Günümüzde gelişen teknolojininde etkisiyle hem erkek hem de bayan çalıştığı için artık aileler zamanlarını iyi değerlendirmeye çalışıyorlar. İşlerinden arta kalan zamanlarını çocukları ile ilgilenerek, ya da alışveriş merkezlerine götürerek eğlendiriyorlar. Bu; demek değildir ki işlerini yapamıyorlar. Hem de annelik ve babalık görevlerini çok güzel idare ediyorlar.

Dedimya! Teknoloji denilen şey bir harika kullanmasını bilene… Her gün başka bir şeyle karşılaşıyoruz. Bugün okuduğum haberde başlık şöyleydi. ”Bu şehirde kimse ütü yapmıyor” öyle güzel  bir fikir üretmişlerki, ”Ne yapalım- ne edelim” derken çalışan hanımları bir dertten kurtarmışlar.  Ne! Yapmışlar dersiniz. Kadınların en sıkıntı veren ev işlerinden biriside ütü yapmaktır.

İki arkadaş; demişler ki;  Evlerden çamaşırları alalım, ütüleyip evlerine servis edelim. Hemde çalışan hanımlar zamanlarını çocuklarına ve başka önemli işlere ayırsınlar. Çok doğru değil mi? Yaşam standartları yükseldikçe, karı-koca birlikte çalışınca mecburen çocuklarında standartları yükseliyor. Ütüye ayıracakları zamanı tiyatroya, sinemaya ayırıyorlar. Bu arada yalnız çalışan bayanlar değilmiş,  evhanımlarıda bu olaya çok ilgi gösteriyormuş.

Artık evlerde hiç ütü yapılmaz olmuş, çünkü tanesi 1 lira’ya ütüleyip tertemiz teslim ediyorlarmış. Kim ne derse desin benim çok hoşuma gitti. Bu işe başlarken sadece çalışan kesim ilgilenir diye düşünürlerken, birde bakmışlarki evlerden çığ gibi büyüyen müşteri potansiyeli ortaya çıkmış. İşlerinin çoğalması tabiki onlarıda çok sevindiriyormuş. Şimdi işlerinin iyi gitmesi dolayısıyla, çok güzel bir iş alanı yaratmanın sevinciyle canla başla çalışıyoruz diyorlar. Haydi hanımlar yine yaşadık, her şey bizlerin rahatlığı için yapılıyor. Kıymetini bilelim, İsyan etmeyelim. Bakın! Bir ütü vardı, elimizle yaptığımız onuda devrettik.

Siz yeter ki çalışın, işlerinizi yapan da  var :) ütünüzü yapan da. Artık sinir-stres yapmak yok, Offf bee daha ütü yapacam, çok yoruldum, uyku uyuyamadım yorgunluktan falan- filan hepsi bittiiiiiii… Velhasıl ”Samanlık saray oldu, avratlık kolay oldu” :) Ben demiyorum vallahi kim demiş onuda bilmiyorum :) .

Hoşça kalın sağlıkla kalın.

İlginizi çekebilir

  • 18 Eylül 2010 -- Yüreğin gitmene izin vermeyecek! (6)
    Yüreğin gitmene izin vermeyecek! Gündüzleri, kendini işle güçle oyalayıp, aldanacaksın. Farkında olmayacaksın belki. Unuttum sanacaksın. Ama gecenin karanlığı ve sessizliği çökünce bir de tek başına k...
  • 17 Nisan 2010 -- Zamanın en büyük sihri (3)
    Zamanın en büyük sihri, gün gelip gerçekleri ortaya çıkarmasında gizli. Ve sen ey sevgili, sen virgül virgül dolaşıp, anlamını yitirmiş devrik cümlelere anlam katma telaşlarındayken, nokta, ...
  • 02 Ekim 2010 -- Kayıp (0)
    Kim olduğunu biliyorum artık. Sen benim arsızca ortadan kaybolan yıllarımsın. Bir gece ansızın beni uykumun en tatlı yerinde terk eden, ardına bile bakmadan hızlı ama sessiz adımlarla çekip giden diğe...
  • 30 Eylül 2010 -- Balım’a (3)
    Bugün bir dal daha eklendi yaşadığın hayat çınarının görkemli kollarına. Ve sen tüm heybetinle ve kudretinle daha da emin bir şekilde ilerliyorsun hedeflerine. Olması gerekenler hayatında, olmaması ge...
  • 06 Nisan 2012 -- Bitişin İzahiyeti (0)
    Adı konmayan, sahipsiz, evvelden yalnız, pulsuz bir mektubun aitsizliğne vurdum dilimi... Sinir uçlarında sabır uyuşturucusu, dokunulmaktan uzak, girilmez askeri üs ıssızlığının dikenli kurşungeçirmez...
  • 23 Temmuz 2010 -- Göbek içeri popo dışarı :) (0)
    Yazlıkta sitede bütün komşular toplanmış çay içiyorlar. O sırada kuzenim ve ben yanlarına gidiyoruz. İlk önce içeriye ben giriyorum. Uzun zamandır beni görmeyen komşumuz  "oy oy makarnam gelmiş" deyip...