Son/bahardı
Ağaçlar yapraklarını yitirmiş
Hayta çocuklar okullarına başlamış
Yavru kuşlar anne kuşların gözyaşları altında yuvalarından uçmuştu…
Şehir anlamsız/çelimsiz ve başkalarına göreydi
Yoksul evlerin ocağından hüzünlü dramlar tütüyordu
Sokaklar ıslak ve çamurlu
Hava kurşun gibi ve yağmurluydu…
Tam bu sırada/leyleklerin hafta izinli olduğu günde doğdu
Kaderi bu ya;
Doğarken bir hastalık konmuştu başucuna
Ve ömrü boyunca onunla yaşlanacağından habersiz /masumca gü(Ö)lümsüyordu
Ki
Çocuktu/masumdu/saftı…/ farkında değildi
Bu masalı Uzatmak gönül yarasını tuzla yıkamaya benzer
Kısaca üfleyecek olursak memur bey
Hayat ona hiç gün yüzü göstermedi
Yine de direndi cansız manken figüranlığıyla
Kâh ağladı
Kâh savaştı
Okul okudu /burnundan getirip canını okudular
Hayaller kurdu (büyük adam olmak istemiyordu ama/ sadece adam olmak istiyordu) buna bile tahammül edemeyip hayallerinin ırzına geçtiler
Hayatı boyunca hep karşılıksız oldu sevmesi /ve sevdi /ve sevdi /ve hep sevdi
Ama bu sevdaları onu bir hezeyana/bir uçuruma/bir ateş gölüne sürükledi
Her ne pahasına olursa olsun bozuntuya vermedi yine de
Ve;
-‘’her şeye rağmen yaşamak güzel’’ diyordu içinden
Birden/buruşuk yakalılar üzerine çullandılar
İşin özetle mahiyeti şu ki
Fikir suçundan içeriye aldılar onu
Artık içerdeydi/ki zaten hep içerdeydi bedeni dışarıda olmasına rağmen
Voltasızdı
Avluyu sadece sonbahar geceleri yağan yağmurda kullanıyordu
Su birikintileriyle dertleşip /cebinde den/iz bitkilerini yetiştiriyordu
Duvarına çentikleri öyle bir itinayla/öyle bir ruhaniyetle kazıyordu ki
Sanki bu işi Hayır için yapıyordu
Derken günler haftaları/haftalar ayları/aylar yıllar oyaladı
Ve duvarında çentik atacağı hiçbir boşluğu kalmadı
Yanındaki kader mahkûmu kardeşlerinden/yetim çentikleri için bir lokma duvar boşluğu dilendi
Ama olmadı vermediler
O yine de bozuntuya vermeden sustu
Suskunluk/ onun için intikamın en uslu yönüydü
Sustu/her geçen an daha da /her geçen dakika daha fazla /sustu
Ve Bir daha da sesinden haber alınamadı
Dilini yuttu dediler
Sonrası falan filan işte…

İlginizi çekebilir

  • 03 Mayıs 2009 -- Es deli rüzgar beni bana getir (0)
    Dışarıda hafif hafif esen rüzgar var, insanın yüzünü okşuyor, bazen saçınızı başınızı dağıttığıda oluyor tabii ama şuan gerçekten çok güzel… Bazen öyle kokular getiriyor ki uzaklardan, yıllar önces...
  • 20 Eylül 2011 -- Biraz Su ve Biraz Toprak- 3 (0)
    Bu riskli ve yorucu günün sonunda eve dönüyordu yürüyerek. Başını öne eğmiş, kendisini yanında mutlu hissettiği babaannesini düşünüyordu. Babaannesi; felç inip kendisine bakamaz hale gelince, yanların...
  • 10 Şubat 2010 -- Tabutta rövaşata ve gol (2)
    Doksanlı yılların başı, liseyi yeni bitirdiğim pervasız ve inadına isyankar olduğum dönemler, peşimdeki belalardan uzaklaşmam lazım, arkadaşlarım Ahmet ve Cemal kardeşlerin işlettiği Rumeli Hisarındak...
  • 06 Şubat 2012 -- Kadavra (0)
    Bütün gece sus Zahmet et Ve Sabaha karşı sev beni Samsunda Yağmurda yırtılmış bir deniz Melanet bir güz Keyfim yok İnan bana Rızasızım Darmadağın bir yatak Paramparça bir hafta sonu Az...
  • 19 Mart 2011 -- Yıl 2061 (3)
    Değerli baygri.com dostları, Ali Sami Yen Spor Kompleksi TT Arena'da Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı yenmesinden sonra, Fenerbahçeli dostların "Dünya Kupası"nı kazanmışçasına sevinmelerini vizyonlarının ...
  • 26 Aralık 2010 -- Artık o bir yabancı (0)
    Seni sevmekten öteye gitmiyor artık hislerim. Sadece seviyorum seni, öylece bir köşede, en sade halimle... Sana sormuyorum artık ne hissettiğini. Senden alacağım cevaptan korktuğumdan değil sormayı...