Benim Babam okumayı çok severdi. Küçükken okula gidememiş, okumayı askerlikte öğrenmiş. O yüzden eline ne geçse her zaman okurdu. Maşallah 85 yaşında; gözlük takmadan gazete okur, iğneye iplik bile geçirirdi. Yıllardır gazete almadığı bir gün bile olmamıştır. Her gün akşam gelirken mutlaka ‘’alırdı’’ diyorum. Çünkü şimdi hastanede yatıyor.

Her zaman hayatı seven, gün içinde sürekli şaka yapan, gülmeyi çok seven bir insandı. Okul zamanımızda harçlık almadan gitmişsek eğer, okulun kapısına kadar gelip  harçlık verirdi.İnsan hayatında iki kere çocuk olurmuş. Biri doğduğunda, diğeri de yaşlandığında… En önemlisi ve zor olanı da yaşlılıkta çocuk olmakmış. Bazen; Babam niye her zaman aynı kelimeleri kullanıyor derdik. Demek ki insan yaş ilerleyince unutkan oluyor. Bizler o yaşa geldiğimizde daha iyi anlayacağız. Yıllar önce, yani gençliğinde sinemadan geri kalmazdı. Hem de bir Türkan Şoray hayranıydı. Bir keresinde hatırlıyorum, biz daha çocuktuk Türkan sultan Adana’ ya gelmişti… Babama resim imzalamış… Ve o resim bizim salonda senelerce asılı kaldı. Gönlü her zaman genç, birazda içine fazla atmayan, stres yapmayan bir yapısı vardı. O yüzden bu yaşına kadar hayatı sevdi. Yoksa 8 çocukla hayat mücadelesini nasıl verirdi. Hepsini evlendirdi ve 29 torun sahibi şimdi.

Zamanında çok çalışkandı. Ama gündüz öğlen saatleri olunca, neresi olursa oraya hemen uzanır kısacık da olsa şekerleme yapardı. Bir gün bile boş kalmayı sevmezdi. Mutlaka evde kendine oyalanacak bir iş bulurdu. Benim hatırladığım bizim evde inşaatın hiç bitmemesiydi. :) Ne zaman memlekete gitsem mutlaka kapı önünde kum ve çimento bulunurdu :) ‘’Bu inşaat hiç bitmeyecek mi’’ Derdik.

Babacığım ileri yaşlarda erkeklerin başına dert olan prostat’ tan hastanede yatıyor. Doktorlar çok ilerlemiş dediler. Artık bu yaştan sonra Allah’ım elden ayaktan düşürmesin… Çok zayıflamış ve vücudunda kanı bitmiş, şimdi kan veriliyor. Biraz daha iyi serumlar rahatlattı biraz… Şimdi düşünüyorum da insan nasıl bu kadar değişir diye. Hey gidi gençlik hey, şimdiki hali öyle değişik ki, insan nasılda erirmiş. Telefonda sesimi duyunca çok duygulandı.Kızım bir an önce eve gitmek istiyorum diyor.  Her telefon konuşmamızda ‘’kızım hakkım size helal olsun’’ diyor. Bizimde babacığım…

Babama acil şifalar diliyorum. Seni seviyoruz babacığım tez günde iyileşmeni eve gelmeni bekliyoruz.

İlginizi çekebilir

  • 04 Eylül 2010 -- Senin suların, benim derinliğimmiş meğer (8)
    O kadar da derin değilmiş aslında senin suların. Meğerse senin suların görünenden daha da sığmış. O suları derinleştiren benmişim meğerse. Görmek istediğim gibi görmüşüm seni. Hani gözde fazla büyütme...
  • 17 Şubat 2011 -- Göçük (1)
    Afşindeki Çöllolar açık kömür üretim sahasında meydana gelen heyelan nedeniyle yedisi işçi, ikisi mühendis dokuz insanımız yerin metrelerce altında malesef… O kadar sık yaşanıyor ki ülkemde bu tip ...
  • 13 Nisan 2012 -- Nerden başlamalı (0)
    Yeniden ayağa kalktığında nerden başlamalı hangi yolu yarılamalı? hangi cananı görüp bile bile kendini yaralamalı? kalbe sığmayan bir aşk bulup kimseler görmeden koltuk altına mı saklamalı?...
  • 06 Kasım 2009 -- Kızın jeti varmış/Ekşın-Webşın diyalogları (0)
    Avea Jet Mobil Modem ile dizüstü bilgisayarınızla 3G hızında internete bağlanabilir e-postalarınıza hareket halindeyken bile ulaşarak işinizi dilediğiiz heryerden kolay ve hızlı bir şekilde takip edeb...
  • 05 Ağustos 2009 -- Heybeli’de bir Pazar günü ve yansımaları (0)
    Bir tarafta Kürtçe ve Türkçe şarkılarla halay çeken gençler, diğer bir tarafta kemençe ile horon oynayanlar, başka bir köşede ise gitarlarıyla şarkı söyleyenler. Bir pazar günü Heybeli Ada rengârenk b...
  • 27 Mart 2011 -- Sevişmiyoruz, sadece arkadaşız (2)
    Koleksiyon kelime anlamı olarak baktığımızda türk dil kurumunda "öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü" olarak geçme...