Aşkam itibariyle otobüs durağına doğru yol aldım. Az da olsa otobüsü kaçırma telaşına istinaden postacı yürüyüşünü seçmiştim. Hal bu ya ; sen koşarsan o kaçar, sen koşmazsan o bekler. Nitekim dediğim gibi oldu. Ben koştum ama otobüs yavaşça süzüldü ufuklarda ve gözden kayboldu. Otobüs kaçtı mühim değil yenisi gelir bunu buraya yazmanın ne gereği var be adam diyebilirsiniz. Haklısınız sizin için belki bir manası yoktu ama benim ufkumu açan bir olay oldu. E ne diyorum size otobüs ufkumda yavaşça kayboldu.
Her neyse otobüsü kaçırma faslı giriş bölümündeydi. Asıl anlatmak istediğime geldi sıra. Hani otobüste her çeşit insan vardır ya. Bu otobüste baya çeşitlilik göze çarpıyordu.Yazmadan olmaz dedim inanın. Bir bir hepsini yazmayı dün akşam planladım.
Mesela; otobüse son anda yetişen bir orta yaşlı bey yolun yarısına kadar nefes nefeseydi.İnanın nefes alış verişinin mevsim normallerinde seyretmesi 15 dakikayı aldı. Bunu neden yazdım. Şundan; Bu orta yaşlı abimiz ihtimaller gözetilirse yüzde 90 sigara içiyor. Ben burdan baktığımda sigaranın zararlarını uygulamalı olarak gösteren biri olarak görüyorum onu.Ha bir de şu tarafı var. Derseniz ki; Abicim sen nerden biliyorsun. Belki adamın astımı var. Tamam olabilir. Ama sigara hala sağlığa zararlı değil mi. Benim demek istediğimi anladınız umarım. Hey gidi türk milleti. Sen neler öğretmedin ki bana? Şimdi de sosyal medyanın asosyal bir insan olmaya yol açtığını bir gençle mi bana anlatıyorsun.Yazık değil mi o gence. Ergen olsa anlarım. Sakalı var bunun. Yuva kursun iş bulsun. Yeni neslimize katkıda bulunsun. Ama niyeti o değil anlaşılan. Yarım saatlik yol boyunca adam başını kaldırıpta yanımda kim oturuyor diye bile bakmadı. Yani babası otursa evde farkına varacak yanında oturanın kim olduğuna. Ya da babasının bir profil açması gerek.
Başka bir insan profilinden bahsedelim o zaman. Bu insan otobüste olmasına rağmen otobüsün yanından yüzyirmi kilometre hızla geçen bir araca el hareketi yapıp ‘ yuh be ‘ yavaş gitsene be adam ‘ diyebilen birisi. Bende ardından ‘yuh be ‘ seni duyamayacağını bile bile söz söylüyorsun. Arkasından atıp tutuyorsun. Erkek adam arkadan konuşur mu? ‘ diyesim vardı. Ya kardeşim lafla peynir gemisi yürümez, sen araç durdurmaya çalışıyorsun. Polis misin sen ?
Anlatacak daha çok şey olmasına rağmen yazımı burda kesiyorum. Şimdi uyuyanları, müzik dinleyenleri, hayata küsmüş dedeleri anlatmanın ne gereği var. Onlar zaten asosyal olmayı en başından seçmişler. Konuşamaya mecalleri yok sanki. Onları yazmaya da benim mecalim yok.
Saygılar..






Son yorumlar