmak için bekleyen beklerken ağzının suyu akan sırtlan sürüsü.
Güzel bir konuya değinmişsiniz her ne kadar içimiz sızlasa da farkındalık önemli.
Elinize yüreğinize sağlık Fikriye hnm teşekkürler.
Ağustos 2nd, 2011 on 22:27
Teşekkürler, Ebru hanım haklısınız gerçekten çok üzülüyor insan o kadar emek, para çöpe atılmış çok yazık…ülkeizde daha bunun gibi bir çok yerde yapılmış olan inşaat halinde terkedilmiş çok binalar var..