Gece yaralarına kabuk bağlarken uyuşuyorum, içtiğim sigaranın etkisiyle ve her bağlanmış kabuğun ardından tiksiniyorum etimden. Gri kokuyorum ben; çırağın ensesindeki tokat, puştlukları sırtında saklayan şehir, öpüşmeye gidilen sinemadaki filmin önemi olmayan konusu, sokakta savrulan gazetenin yırtılmamış son parçasını çömelip okuyan işçinin ev kirası, iş dönüşü belediye otobüsüne tıka basa doluşan insanların ayakta kalmışlığı, siyahın üstünde yakalanan beyazın piç doğan oğlu gibi…
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
İçimden kavimler göçüyor yeni tarihlere ve ben öpüşünün kekremsi tadını develere yüklüyorum peşim sıra… Biliyorum; çığlığın eteğindeki tüm taşların hedefiyim. Biliyorum; ruhumda büyüttüğüm psikodinamik cenin bir hayvan olup doğunca avcuma ve giyince üstüne beni; pimi gırtlağıma takılmış ayaklı bomba olurum ve öksürsem elimde patlarım, üstünüz başınız nefret kokar. Ve hiçbir yoğun bakım odası kabul etmez kokunuzu. Sarılırsınız iliklerinize, birbirinizi sütü bozuk göğüslerle emzirip “iyiyiz biz“ dersiniz “iyiyiz…”
Ey solu-canlar çıkın g.tlerinizden; bildiğiniz en zehirli küfürleri savurun, beddua taşsın her adımınızda paçalarınızdan, gün sizin gününüz… Şimdilik.
Üç vakte kadar nefretim nefretinizin ırzına geçer, topluca ve en cenabet hallerimizle cehennemde buluşuruz.
Benzer yazılar
- 06 Mayıs 2012 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Virüs veri tabanımdan öp (0)
“umut etmek, aslında yavaş yavaş ölme biçimidir” der gözüne toz kaçmış bakış açısı. ve para hayatın içine sızmış kötü huylu kitledir. bir bıçak bir tabanca gibi değildir mesela… tabancanın amacı belli... - 30 Nisan 2012 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Bize Her Yer Consesao (1)
çok kiloluk dambılların suyunu çıkarmış kaslı bünyede, über bir beyin olsa denklem bozulur. hep bir şeyler eksik kalmalı… lağımda gelincik açması gibi bir durum bu. ne güzeldir ilk yarısı dört sıfır b... - 20 Ocak 2012 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Amuda kalkıp işemek (2)
dilini bilmediğim bir karmaşa ve adını koyamadığım bir yabancılık bu. birkaç ana haber bültenini havaya uçurup trajedi olmalıyım. tüm radyolarda gün boyu tanju okan çalmalı, içimde dört dönen kuduz kö... - 13 Ağustos 2011 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Rezerve (+18) (0)
Hergün şehrin iki farklı yüzünü görüyorum. Gece şehrin banliyösünde yaralı yüzüne uzanarak uyumaya çalışıyorum. Sabah oluyor, hani olmuyor da zorluyoruz geceyle birlikte olsun diye. Sabah ta kalkıp ş... - 09 Ağustos 2011 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Sobe (0)
Hayata sobelenmiş ve her fırsatta kızgın lavlarla yoğrulan düşüncelerim, dudak bükülen yargılardan sıyrılıp, tüm zehriyle ve de tüm hançerleriyle steril yerleşim bölgelerime gayri nizami soru işaretle... - 17 Nisan 2012 -- Facia festivalleri (0)
yasal takipler, vergi dairleri, icra daireleri, uçan daireler, sıçan daireler, yalakalıklar, kokuşmuş sistem, kokuşmuş ilişkiler, jiletler, tuzlar, kesici ve delici aletler birliği, diyaframından öptü...
Ağustos 4th, 2011 on 21:29
isyan ama öyle bir isyan ki; okuyunca insanın isyan edesi geliyor ya da bu tadda yazılar için sizi isyan ettiresi…
sözcüklerinize yine ruh üflenmiş; ruhunuza sağlık…
Ağustos 4th, 2011 on 19:18
Derinine sağlık Cengiz bey.