Yarın bayram. Yine hüzzam makamından bir şarkı, yine yetişilememiş bir vedanın buruk çaresizliği, yine gidişler ve geri dönmeyişlerin yetimliği, öksüzlüğü, kimsesizliği…
Senin gidişinle güneş öldü, miadım doldu, bir devir kapandı hayatımda; miladım oldun. Ben, sen olmadan nefes alabileceğimi bile düşleyemezken; sen gittin.
Duvarlarımdaki izlerini aradım, içime sinen kokunu yokladım sen gittikten sonra. Yere serili halının desenleri, çay kaşıkları, kapının eşiği, avizeler, kahve kokusu, mum ışığı hepsi ama hepsi nasıl da sana benziyordu.
Sabah kahvelerimizi bırakmadım, yüzüme yine süt sürüyorum sabahları. Fal kapatıyorum; yüreğim hep kabarık. Ama bir kuş her daim kapının ağzına gelmiş oluyor, geleceğini düşlüyorum, içim sızlıyor.
Ayak parmaklarımı izliyorum, sonra gidip yüzümü inceliyorum aynanın karşısında. Nasıl güzel izler bırakmışsın, nasıl da güzel kendini bırakmışsın bende. Ve yıllar geçtikçe sana daha çok mu benziyorum ne? Gülüşün, yüzün, gözlerindeki ışık… Ve en çok da dizlerinde yattığım o ufacık zamanları özlüyorum.
Yarın bayram… “Bu kaçıncı bayram?” demeyeceğim. Sen gittikten sonra ben hiçbir bayram sabahına uyanmadım.
Ne kaybedişler, ne gidişler yaşadım da, sen gittin ya anne; artık hiçbir terk acıtamıyor beni.
İlginizi çekebilir
- 22 Ocak 2011 -- Hesaplaşma (0)
Bir anda çekip gitmek istedim dün gece İstanbul'dan ama gidemedim. Ortasından başlanmış bir kitap gibi hissediyorum hayatı ama Hangi sayfayı okuduğumu kestiremedim. Herkes, her şey üstüme geliyor arka... - 20 Nisan 2009 -- Susan Boyle ve dünyayı şaşırtan sesi (video) (0)
Hani yemek yiyeceğimiz zaman bile bu gün ne yiyelim diye 5 dakika düşünürüzde, bir kişi hakkında anında olumlu veya olumsuz yargıya varırız ya; işte o yanlış, yapmamalıyız.
Ön yargı kötü bişey 47 ... - 19 Ekim 2010 -- Çölde gezen kutup ayısının akrabası :) (0)
Paratoner nedir? Bana göre paratoner belayı kendi üzerine çeken, en olmadı illa ki başına bir şey gelmesini şiddetle sağlayan kişiye arkadaşları tarafından dalga konusu olarak muhabbetin en koyu olduğ... - 17 Temmuz 2010 -- Bu oyunun ebesi benim (1)
dört nala
rüzgarı yaran gümüş kısrakların sırtındayım,
her şahlanışlarında
geride bıraktıklarımı küfürle anıyor,
yanımda olanlarla gidilebilecek yolları ve şansımı deniyorum.
hayat beni en uzağa ... - 04 Mart 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 4 mart 2009 (6)
11.00' da iş yerimdeydim, çayımı içerken haberlere göz gezdirdim, saat 13.30 da yönetimi aradım yine beni arayacaklarını söylediler ve sanırım 17.00 gibi aradılar, durumu anlattım, kira borcuma karşıl... - 10 Şubat 2012 -- Unutma (3)
Bitti deyince biter mi sevgi,
Acımaz mı yürekte son sözler?
Bırakan mı güçlüdür hep ey sevgili
Kalan, ardından etmez mi bir ah!
Gözler ararsa son gidişi unutup,
Bir damla yaş akmaz mı o büyü bo...
Ağustos 30th, 2011 on 13:56
Bayramların hüzünlü bir yanında olduğunu yazınız derinden hissettirdi bana.
İyi bayramlar…
Ağustos 30th, 2011 on 17:27
Size de iyi bayramlar Selami Bey.
Ailesinden ya da yakın çevresinden kayıpları olan insanlar için bayramlar her daim hüzündür bence.
Benim en derin yaralarımı oluşturan bu hissiyatımın derinlikle hissedilmiş olması ve bunu dile getirmiş olmanızdan dolayı teşekkür ederim.
Hüzün ve acıların etkileri paylaşıldıkça hafiflermiş. Hüznüme ortak olduğunuz için minnetarım.
Sevgilerimle…
Ağustos 29th, 2011 on 12:31
Canan hanım; acıyı, hüznü ve çaresizliği okudum yazınızda. Öksüzlüğü hissettim… Mekanları Cennet olsun.
Ağustos 29th, 2011 on 12:50
Dualarınız için teşekkür ederim Cengiz Bey.
İnsan yalnızlığı seçebilir, birbaşına bırakılabilir ama kimsesizlik mahkumiyettir. Güneşim gittikten sonra ben müebbet kimsesizliğe mahkum edildim.
Diğer taraftan çocuklarıma güneş olmak zorunluluğum var ki bu bir iç savaştır bende.