Sabahın köründe Stephani’nin çocuklarına “uyanın” diye bağırması aynı annemin bağırması gibiydi :( O kadar karışığım ki ve bir o kadar da değil…

Bu iyi midir yoksa hani kayış koptu kopacak durumu mudur bilemiyorum.  Artık hayatımız annemden önce ve annemden sonra diye ikiye ayrıldı. Özellikle babam ve kardeşim için; hadi ben 5 yıldır evden ayrı yaşıyordum, şimdi Amerika’dayım; annem yine hep ordaymış gibi geliyor. Ya babam ve kardeşim; hep iç içeydiler, onlar nasıl kaldıracak, onu bilemiyorum… Aslında benden çok daha güçlüler, onlar bana teselli veriyorlar; “alışmak zorundayız çok zor olacak ama yapmalıyız” diyorlar…

Bir de şu lafa gerçekten uyuz olmaya başladım; “hayat devam ediyor!!!!” İçimden o an karşı tarafın üstüne atlayıp boğasım geliyor ama yapmam, yapamam tabi ki  hangisine inanırsınız bilemem.  Boğma olayını tamamen beynimde hallediyorum, rahatliyorum ve “evet haklısınız” diyorum. Bir de ben biraz asabiyimdir hadi birazdan da fazla diyelim ama ne yapayım bilerek yani bilinçli yapılan aptallıklara dayanamıyorum yaaaa.  Tamam 24 saat akıllı davranacağız diye bir şey yok ama bazıları bu olayı 24 saatinde üstünde yapıyor hoş bu da bir başarıdır ama :) Neyse…

Bu arada 3 gün içerisinde Florida’ya büyük bir kasırga geliyor, millet harıl harıl marketlerde alışveriş yapıyor. Bunlar, arada bir gelen fırtınadan tırsıyorlar ya bizim gibi depremle yaşayıp her gün sallansalardı ne yaparlardı hiç düşünemiyorum; çok tırsak çıktılar yaa :)

Şu an burada sabahın körü, Ülkemde ise akşam olmak üzere. Ben şimdilik kaçar çünkü bugün inanılmaz yoğun bir gün olacak. Bu arada yeni evimi de toparlamak üzereyim ama yatağımı ve çalışma masamı monte edemiyorum, anlayan varsa bana bir söyleyiversin bir zahmet :)

Hepinizi öpüyorum, tekrar sevgilerimle…

İlginizi çekebilir

  • 17 Nisan 2011 -- Başrolde Ayrılık Var Yine (2)
    Adını anmadığım birisini çelişkiye düşüp düşünmeden duramadığım zamanlarım oluyor bazen... Bazen bir araba plakası ile anımsıyorum onu, bazen bir şehir tabelasıyla, bazense televizyonda gördüğüm bir h...
  • 11 Şubat 2011 -- Bak şu lodosun yaptığına:)) (7)
    Üsküdar-Salacak sahilindeki bir çay bahçesinde arkadaş gurubuyla toplandık sohbet ediyorduk. İçlerinden birisi hekimdi. Bende, büyüklerimizin yakından tanıdıkları bir doktoru aile toplantılarında görd...
  • 21 Temmuz 2010 -- Bir yorum bir yazı doğurdu (2)
    Bazen, bir yazı pek çok yoruma gebe kalırken, gün gelir bir yorum da bir yazı doğurur. Herşeyin bir döngüsü var, bir aksi. Madalyonun bile bir tersi. Çevirin eski plakları, bir A yüzü var, bir de B...
  • 06 Ocak 2010 -- Fırında mercimek (3)
    Bu gece hiç uyumayacağım, çünkü yeter artık bu kadarı da fazla! Gözümü bile kırpmayacağım…Bıktım artık rüyalarımı ele geçirmenden! Lütfen artık düşlerimden çekip gider misin? Canıma tak ettin artık...
  • 16 Mayıs 2011 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Çıplak Kafalı Adam (1)
    Yıllar geçmiş… Kendisine dikilen elbise çoktan daralmış, hayattan yediği ve atamadığı kazıkların bileşkesinden doğan saf profil, o elbiseye artık sığmıyor. Düş ağrısı, iç ağrısı, ağır ve tehlikeli gec...
  • 29 Haziran 2011 -- Bana yağan yağmurlar (2)
    Ne zaman yağmur yağsa İstanbul'a ilk ıslanan benim yalnızlığım oluyor. Camın buğusundan  kayan yağmur damlaları gibi içimde bir şeyler beni aşağılara doğru çekiyor. Sevinçlerim terk ediyor, zaten atma...