Bugün gördüğüm rüya sabah kalktığımda yüzümdeki gülümsemenin ta kendisiydi. Rüyanın saçmalığına mı yoksa imkan sınırlarını zorladığına mı güldüm bilmiyorum. Ama bu olayı film izledikten sonraki hallerden biriymiş gibi anımsadım. Çünkü rüyamdaki başrol bendim. Belki de kendimi izliyormuşum havasına kapılıp rüyanın etkisinde fazlasıyla kalıp bunu yazma gereği hissetmiş olabilirim. Hani bir şey görürsünüz de hayretle gülersiniz ya aynen o tip bir gülümseme belirdi yüzümde. Bir de gördüğün rüyanın detaylarını hatırlayamama diye bir şey var ki Allah düşmanımın başına vermesin. Hafıza kaybı yaşasan bu kadar canın sıkılmaz. Ne kötü şey hatırlayamamak. Çin işkencesi falan yanında halt etmiş. Tekrar uyuyanlar bile var aynı rüyayı görürüm de hatırlarım diye ümitlenerek. Uyandığındaysa yine hayal kırıklığı. Ve bunun sonucundaysa sürekli uyku hali kaçınılmaz.
Bilinçaltı rüyalar var. Bilinçaltı da nedir? Bilinçüstü rüya görülemez mi yani? Kendini oyalamadan başka birşey değil. Ama şunu söylemeliyim ki. Bir rüyadan uyanıyorsun anlatma gereksinimi hissediyorsun. Birine gidip anlatmaya başladığında bilinçaltıdır yahut k.çın açıkta kalmış gibi tabirleri kullandığı vakit ne anlatasın kalır ne de bir daha rüya göresin gelir. İnsanı soğutuyorlar herşeyden. Bir ballandıra ballandıra anlattırmadılar. Nedenini de biliyorum . Bütün herşey senin elinde. Rüya senin rüyan. İstediğine rol istediğine yol veriyorsun. Haliyle inandırıcı gelmediği ilk anda yaftalanıyor. Ben bunu kıskançlık olarak yorumluyorum arkadaş. Çünkü biliyorum ki herkes her zaman rüya göremez. Rüyanın o tadını inanın dünyada uğraşsan elde edemezsin. Ben rüyayı bir sinema filmine benzetiyorum. Yönetmen sensin. Maddi kaygın yok. Oyuncuların seni reddetme ihtimali yok. Yani malzeme fazlan var. İstediğini yap. Ama dediğim gibi herkese nasip olmuyor bu.
Size diyeceğim şudur. Birine rüyanızı anlatırsanız da k.çın açık kalmış ya da bilinçaltıdır falan derse sizde diyin ki ;
-bu gece yorgansız yat bakalım senin rüya kapalı gişe oynayacak mı?






Son yorumlar