Ne istedim ki dünyadan? Art arda nefes almak mı? Çocuklar gibi koşup oynamak mı? Bilemiyorum. Şimdi düşündüm de bayağı oldu dizlerimi kanatmayalı, yara izlerinden eser yok. Çocukluğumu yitirmişim çoktan. Gideli yıllar olmuş, fark edememişim. Oysa övünürdüm her zaman ‘Ben çocukluğumu delidolu yaşadım’ diyerek. Sen nasıl yaşadın bilmiyorum ama senin de benim de bir çocukluğumuz yok artık. Gençliğimiz de gidiyor ‘Ben gençliğimi hiç yaşayamadım’ diyerek.
Ne istedik dünyadan? Günah mıydı istenilen? Bilmiyoruz. Çoktan unuttuk biz hayatlarımızı riske atmayı. İmkansızı sevmeyi. Uçurumlarda gözlerimizi kapatıp öpüşmeyi… Çoktan unuttuk biz. Unutmayı istemezdik belki ama riske girmek gözümüzde büyürdü her an. Unutmak işten bile değildi hatırlarsan. Bak unutuverdik gitti.
Düşleseydik en azından dudaklarımızdaki korkak tadı. Uçurumlardaki rüzgarın soğukluğunu hissetseydik. Sana uçurum kenarında açan papatyalardan taç yapsaydım. Gökyüzüne sırt dönüp atlasaydık. Beraber ölürdük en azından düşleseydik. ‘Düşlemek çocukken güzeldi’ dediğine göre senin olgun acıların var demek ki. Sana sormak isterim. Sen benden önce kaç uçurumdan atladın?
İlginizi çekebilir
- 28 Ocak 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 28 ocak 2009 part 2 (5)
Aldığım telefonla moralim oldukça bozuldu kızkardeşim ve eşi trafik kazası geçirmişler, allahtan onlarda birşey yok bir hafta içinde kısmetse bebekleri olacak idil bebek gelecek, son kontrol için gitt... - 01 Temmuz 2011 -- Hayatımdan Gönderemediğim (0)
İlk gelişini büyük heyecanlarla karşıladığımız yüreği,
hüzün yüklü bir gemiyle...
Bilinmeyen açık denizlere uğurlarken.
Aslında..!
Onu deli gibi merak edeceğini bilirken.
Deli gibi özleyecekken.
... - 06 Mayıs 2012 -- İnancın ölümü-6 (0)
Kendimi çok iyi denecek derecede tanımıyorum. Çünkü tanımak, bazen bir ömür süren; bir deneyim, bir tecrübe işiydi. Oysa ben hep çocuk kaldım. Düşlerim, umudum ve içimde yarım ve eksik kalan ne varsa ... - 13 Şubat 2010 -- Noktayı sana bırakıyorum (13)
şimdi burada olsa…
konuşmadan,
dakikalarca bakışsak dedinmi hiç?
merak ediyormusun,
bugün ne giydim,
nerelere gittim?
acaba…
seni özlediğimi düşünüp,
iç çekiyormusun?
seni bilmem ... - 30 Kasım 2009 -- Durma Git (2)
Dakikalarıma tutturduğun gülüşlerini hain bir rüzgar savurup çalıyor benden, uzaklaşmaları benliğimden bir şeyler alıp götürüyor.
Ceplerimde senden kalan son resimler, hepsine bir bir karanlık çökü... - 18 Mart 2010 -- Dünya bir öküzün boynuzları üstünde dönüyor (0)
Eskiler "Dünyanın bir öküzün boynuzları üstünde döndüğüne" inanırlarmış, sözünün gerçek anlamı:
"Tarım, öküzlerin sayesinde yapılıyor ve tüm toprağın yükünü öküzler çekiyor, öküzler olmazsa tarım o...
Temmuz 17th, 2011 on 15:23
çok teşekkür ederim değerli yorumlarınız için.İçimden ne geçiyorsa onu yazmaya çalışıyorum.
Sevgiler..
Temmuz 17th, 2011 on 13:30
‘Düşlemek çocukken güzeldi’ dediğine göre senin olgun acıların var demek ki.
Çok güzel bir tespit ve çok güzel dile getirmişsiniz.
Sanırım, büyük hayal kırıklıkları yaşamamak için küçük hayaller kurmayı öğreniyoruz büyüdükçe…
Ve son paragraf… Size “düzyazı yolunda ilerleyin” dedikten sonra bu yazınızı ve özellikle son paragrafı okuyunca “ne iyi etmişim” dedim ve kendi payıma düşen gururu yaşıyorum şimdi…
Kelimelerin kanatladığı bu blogda; kelimelerinizin uçtuğuna şahit olmak… çok güzel…
Teşekkürler…
Temmuz 17th, 2011 on 14:18
Canan hanım, ne kadar güzel analiz etmişsiniz. Size sonuna kadar katılıyorum. Muhammed beyin düz yazıları, şiir tadında ve ılık bir esinti lezzetinde. Ve gerçekten sitemizde kelimeler kanatlı… Tebrik ediyorum sizi Muhammed bey, yazınız çok leziz.
Ancak bir nokta var:
“Sanırım, büyük hayal kırıklıkları yaşamamak için küçük hayaller kurmayı öğreniyoruz büyüdükçe…” demişsiniz ya, bence hayallerimize ulaşma yönündede inatla azmetmek ve çokça dua etmek gerekli. Büyük hayallere büyük çabalar gerek. Sonra bir bakıyorsunuz, neredeyse unuttuğunuz hayallerinize ulaşmanın eşiğine gelivermişsiniz. Yoksa ne için yaşarki insan hayallerine ulaşma sevdası olmasa?
Temmuz 17th, 2011 on 14:35
Nesrin Hanım; cevap hakkım doğdu diye düşünüyorum
Hayaller duygularla alakalıdır oysa başarı hedeflere bağlıdır. Duygu ve gönül kırıklıklarını hafifletmenin yolu küçük hayaller kurmaktan, başarıya ulaşmanın yolu ise büyük hedefler belirlemek ve azimden geçer. Sanırım küçük bir kavram farklılığımız çıktı ortaya. Ama yine de birbirimizi anlıyoruz diye düşünüyorum
sevgiler
Temmuz 17th, 2011 on 14:50
Evet çok haklısınız. Ama hayaller hedeflerin yollar sonundaki kasabaları gibi değilmidir?
Biz yalnızca hayal kurup kurup gerçekleşmesini mi umut ederiz? Oysa vazgeçmemek, hayallere ulaşmak için çabalamak, hedeflere ulaşmak için çabalamaktan farklı değildir.
Hedefler bizi sadece hayallerimize taşıyan gemilerdir diye düşünüyorum. Aslolan hayallerdir.
Temmuz 17th, 2011 on 15:28
Nesrin Hanım;
Bugün çok zengin olacağınızı hayal edin ve oturun dua edin. Ve zengin olma yüzdenizi düşünün… ya da zengin olmanız için neler yapabileceğinizi düşünün, hedeflerinizi belirleyin ve harekete geçin. Ve zengin olma yüzdenizi düşünün…
Ben fikrimde sabitim; hayaller duygulara bağlıdır oysa hedefler gerçektir.
Size sizin cümlenize yakın bir cevap vermek istiyorum: Hayaller hedeflere ulaşacağımız yolculukların tren istasyonları/otogarları/iskeleleridir. Hayal başlangıçtır, aslolan hedeflerdir…
Temmuz 17th, 2011 on 15:59
“zengin olmanız için neler yapabileceğinizi düşünün, hedeflerinizi belirleyin ve harekete geçin. Ve zengin olma yüzdenizi düşünün… ”
Evet işte aynı şeylerden bahsediyoruz. Hedefler hayallerimize ulaştıran yollar. Zengin olmak bir hayalse, zengin olmaya ulaştıran hedeflerde yoldur. Bu yollarda azmetmek, inatçı olmak gerek. Tabi hayaliniz tek kişinin başaramayacağı bir ütopya değilse, hayaliniz gerçekleşir. Ve birde Allah’ın istemediği hiç bir şey olmaz. Bunun için dua etmek te gerekli.
Açıkçası ben asla ulaşamayacağımı sandığım bir çok çocukluk hayalime kavuşmuş durumdayım. Buna elbette önce Allah’ın lutfu, sonra dualarım, azmim..vb ulaştırdı.