Şarkının içinden kaçıp; söz yazarını, bestecisini ve dinleyeni öldürmeye tam teşebbüs eden sesler duyuyorum. Birer bomba gibi patlayan notalardan savrulan şarapnel parçaları kalbime isabet ediyor. Şarkı; bir cinayetin azmettiricisi. Şarkı; eş(ey)siz üreyen, beynimi çoğalarak siken bakteri.
İki kirpinin aşk şöleniydi yaşadığımız; ben her buluşmaya traş olup gelirdim, sıkıca sarılırdık, tüm dikenlerin batardı, canım acırdı, acı canıma acırdı; gözümden süzülen yaşlar için; “mutluluktan” derdim… Gözüme yalan kaçtığını söylemezdim.
Bilim dalı sayılacak ve ders olarak okutulacak kadar yalan biriktirdim, her yalan; bağırsak problemi yaşayan ilişkinin içine sıçılması ile kaoslaştı.
Ve ihanetin resmini çizip kaçarken yalan pembesi bulaştı ellerine. Tuvalde durduğu gibi durmadı pembe ihanette. “Ellere de gülüm ellere, bana vermedin de gittin verdin ellere” gibi anonim bir tekerlemenin basitliği eşliğinde; ellerindeki pembeyi görüyorum. Gülüyorum. Gülmekten ölüyorum. Hatırlıyorum; ben bu filmde çok oynadım da hakkımı yediler.
Benzer yazılar
- 06 Mayıs 2012 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Virüs veri tabanımdan öp (0)
“umut etmek, aslında yavaş yavaş ölme biçimidir” der gözüne toz kaçmış bakış açısı. ve para hayatın içine sızmış kötü huylu kitledir. bir bıçak bir tabanca gibi değildir mesela… tabancanın amacı belli... - 30 Nisan 2012 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Bize Her Yer Consesao (1)
çok kiloluk dambılların suyunu çıkarmış kaslı bünyede, über bir beyin olsa denklem bozulur. hep bir şeyler eksik kalmalı… lağımda gelincik açması gibi bir durum bu. ne güzeldir ilk yarısı dört sıfır b... - 17 Nisan 2012 -- Facia festivalleri (0)
yasal takipler, vergi dairleri, icra daireleri, uçan daireler, sıçan daireler, yalakalıklar, kokuşmuş sistem, kokuşmuş ilişkiler, jiletler, tuzlar, kesici ve delici aletler birliği, diyaframından öptü... - 20 Ocak 2012 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Amuda kalkıp işemek (2)
dilini bilmediğim bir karmaşa ve adını koyamadığım bir yabancılık bu. birkaç ana haber bültenini havaya uçurup trajedi olmalıyım. tüm radyolarda gün boyu tanju okan çalmalı, içimde dört dönen kuduz kö... - 13 Eylül 2011 -- Ay ışığına ayak basan son adam (0)
Güzel şeyler dimağımda dış gebelik yapıyor ve fazla mutlanmadan fark ediliyorum, teşhisim doğduğum gün konulduğundan, usulca kürtajımı oluyorum. Adımın i k i y ü z y i r m i soyadımın p r o m i l old... - 10 Eylül 2011 -- Sana açken hiçbir ekmek karnımı doyurmazdı (1)
Başka hiç kimsede olmadığım kadar sendeydim, bu bir sevi değil; bir keşif, bir tapınma biçimiydi. Göçebe tutkular çadır kurarken yamaçlarıma, ben göbek çukurunda yerleşik aşk’a hayaller uçururdum. Bil...
Son yorumlar