“Kim bu Pedro” diye düşünenleriniz olabilir. Pedro benim kirvem; tüm kesiklerimde yanımdaydı. Gece yarılarında gece yaralarına yara bandı olma konusunda da ehildir.

Yazının devamında Pedro ile dertleşmelerimizden kesikler hazırladım.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

1- Uç Pedro uç, başını kuma gömenlerden farkımız, kanatlarımız… sür kanadını başka gezegenlere; dünya naylon kalplerin etrafında yavşakça ve tüm yalanıyla dönsün…

2- Pedro “yarası olupta gucunarak ölenler” mezarlığına bekçi aranıyormuş, ne dersin… içimizdeki mezarlara bekçi olalım mı?

–Şık olur Bay Gri; içimizdeki ölülere ve ölü doğacak aşklara tüm kalbimizle (bed)dua ederiz.

3-Rahat ol Pedro; martıların parmak izlerini sadece rüzgar görür; bizi kimse yakalayamaz, uçmaya devam…

4-“–Sanmam Pedro tanrı yanılmaz, blöf yapmaz, mutlaka bir düşündüğü vardır intiharın eşiğine getirdiyse seni, sık kafana ne düşünüyor öğren…” cümle biter.

Yerlere damlayan salyalarının çıkardığı uğursuz sesle kalleş sessizliği bozan kalabalık asıl gürültüyü; “sık sık sıkmayan ibne!” nidalarıyla çıkarır. Pedro sıkar… İşte dostlar Pedro’nun sıktığı o gün dünyanın g.tüne kına yaktığı gün olarak tarihe geçer…

“nefret gözlü kızıl kısraklar bir orospunun kaburgalarında ağızlarında salyalarıyla şahlanacak,
ben en iyi niyetimle bekleyeceğim,
çay bardağında gün batımı
kaşıkta rüzgar vereceğim bir güzeli ve gülüşünü
belkide bu iyiniyet
bu bekleyiş
getirecek bana kızıl kısrakların sırtında ölümü” dizeleri aslında Pedro’nun ve benim gökyüzüne suyla, suya göz yaşıyla yazılmış kısa öykümüzü anlatır…

Benzer yazılar

  • 17 Nisan 2012 -- Facia festivalleri (0)
    yasal takipler, vergi dairleri, icra daireleri, uçan daireler, sıçan daireler, yalakalıklar, kokuşmuş sistem, kokuşmuş ilişkiler, jiletler, tuzlar, kesici ve delici aletler birliği, diyaframından öptü...
  • 29 Ağustos 2011 -- Ce (2)
    Şehirde dün gece fena yalnızlık esti, kalabalığım da yoktu üşüdüm. Ve düşündüm; adımı bilen hiç kimse yok buralarda. 34 numara da kalan adamdan başka hiçbirşey değilim. Kim “Ce” dese o’na bakıyorum…  ...
  • 13 Temmuz 2010 -- Söyleyin Pedro’ya (5)
    Devasa çark dönüyor Pedro. Minicik bir dişlisin sen de, ben gibi. Durmak yok. Durduğunda, inan bana kocaman çarka bir şey olmayacak. Aynı hantallığıyla, yine umarsız dönmeye devam edecek. Durmak yo...
  • 09 Temmuz 2010 -- Pedro’nun kısa öyküsü (4)
    "-sanmam Pedro tanrı yanılmaz, blöf yapmaz, mutlaka bir düşündüğü vardır intiharın eşiğine getirdiyse seni, sık kafana ne düşünüyor öğren..." cümle biter, [audio:http://medya.kursatsenturk.com/b...